Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1885 E. 2022/2694 K. 03.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1885 E.  ,  2022/2694 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1885
Karar No : 2022/2694

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 17/12/2021 tarih ve E:2017/823, K:2021/4587 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptali, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi ile özlük haklarının iadesine karar verilmesi ve 667 sayılı KHK’nın 3. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 17/12/2021 tarih ve E:2017/823, K:2021/4587 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları ve davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ile birleştirme talebinin yerinde görülmediği,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda Yargıtay … Ceza Dairesinin (İlk Derece) … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile, “…sanık Hacı Osman Kaya hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün, ‘TCK’nın 62. maddesi uygulanırken hesap hatası yapılarak sonuç cezanın 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası yerine, 7 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası olarak eksik belirlenmesi isabetsizliği, aleyhe temyiz bulunmaması sebebiyle bozma nedeni yapılmamıştır.’ eleştirisiyle” hükmün onanmasına karar verildiği ve anılan mahkumiyet kararının 20/10/2020 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı” ve “ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu”nun Ceza Mahkemesi kararındaki tespitlerle birlikte incelenmesinden; davacı tarafından … GSM numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiği, … ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre alınmak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Tanık beyanları yönünden; davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüt mensubu kurul üyelerinin listesinde yer alması nedeniyle Yargıtay üyeliğine seçildiğine yönelik tanık ifadeleri ve davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Diğer hususlar yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK’da etkin olduğu dönemde Yargıtay Üyesi olarak görevlendirilmesinin, yukarıda yer verilen tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Yargıtay üyesi olması sebebiyle işlem tesisinin ancak Yargıtay tarafından yapılabileceği; HSK’nın görev ve yetkisi olmadığı halde dava konusu işlemi tesis etmesinin hukuka aykırı olduğu; ByLock kullanıcısı olmadığını mahkemede de belirttiği; ByLock açısından aranan kriterlerin kendisi açısından oluşmadığı; başarılı bir mesleki yaşamı olduğu; örgütle irtibat ve iltisakının bulunmadığı; tanık ifadelerinin etkin pişmanlıktan yararlanan kişilere ait olduğu, varsayımsal ve soyut tanık ifadeleri ile sonuca gidilemeyeceği; Tetkik hakiminin görüşünün tarafına tebliğ edilmediği; dava dilekçesinde ileri sürülen ve davanın sonucunu esastan etkileyecek nitelikte birçok argüman ve hukuka aykırılığın incelenmeden davanın reddine karar verildiği; anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği; çekişmeli yargılama, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, özel hayata ve aile hayatına saygı, cezaların şahsiliği, ölçülülük ilkeleri, barışçıl toplanma ile din ve vicdan özgürlüğünün ve gerekçeli karar, eğitim, mülkiyet haklarının, masumiyet karinesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 17/12/2021 tarih ve E:2017/823, K:2021/4587 sayılı kararının ONANMASINA,
3. 03/10/2022 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.