Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1488 E. 2022/2518 K. 15.09.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1488 E.  ,  2022/2518 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1488
Karar No : 2022/2518

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sen
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 01/02/2022 tarih ve E:2021/6540, K:2022/436 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararında yer alan “ücretsiz izinli sayılmaları kaydıyla” ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 01/02/2022 tarih ve E:2021/6540, K:2022/436 sayılı kararıyla;
Dairelerinin 17/02/2020 tarih ve E:2018/766, K:2020/863 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/02/2021 tarih ve E:2020/1250, K:2021/212 sayılı kararı ile bozulması üzerine, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine göre Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ısrar hakkı tanınmadığından, anılan bozma kararına uyularak;
İlgili mevzuat hükümleri uyarınca, öğretim elemanlarının yurt dışında görevlendirilmelerinin; Cumhurbaşkanınca her yıl belirlenecek kontenjan ve süreler dahilinde yurt dışına gönderilme ya da dış burslara dayanılarak gönderilme şeklinde düzenlendiği;
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 50. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan araştırma görevliliği kadrosunun, süreklilik arz eden nitelikte bir kadro olmadığı, 33. maddesinin (a) bendi kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların üç yıllığına söz konusu kadroya atandıkları, dolayısıyla bir yıldan uzun süreli yurt dışına gidebilme imkanları var iken, Kanun’un Ek 30. maddesi ile getirilen düzenleme sonucu, söz konusu kişilerin artık daha kısa süreli olarak araştırma görevlisi kadrosunda bulunacak olmaları nedeniyle, daha önce söz konusu kadroda olup uzun süreli yurt dışına gidenlerle, halihazırda gitmeyenler arasında bir ayrım yapılmaması için anılan düzenlemenin getirildiği, diğer bir ifadeyle, daha önce Kanun’un 33. maddesinin (a) bendi kapsamında olup da daha sonra kadrosu 50. maddenin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamına dönüşenlerin de, belirli şartlarda yurt dışında uzun süreli görevlendirilmeleri imkanının sağlandığı;
Bu durumda, bu kapsamdaki araştırma görevlilerinin yeterli kriterleri sağlamaları ve burs bulmaları halinde, uzun süreli yurtdışında görevlendirme imkanı getirilerek ilgililer lehine düzenleme yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, söz konusu düzenlemenin Anayasa’nın 10. maddesi ile düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı olduğu, ÖYP kapsamında atanarak, 2547 sayılı Kanun’un 50. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen statüye dönüştürülmüş olan araştırma görevlileri yönünden Kanun’un 39. maddesi ile öngörülmeyen bir kısıtlama getirildiği, işlemin Kanun’un araştırma görevlilerinin yetiştirilmesi amacına uymadığından hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/02/2021 tarih ve E:2020/1250, K:2021/212 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 01/02/2022 tarih ve E:2021/6540, K:2022/436 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 15/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.