DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1491 E. , 2022/2239 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1491
Karar No : 2022/2239
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-… Başkanlığı
2-… Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 12/10/2021 tarih ve E:2021/4821, K:2021/4472 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Vergi Dairesi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan olan Gelir İdaresi Başkanlığının 09/03/2017 tarih ve 28661 sayılı genel yazısındaki “Ayrıca, noterlikçe fazladan tahsil edilmiş olan vergi, resim ve harç tutarları üzerinden notere ödenen beyiye aidatlarının noterden tahsili gerekmektedir.” ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 12/10/2021 tarih ve E:2021/4821, K:2021/4472 sayılı kararıyla;
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun’un “Tespit, taşınmaz devri ve tescil” başlıklı 3. maddesi, “Dönüşüm gelirleri” başlıklı 7. maddesinin dava konusu işlem tarihindeki haliyle 9. fıkrası, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun “Harç, Vergi ve Resimlerin Tahsil Şekli” başlıklı İkinci Bölümünde yer alan “Makbuz karşılığında tahsil ve noter hissesi” başlıklı 118. maddesi ile “Harç, vergi ve resim bedellerinin yatırılması” başlıklı 119. maddesine yer verilerek,
Gelir İdaresi Başkanlığının Vergi Dairesi Başkanlıklarına dağıtımlı olarak düzenlen 09/03/2017 tarihli yazısında, noterler tarafından muhataplarından fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergi, resim harçlar ile değerli kağıt bedelinin iadesi konusunda tereddütler yaşandığından bu hususa ilişkin usul ve esaslara ilişkin düzenleme yapıldığı, yazının iptali istenen kısmında, noterlikçe fazladan tahsil edilmiş olan vergi, resim ve harç tutarları üzerinden notere ödenen beyiye aidatlarının noterden tahsili gerektiği hususunun belirtildiği,
… Vergi Dairesi Başkanlığının davacıya hitaben yazdığı 19/04/2019 tarihli yazısı ile davacı tarafından … Ada ile ilgili mükelleflerle yapılan sözleşmelerin, taşınmazların bulunduğu yerin 6306 sayılı Kanun kapsamında yer alması nedeniyle harçtan istisna olduğu, bu sözleşmeler nedeniyle noterlikçe tahsil edilen beyiye aidatı tutarının Gelir İdaresi Başkanlığının 09/03/2017 tarihli yazısı gereği idarelerine iadesi ve yazının tebliğinden itibaren 15 gün içinde bilgi verilmesi gerektiğinin belirtildiği,
Davacı tarafından, 26/04/2019 tarihinde Kasımpaşa Vergi Dairesine yapılan başvuruda, 22/04/2015-29/04/2016 tarihleri arasında söz konusu sözleşmelerin yapıldığı, 6306 sayılı Kanun’dan kaynaklanan muafiyet hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir belge sunulmadığı gibi anılan Kanun’un yürürlük tarihinin 09/12/2018 olduğu, tarafına ödenen beyiye aidatının çok küçük bir kısmı olan %15′ inin kendisine kaldığı, geri kalanının İstanbul Noterleri ile paylaşılmak üzere İstanbul Noter Odası nezdindeki bir hesaba yatırıldığı ve diğer noterlere eşit bir şekilde ödendiği, vergi dairesi tarafından harçlar ödenmek isteniyorsa beyiye aidatı düşülmek suretiyle ödeme yapılması gerektiği, beyiye almanın sebebi, harcı doğru tahsil edip, zamanında vergi dairesine yatırmak olduğundan yasal olarak beyiyeyi hak ettiğini belirttiği ve 17/05/2019 tarihinde de anılan işlemlerin iptali istemiyle bu davanın açıldığı,
Olayda, noter tarafından mükelleflerle yapılan sözleşmelerin 6306 sayılı Kanun kapsamında damga vergisi ve noter harcından istisna olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, noterde yapılan işlemin taraflarınca usulüne uygun olarak ilgili idarelerce verilen herhangi bir muafiyet belgesi sunulmadığı, ihtilafın da noterin kanuni ödevini zamanında yerine getirilmekle noter hissesine hak kazanıp kazanmadığı hususundan kaynaklanmakta olduğu,
Noterlik Kanunu’nun 118. maddesinin 2. fıkrası gereğince, alınacak noterlik hissesinin, tahsil edilecek vergi, resim ve harca bağlı nitelikte olduğu, tahsil edilen vergi, resim ve harcın fazla ve yersiz olarak tahsil edildiği ve hukuka aykırı olarak alındığının tespiti durumunda, söz konusu noterlik hissesinin de hukuki dayanağının kalmayacağının açık olduğu; fazla ve yersiz olarak tahsil edilen harç ve vergilerin vergi dairelerince iadesi üzerine noter tarafından noter hissesinin iade edilmemesi durumunda hazinenin zarara uğrayacağı hususu da dikkate alındığında, … Noteri olan davacı tarafından tahsil edilen noter harcının, Vergi Dairesince ilgilisine tam olarak iade edilmesi nedeniyle, noter harcı üzerinden yüzde üç oranında kesilen noter hissesinin dayanağının kalmadığı, dolayısıyla beyiye ücretinin tamamının, verginin kesilip ödenmesi bakımından vergi idaresine karşı sorumlu olan ve beyiye ücretine konu işlemleri tesis eden davacı noterden istenilmesine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Ayrıca, davacı beyiye ücretinin sadece %15’lik kısmının prim olarak ilgili noterce alıkonulduğu, kalan beyiye ücreti tutarının ise İstanbul Noter Odasına ait noterlik ortak hesabına yatırıldığı savunulmuş ise de, bu durumun davacı noter ile İstanbul Noter Odası arasındaki iç işleyişe ilişkin bir durum olduğu gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Harçlar Kanunu’nun emredici hükümleri doğrultusunda harç tahsilatının yapıldığı, Noterlik Kanunu’nun 118. maddesi gereğince, tahsil edilen harcın eksiksiz ve zamanında vergi dairesine yatırılarak ilgili vergi dairesinden beyiye tahsilatının yapıldığı; beyiye alınan hizmetin gerçekleştirildiği; yapılan işlemlerin taraflarınca, işlemin yapıldığı esnada noterliklerine usulüne uygun olarak ilgili idareler tarafından verilen bir muafiyet belgesinin ibraz edilmediği gibi resmi kanaldan ulaştırılan konu ile ilgili bir belge ya da bilginin de bulunmadığı; mevzuatta sözleşmelere konu gayrimenkulün 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapılardan olduğu tespitine yönelik noterlere verilmiş bir yükümlülüğün bulunmadığı, bu bilgiye, işlem sahibince belgelendirilip ileri sürülmediği müddetçe noterlerin araştırarak ulaşma yükümlülüğünün olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : 1512 sayılı Kanun’un 119. maddesinde, noterlerin tahsil ettikleri vergi, resim ve harçlar ile değerli kağıt bedellerini beyanname ile vergi dairesine bildirmeleri ve yatırmaları gerektiği düzenlenmiştir. Maddede yer alan bu yükümlülük “şekli bir vergi ödevi veya hizmeti” olup, Kanun’un 118. maddesinde yer alan noterlik hissesine hak kazanılması belirtilen ödevin zamanında yerine getirilmesine bağlıdır. İşlemi yapan noterin, yapılan işlemin harç ve vergiden muaf olup olmadığı hususunda herhangi bir araştırma yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Bu durumda,
Gelir İdaresi Başkanlığının 09/03/2017 tarih ve 28661 sayılı genel yazısındaki “Ayrıca, noterlikçe fazladan tahsil edilmiş olan vergi, resim ve harç tutarları üzerinden notere ödenen beyiye aidatlarının noterden tahsili gerekmektedir.” ibaresi ile noterin emeğinin karşılığı olan noterlik hissesinin 1512 sayılı Kanun’un 118. maddesinin 2. fıkra düzenlemesine aykırı olarak istenilmesine ilişkin İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 12/10/2021 tarih ve E:2021/4821, K:2021/4472 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 20/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.