DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1618 E. , 2022/2474 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1618
Karar No : 2022/2474
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … adına … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Davacı tarafından, Danıştay İkinci Dairesinin 09/12/2021 tarih ve E:2019/1195, K:2021/4791 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kocaeli İli, Gebze İlçesi, … Sınıf Öğretmeni olarak görev yapan davacı tarafından, daha önce Müdür Yardımcısı olarak görev yapmış olması nedeniyle, yeniden görevlendirme kapsamında yönetici olarak görevlendirilme istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı Kocaeli Valiliği işlemi ile 21/06/2018 tarih ve 30455 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumlarına Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’nin; “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde yer alan “… ile daha önce yöneticilik görevinde bulunup hâlen öğretmen olarak görev yapanlardan yöneticiliğe görevlendirilecekleri,” ibarelerinin iptali, “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi, “Yönetici olarak yeniden görevlendirileceklere ilişkin duyuru ve başvuru” başlıklı 26. maddesinin 2. fıkrası ile “Müdür yardımcılığına yeniden görevlendirme” başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasının eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 09/12/2021 tarih ve E:2019/1195, K:2021/4791 sayılı kararıyla;
Dava konusu Yönetmelik hükümleri yönünden;
21/06/2018 tarih ve 30455 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve dava konusu olan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumlarına Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’nin, 05/02/2021 tarih ve 31386 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme ve Görevlendirme Yönetmeliği’nin 41. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı, karar tarihi itibarıyla yürürlükte olmayan Yönetmeliğin davaya konu maddeleri bakımından davanın konusuz kaldığı,
Ancak, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği, bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağı,
Bireysel işlem yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin üst hukuk normu olarak 657 sayılı Kanun’da ve 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de; öğretmenlere, okul ve enstitü müdürlüğü, başyardımcılığı ve yardımcılığı görevlerinin, ikinci görev kapsamında verilebileceği; eğitim kurumu yöneticiliğine görevlendirilmenin dört yıllığına yapılabileceği ve süresi dolanların yeniden görevlendirilmesine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği ve söz konusu görevlendirmelerin özlük hakları, atama ve terfi yönünden kazanılmış hak doğurmayacağı yolunda düzenlemelere yer verildiği,
Bu durumda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 88. maddesi ile 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 37. maddesi kapsamı ve sınırları çerçevesinde, bu yasal düzenlemelerin uygulanmasına yönelik olarak, ikincil bir düzenleme yapıldığı, dava konusu olan düzenlemelerde, kamu yararına, hizmet gereklerine ve üst hukuk normlarına aykırılık görülmediği; diğer taraftan, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, 26. maddesinin 2. fıkrasında, 28. maddesinin 1. fıkrasında ise, daha önce yöneticilik görevinde bulunup hâlen öğretmen olarak görev yapanların yeniden yönetici görevlendirilmelerine yönelik düzenlemelere yer verilmemiş olmasının eksik düzenleme olarak görülmediği,
Bununla birlikte, Yönetmelik hükümlerinde belirtildiği üzere, daha önce yöneticilik görevinde bulunup hâlen öğretmen olarak görev yapanların, yazılı sınav ve sözlü sınav sonucuna göre okul yöneticiliğine görevlendirilmeleri gerektiğinden, bu kapsamda olan davacının, mevcut yöneticiler gibi görev süresinin uzatılması yolundaki isteminin reddi yolunda tesis edilen dava konusu bireysel işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle,
düzenleyici işlemler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlem yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ilk defa müdür yardımcısı olacakların, öncelikle yazılı sınava, sonrasında sözlü sınava girerek ve aldıkları puanlara göre tercihlerde bulunabilecekleri, yeniden müdür yardımcısı olacak mevcut yöneticilerin ise, dört veya sekiz yıllık görev süresini doldurması üzerine, yazılı ve sözlü sınava girmeden, Yönetmelik eki EK-1 değerlendirme formunda yer alan kriterlere göre yapılacak değerlendirme sonucunda ortaya çıkan puanlama ile görevlendirildiği, yani daha önce müdür yardımcılığı görevi yapmış ve herhangi bir sebeple yöneticilik görevi sona eren öğretmenlerin, yeniden okul müdür yardımcısı olarak görevlendirilmek istemesi durumunda, ilk defa görevlendirme kapsamında, dava konusu Yönetmeliğin 25. maddesi uyarınca yazılı ve sözlü sınavlara girmesi gerektiği, ilk defa görevlendirme kavramının, “bir görevi daha önce hiç yapmamış olmak” anlamına geldiği, bu kavram genişletilerek, daha önce görev yapmış olsa da şu an yönetici değil ise bunun da ilk defa görevlendirme olduğunun ifade edildiği, yani ortada mantık ve temel dil bilgisine aykırı bir tanımlamanın söz konusu olduğu, dava konusu Yönetmeliğin 26. maddesindeki düzenlemeye göre; öncelikli olarak halihazırda görev yapan yöneticilerin tercihleri alınarak görevlendirilmeleri yapılmakta, bunlar önce kendi aralarında görevlendirilmekte, bu tercih ve görevlendirmelerden sonra bir boş yöneticilik kadrosu açıkta kalması halinde ilk defa görevlendirme yoluna gidildiği; mevcut yöneticilerin devamlı olarak görev sürelerini uzatmaları durumunun, yöneticiliğin asli görev değil, ikincil bir görev olması niteliğini de ortadan kaldırdığı, mevcut okul yöneticilerine ölçüsüz ve amaca uygun olmayan bir ayrıcalık sağlandığı, dava konusu düzenlemede, görev süresi bu yıl dolmakta olan yöneticileri kayırmaya, geçmişte hizmeti bulunanlara yönelik ise zorlaştırmaya yönelik bir uygulamanın söz konusu olduğu, daha önce yöneticilik yapmış olan davacı ile aynı konumda olanların, yeniden atanma kapsamında değerlendirilmemelerinin eşitlik ilkesine de aykırı olduğu, idarenin bu tür düzenleyici işlem yapmadaki takdir yetkisinin; “ölçülülük”, “gereklilik”, “amaca uygunluk”, “hizmetin gerekliliği” ve “kamu yararı” gibi ilkelerle de uyum içerisinde kullanılması gerektiği ileri sürülerek Daire kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması”,
sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlem yönünden davanın reddine yönelik Danıştay İkinci Dairesinin 09/12/2021 tarih ve E:2019/1195, K:2021/4791 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 14/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.