Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1739 E. 2022/2976 K. 19.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1739 E.  ,  2022/2976 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1739
Karar No : 2022/2976

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 28/12/2021 tarih ve E:2016/58701, K:2021/4932 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun …tarih ve …sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 28/12/2021 tarih ve E:2016/58701, K:2021/4932 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurularının ise …Bölge Adliye Mahkemesi …Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile esastan reddedildiği, davacı tarafından anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay …. Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verildiği ve davacı hakkındaki mahkumiyet kararının 28/05/2019 tarihinde kesinleştiği,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “Excel Tablosu” ile “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın incelenmesinden; davacının …ID numarasıyla bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, üniversite döneminde örgüte ait yurtta kaldığına, örgütün yönlendirmesiyle katalog evlilik yaptığına, sınavlara örgütün hakimlik-savcılık sınavı çalışma evlerinde hazırlandığına, hakim adayı iken örgüte ait staj evinde kaldığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ”bağımsız” adayları lehine çalışma yürüttüğüne ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Yıllık Kurulu Üyeliği/Sınıf Başkanlığı yönünden, davacının örgütün yargıda etkin olduğu dönemde yıllık (albüm) kurulu başkanlığı yapmasının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
Diğer hususlar yönünden, davacının evinde örgüt lideri Fettullah Gülen tarafından yazılmış olan “Buhranlı Günler”, “Ümit Atlasımız” ve “Sohbet Atmosferi” isimli kitapların bulunması hususunun, davacı hakkında diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olarak değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Anayasa’nın 140/3. maddesine göre; hakim ve savcıların meslekten çıkarılmaları sonucunu doğuracak iş ve eylemlerin 2802 sayılı Kanun kapsamında yapılması gerektiği, bu Anayasal hükmün bir OHAL KHK’sı ile bertaraf edilmesinin hukuken mümkün olmadığı; AİHS’nin 6. maddesindeki adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan savunma hakkının kullandırılmamasının, bir hukuk devletinde asla kabul edilemeyeceği, aksi düşüncenin, Anayasa’nın 2, 38, 90, 121,129, 139,140. maddeleri ile AİHS’nin 6 ve 7. maddelerine aykırılık oluşturacağı; ByLock programını indirdiğine, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olduğu ve gizliliği sağlamak amacı ile bu haberleşme programını kullandığına ilişkin her türlü şüpheden uzak, teknik verilerle tespit edilmiş herhangi bir delilin bulunmadığı, ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının kim tarafından hazırlandığı, dijital veri üzerinde inceleme yapabilecek uzman kişiler olup olmadığı belli olmadığından, tutanağın şüpheli bir belge olduğu; karara esas alınan tanık beyanlarının, gerçeklikten uzak ve tamamen soyut nitelikte olduğu, tanıklar hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla ceza soruşturması ve kovuşturmasının mevcut olup, tanıkların, tutuklanmamak ya da tutukluluk halini sonlandırmak, alacağı cezadan indirim yapılmasını sağlamak için kendilerini kurtarmak adına gerçek dışı beyanlarda bulundukları, bu nedenle verdikleri beyanlara itibar edilmesine hukuken olanak bulunmadığı, tanıklara soru sorma ve onu sorgulama hakkı ve lehe olan tanıkları aleyhe tanıklarla aynı şartlarda duruşmaya getirtip dinletme hakkının ihlal edildiği; adaylık döneminde albüm kurulunda örgüt talimatıyla yer aldığının somut ve şüpheden uzak deliller ile ortaya konulması gerekirken bu hususta hiçbir açıklama bulunmadığından, bu iddiaya itibar edilemeyeceği; hakkındaki mahkumiyet kararının, meslekten ihraç edildiği tarihten çok sonra ortaya çıkmış bir durum olup, sonradan ortaya çıkan bir hususun daha önce verilmiş bir yaptırımı hukuka uygun hale getirmeyeceği, bu durumun aynı zamanda non bis in idem ilkesinin de ihlali niteliğinde olduğu; dava konusu işlemle, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ve eğitim, mülkiyet, özel hayata saygı, bağımsız tarafsız mahkeme haklarının ihlal edildiği; adli yardım kabul kararının, karar kesinleşene kadar geçerli olmasına rağmen temyize konu kararda, yargılama giderinin tahsiline yönelik kesinleşme beklenmeden müzekkere yazılması yönünde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 28/12/2021 tarih ve E:2016/58701, K:2021/4932 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4.Kesin olarak, 19/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.