Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1687 E. 2022/2656 K. 29.09.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1687 E.  ,  2022/2656 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1687
Karar No : 2022/2656

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 30/12/2021 tarih ve E:2021/18627, K: 2021/5359 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Amasya İl Millî Eğitim Müdürlüğünde memur olarak görev yapan davacının, Şanlıurfa İl Millî Eğitim Müdürlüğü emrine atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı 12/10/2013 tarih ve 28793 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmeliğin 33. maddesinin 1. fıkrasında yer alan -10/12/2014 tarih ve 29201 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle değişik- ”…kesintisiz en az 5 yıl…” ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 30/12/2021 tarih ve E:2021/18627, K: 2021/5359 sayılı kararıyla;
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/06/2021 tarih ve E:2020/1488, K:2021/1220 sayılı bozma kararına uyularak;
Yer değiştirme isteğinin reddine ilişkin işlemin ve dayanağı düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada; iptal davalarında dava sonuna kadar iptali istenilen işlemle menfaat ilişkisinin devamının şart olduğu ve Amasya İl Millî Eğitim Müdürlüğünde memur unvanıyla görev yapan davacının, daha sonraki başvurusu ve rızası üzerine Şanlıurfa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğüne veri hazırlama ve kontrol işletmeni unvanıyla atanmış olduğuna göre; gerek bireysel işlem yönünden, gerekse bu işlemin dayanağı olan ve artık kapsamı dışında kaldığı düzenleme yönünden davacının güncel menfaatinin son bulduğu, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası incelenmek suretiyle verilen Daire kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği belirtilerek,
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrası ve 49. maddesinin 4. fıkrası hükümlerine yer verildikten sonra, Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen bozulması hâlinde, Danıştay Dava Dairelerine ısrar olanağı tanınmadığından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idari işlemlerin, dava açma ehliyeti bakımından tesis oldukları ve davaya konu edildikleri tarihteki şartlara göre hukuki denetiminin yapılarak karar verilmesi gerektiği, Şanlıurfa iline atanma isteğinin karşılanmaması nedeniyle başka bir seçenek olarak nakil yoluyla atandığı, davadan feragat etmediği, davanın olumlu sonuçlanması neticesinde aidiyet duyduğu Millî Eğitim Bakanlığında yeniden görev yapabilme imkânı olduğundan menfaat ilişkisinin devam ettiği, dava konusu Yönetmeliğin yaşadığı mağduriyetin ardından 10/12/2014 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/06/2021 tarih ve E:2020/1488, K:2021/1220 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 30/12/2021 tarih ve E:2021/18627, K: 2021/5359 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 29/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.