DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1878 E. , 2022/3225 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1878
Karar No : 2022/3225
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Beşinci Dairesinin 09/02/2021 tarih ve E:2017/4094, K:2022/354 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının görevden uzaklaştırıldığı tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 09/02/2021 tarih ve E:2017/4094, K:2022/354 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 231. maddesinin 5. ve 6. fıkraları uyarınca davacı hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın itiraz edilmeden 10/04/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı” ile “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanakları”nın incelenmesinden; davacının “…” ID numarasıyla kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, meslek stajını yaptığı dönemde örgüt toplantılarına katıldığına, mesleğe başladıktan sonra da bu toplantılara katılmaya devam ettiğine ve bu toplantılara ev sahipliği yaptığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ”bağımsız” adayları için oy istediğine ve diğer hususlara yönelik tanık ifadeleri ile örgütle üniversite döneminde tanıştığına, meslek stajını yaptığı dönemde bir süre örgüt evlerinde kaldığına, örgüte himmet verdiğine, mesleğe başladıktan sonra da örgütle iletişiminin devam ettiğine ve örgüt toplantılarına katıldığına, örgütün yönlendirmesiyle katalog evlilik yaptığına, ByLock uygulamasını kullandığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ”bağımsız” adayları için oy istediğine, bu seçimlerden sonra iletişim kurmak için kendisine eagle ve tango yüklü bir tablet verildiğine ve diğer hususlara yönelik kendi beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, davacının YARSAV üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Yıllık (Albüm) Kurulu üyeliği yönünden, davacının örgütün yargıda etkin olduğu dönemde Adalet Akademisinde yıllık kurulu üyeliği yapmasının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
Diğer hususlar yönünden, hizmet belgesinin incelenmesinden, HSK 2014 yılı üye seçimi döneminde Bilecik ili Bozüyük ilçesinde Cumhuriyet savcısı olarak görev yaptığı anlaşılan davacının, örgütün Bilecik seçim sorumlusu olarak belirlenmesinin, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
Ayrıca, davalı idarece Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve … soruşturma sayılı arama ve el koyma kararına istinaden davacının ev araması sonrasında düzenlenen 16/07/2016 tarihli tutanakta, “…Çamaşır makinesinin kapağı açıldığında içerisinden yeni yıkandığı anlaşılan ve sıcak olan üzerinde Arapça ve Türkçe yazılı kitap sayfaları olarak düşünülen sayılamayan zedelenmiş olduğu görülmüş, ayrıca yine makinenin içinde üzerinde … ve arka yüzünde amazon model no … ibareli yazılı elektronik cihaz olarak değerlendirilen cihaz ele geçirilmiştir. Aramanın devamında çamaşır makinesinin sağ tarafında bulunan mutfak dolabı açıldığında tencere içerisinde yanmış kağıt parçaları bulunmuş, yanmadan dolayı kağıtların üzerindeki yazıların zor okunacak vaziyette olduğu görülmüştür.” şeklindeki tespitin, ayrıntısına kararın “Davacı Hakkındaki Tanık Beyanları ve Davacının Kendi Beyanları” kısmında yer verilen davacının etkin pişmanlık kapsamında verdiği 16 Temmuz günü sözde örgüt lideri olan Fethullah Gülen’e ait kitapları yaktığı ve ikamet aramasında ele geçirilen … adlı cihazı örgütün şahsına verdiği, içerisinde Fethullah Gülen’in kitaplarının yer aldığı okuma cihazı olduğu yönündeki ifadeleri ve dosyadaki diğer tespitler ile birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatı ortaya koyan destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının görevden uzaklaştırıldığı tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, YARSAV’a yargıdaki ilk ve tek dernek olması sebebiyle üye olduğu; yıllık kurulu üyeliğinin FETÖ ile ilgili olmadığı; kendi özgür iradesi ile bir sitede HSK sonuçlarını paylaştığı; 667 sayılı KHK’nın 4/1-f. maddesinde, 3/1. maddesinde sayılan ve görevinden ihraç edilen yargı görevlilerinin sürekli ihraçtan istisna tutulduğu, bu hususun sonradan çıkarılan 6749 sayılı Kanun’un 3/3 ve 4/2 maddesine istinaden lehe olduğu ve kendisi hakkında uygulanarak savcılık mesleğine dönüşünün sağlanması gerektiği; ceza yargılaması sonucunda verilen “hükmün açıklanmasının geriye bırakılması” kararı nedeniyle herhangi bir hak yoksunluğu bulunmadığı ve tekrar göreve dönüşünün sağlanması gerektiği; CMK’nın 231. maddesinde yer alan “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına” dair kararın herhangi bir hukuki sonuç doğurmadığı, bu nedenle HAGB’ye konu suçun kendisi tarafından hiç işlenmemiş gibi kabul edileceği, bu nedenlerle söz konusu suçun, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olamayacağı, bu yönde herhangi bir hak yoksunluğunun olmadığı, hakkındaki karar için 5 yılın sonunda “düşme” kararı verileceği, adli sicil ve arşiv kaydının silineceği ve olmayacağı, Cumhuriyet Savcılığı görevini yapmasına engel bir mahkumiyet hükmünden, herhangi bir hak yoksunluğuna sebebiyet veren suç ve cezadan söz etme olanağının kalmadığı, tecil edilmiş mahkumiyetler esas alınarak memurların görevine son verilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 09/02/2021 tarih ve E:2017/4094, K:2022/354 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 10/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.