Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1467 E. 2022/3133 K. 07.11.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1467 E.  ,  2022/3133 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1467
Karar No : 2022/3133

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 29/11/2021 tarih ve E:2019/7086, K:2021/5922 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idareye bağlı sağlık tesislerinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesine tabi olarak görev yapan sözleşmeli personelin, 15/01/2012 tarihinden önce döner sermaye ek ödemelerinden yapılan sigorta primi kesintilerinin iade edilmesine ilişkin ülke genelindeki başvurularına verilecek cevaplarda yaşanılan tereddütleri gidermek ve uygulama birliğini sağlamak amacıyla tesis edilen anılan başvuruların reddedilmesi gerektiğine dair 30/04/2014 tarih ve 13421922/869 sayılı Genel Yazı’nın iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 29/11/2021 tarih ve E:2019/7086, K:2021/5922 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiş,
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesine, 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’un 5/1-2 hükmüne, 375 sayılı KHK’nin mülga Ek.3 maddesi ile Ek 9. maddesine ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4. ve 80.maddelerine yer verilerek;
“Döner sermaye ek ödemesi” olarak adlandırılan ek ödemenin, 209 sayılı Kanun’un 5. maddesinde düzenlendiği; 375 sayılı KHK’nin mülga Ek 3. maddesi ile Ek 9. maddesinde öngörülen ve benzer görevleri ifa eden kamu görevlileri arasındaki ücret dengesizliğini gidermek amacıyla getirilmesi nedeniyle kısaca “denge tazminatı” olarak adlandırılan ek ödemelerin, Sağlık Bakanlığında görev yapan personel bakımından salt döner sermaye gelirlerinden karşılanması dolayısıyla “döner sermaye ek ödemesi” olarak kabulüne olanak bulunmadığı, bununla birlikte, denge tazminatının kaynağının, yukarıda belirtildiği gibi, Sağlık Bakanlığında görev yapan personel bakımından döner sermaye gelirlerinden karşılanması ve dava dilekçesinde genel olarak “döner sermayeden yapılan bütün ek ödemelerin sigorta primine tabi olmaması gerektiği” iddiasında bulunulması nedeniyle, söz konusu ek ödemelerin de uyuşmazlığa dahil olduğunun kabul edildiği ve sigorta primine tabi olup olmadıklarının incelendiği,
Uyuşmazlığın, davalı idareye bağlı sağlık tesislerinde 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine tabi olarak istihdam edilen ve buna bağlı olarak 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bulunan sözleşmeli personele, 15/01/2012 tarihinden önce döner sermayeden yapılan ek ödemelerin, sigorta primi kesintisine tabi olup olmadığından kaynaklandığı,
5510 sayılı Kanun’un 80. maddesinde, prime esas kazançlar ve prime tabi olmayan istisnaların sayma suretiyle belirlendiği, istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemelerin prime esas kazanca tabi tutulacağı, diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnaların bu Kanun’un uygulanmasında dikkate alınmayacağının hükme bağlandığı,
5510 sayılı Kanun’un, sigorta primleri yönünden özel kanun olduğunda duraksama bulunmadığı, bu nedenle, kural olarak, ek ödemelerin matrahını düzenleyen genel kanun niteliğindeki diğer kanun ve KHK’lere göre öncelikle uygulanması gerektiği, bununla birlikte, 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesinin 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe girdiği ve özel kanunun daima ve her halûkarda sonraki genel kanunu ilga etmeyeceği hususu dikkate alındığında, anılan hükmün bu tarihten sonra yürürlüğe giren genel kanun niteliğindeki hükümler ile çatışması halinde, sonraki genel kanun hükümlerinin uygulanması gerekebileceği,
Buna göre, 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki kamu görevlilerine yapılacak ek ödemeleri düzenleyen ve aynı Kanun’un 80. maddesinin yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden sonra çıkarılan aynı güçteki mevzuatta (kanun ve KHK), ödemelerden sigorta primi kesintisi yapılmayacağına dair açık hüküm bulunmadığı sürece, 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesi hükmü gereği, söz konusu ek ödemelerin prim kesintisine tabi olduğunun açık olduğu.
Davacı Sendika tarafından; 375 sayılı KHK’nin, 15/01/2012 tarihinde yürürlüğe giren ve bu hükme göre yapılacak ek ödemelerin sigorta prim kesintisine tabi olmadığını öngören Ek 9. maddesinden önce, aynı KHK’nin 01/01/2006 tarihinden geçerli olmak üzere 31/03/2006 tarihinde yürürlüğe giren Ek 3. maddesinde de yapılacak ek ödemelerin herhangi bir kesintiye tabi tutulamayacağı yolunda düzenleme bulunduğu, bu itibarla, davalı idare bünyesinde 4/B kapsamında görev yapan sözleşmeli personele 31/03/2006-15/01/2012 tarihleri arasında ödenen döner sermaye ek ödemelerinden de sigorta prim kesintisi yapılamayacağı iddiasıyla davalı idarece aksi yönde tesis edilen Genel Yazı’nın iptalinin istenildiği,
Uyuşmazlığın çözümü için, davalı idare bünyesindeki sağlık kuruluşlarında 4/B kapsamında görev yapan sözleşmeli personele döner sermayeden yapılan ek ödemelere ilişkin yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin tek tek ele alınması gerektiği,

375 sayılı KHK’nin Ek 9. maddesi irdelendiğinde; anılan maddede, Sağlık Bakanlığına bağlı olarak görev yapan sözleşmeli personele döner sermayeden yapılacak ek ödemelerin sigorta prim kesintisine tabi tutulamayacağının açıkça hükme bağlandığı, ancak söz konusu hükmün 15/01/2012 tarihinde yürürlüğe girdiğinin görüldüğü,
Aynı şekilde 209 sayılı Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrasında da, madde uyarınca döner sermayeden yapılacak ödemelerin sigorta prim kesintisine tabi tutulamayacağı kuralına açıkça yer verildiği, bu hükmün yürürlük tarihinin de 15/01/2012 olarak belirlendiği,
Dolayısıyla, gerek 375 sayılı KHK’nin Ek 9. maddesi, gerekse 209 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca yapılacak ek ödemelerin 15/01/2012 tarihinden itibaren sigorta prim kesintisine tabi tutulamayacağı; bu tarihten önce ise, kanunların geriye yürümezliği ilkesi ile 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesinin amir hükmü gereği, söz konusu ek ödemelerden sigorta prim kesintisinin yapılmasının zorunlu olduğu,
Davacı Sendikanın iddiasını dayandırdığı (mülga) 375 sayılı KHK’nin Ek 3. maddesine gelince; genel kanun hükmü niteliğindeki anılan maddenin 31/03/2006 tarihinde yürürlüğe girdiği, dolayısıyla daha sonra 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren özel kanun hükmü niteliğini haiz 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesini ilga edemeyeceği, kaldı ki anılan madde kapsamında yapılacak ek ödemelerin “sigorta prim kesintisine” tabi olmayacağına dair açık bir hükme yer verilmediği, yalnızca “Ek ödeme tutarı damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz.” şeklinde genel bir ifadeye yer verildiği, bu haliyle 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesinin istisnasını teşkil edecek açıklıkta bir düzenleme olarak da kabulüne olanak bulunmadığı, sonuç itibarıyla anılan madde kapsamında yapılan ek ödemelerin sigorta prim kesintisine tabi tutulması gerektiği kanaatine ulaşıldığı.
Nitekim, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 09/10/2019 tarih ve E:2019/506, K:2019/7252 sayılı kararının da bu yönde olduğu,
Bu durumda; gerek 209 sayılı Kanun’un 5. maddesi, gerekse 375 sayılı KHK’nin Ek 9. maddesi uyarınca döner sermayeden yapılan ek ödemelerin sigorta primi kesintisine tabi tutulmayacağına ilişkin hükmün ilk kez 15/01/2012 tarihinde getirilmesi; 375 sayılı KHK’nin mülga Ek 3. maddesinin ise 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesine göre önceki genel kanun olması ve anılan maddede ek ödemelerden sigorta kesintisi yapılamayacağına dair açık hükme yer verilmemesi karşısında; 15/01/2012 tarihinden önce döner sermayeden yapılan ek ödemelerden kesilen sigorta primlerinin iadesinin mümkün olmadığına ilişkin dava konusu Genel Yazı’da dayanağı mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi uyarınca görev yapan sözleşmeli personele ödenen döner sermaye ek ödemelerinin 02/11/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 666 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Ek 9. madde hükmüne göre damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve sigorta primi kesintisine tabi tutulamayacağı, bu madde hükmünün 15/01/2012 tarihi itibarıyla yürürlüğe girdiği, davalı idarenin bu düzenlemeyi gerekçe göstererek 15/01/2012 tarihinden önce kesinti yapılabileceğini iddia ettiği, ancak düzenleme öncesinde de 375 sayılı KHK’da ek ödemelerden sigorta primi kesintisi yapılamayacağı hükmünün bulunması nedeniyle kesintilerin iadesinin gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların Dairece verilen karar ve dayandığı gerekçeler karşısında kabule şayan ve hukuken itibar edilebilir nitelikte olmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Üyeler, … ve …’nun “Danıştay Başkanlık Kurulunun Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İşbölümüne İlişkin 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı kararı ile, “ğ) Emeklilik ve kamu görevlileri emeklilik mevzuatı hariç; sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası mevzuatından (idari para cezaları ve Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama Tebliği dahil),” kaynaklanan davalılar ile temyiz başvurularını çözümleme görevinin Danıştay Onuncu Dairesine, “f) Kamu görevlileri emeklilik mevzuatından” kaynaklanan davalar ile temyiz başvurularını çözümleme görevinin ise Danıştay Onikinci Dairesine verildiği, bu nedenle Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinde 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine tabi olarak istihdam edilen ve buna bağlı olarak 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bulunan sözleşmeli personele,15/01/2012 tarihinden önce döner sermayeden yapılan ek ödemelerden yapılan sigorta primi kesintilerinin iade edilmeyeceğine dair Genel Yazının iptali isteminden doğan uyuşmazlığın Danıştay Onuncu ve Onikinci Daireleri Müşterek Kurulunca görülüp çözümlenmesi gerektiği” yönündeki oylarına karşılık, uyuşmazlığın Danıştay Onuncu Dairesince çözümlenmesi gerektiğine oyçokluğu ile karar verilerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 29/11/2021 tarih ve E:2019/7086, K:2021/5922 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 07/11/2022 usulde oyçokluğu, esasta oybirliği ile karar verildi.