Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1945 E. 2022/2730 K. 05.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1945 E.  ,  2022/2730 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1945
Karar No : 2022/2730

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Polis Akademisi Başkanlığı, Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü, Uluslararası Güvenlik Ana Bilim Dalında doktora öğrencisi olan davacının, programın gerekliliklerini azami süreler içinde tamamlayamadığı gerekçesiyle ilişiğinin kesilmesine ilişkin Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Uyuşmazlıkta, davacının doktora programına 2009-2010 eğitim öğretim yılı güz döneminde kayıt yaptırdığı ve programı tamamlaması gereken en fazla süre olan 12 yarıyılda tamamlayamadığı açık olduğundan, davacı hakkında Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Lisansüstü Eğitim-Öğretim Yönetmeliği’nin 24/h ve 33. maddeleri uygulanarak Enstitüden ilişiğinin kesilmesine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun Geçici 67. maddesinin yürürlüğe girdiği 26/11/2014 tarihinde Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğünde Uluslararası Güvenlik Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans öğrencisi olduğu ihtilafsız olan davacının, anılan Kanun hükmü çerçevesinde doktora programını tamamlaması için getirilen ek süre hakkını kullanmasına izin verilmesi gerektiği,
Öte yandan, 20/04/2016 tarih ve 29690 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurulu Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nin “Süre” başlıklı 17. maddesinde, doktora programının bilimsel hazırlıkla geçen süre hariç tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilenler için kayıtlı olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her dönem için kayıt yaptırıp yaptıramadığına bakılmaksızın sekiz yarıyıl olup azami tamamlama süresinin on iki yarıyıl, lisans derecesi ile kabul edilenler için on yarıyıl olup azami tamamlama süresinin on dört yarıyıl olduğunun belirtildiği, geçici 1. maddesinde ise, bu Yönetmelik’le belirlenmiş sürelerin Yönetmelik’in yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayacağı öngörüldüğünden, bu düzenlemeler uyarınca da doktora programından ilişiğinin kesilmesine olanak bulunmadığı,
Bu durumda, azami süreler içerisinde doktora programını bitirmediği ileri sürülemeyecek olan davacının, öğrencilikle ilişiğinin kesilmesine dair ihtilafa konu işlemde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılarak, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/10/2020 tarih ve E:2018/4988, K:2020/4691 sayılı kararıyla;
4652 sayılı Kanun’un 26. maddesinde, dava konusu olayın özünü oluşturan süreye ilişkin 2547 sayılı Kanun’a atıf yapılmadığı, anılan Kanun’a 26/11/2014 tarih ve 29187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6569 sayılı Kanun’un 32. maddesi ile eklenen Geçici 67. maddede, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz.” ifadesine yer verilmesine karşın, söz konusu düzenleme ile 4652 sayılı Kanun’da herhangi bir değişiklik yapılmadığı ve Polis Akademisi bünyesindeki Enstitüler tarafından yürütülen lisansüstü eğitim ve öğretime ilişkin usul ve esasların ayrı yönetmelikle düzenlendiği, azami sürede eğitimini tamamlayamayanların enstitü ile ilişiğinin kesileceğinin hem mülga hem de meri yönetmelikte açıkça belirtilmesi nedeniyle uyuşmazlıkta Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nin uygulanmasına imkan bulunmadığı belirtilerek, davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin kabulü ile Mahkeme kararı kaldırılarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Lisansüstü Eğitim-Öğretim Yönetmeliği’nde, azami sürelerde programın gereklerini yerine getirmeyenlerin ilişiklerinin kesileceğinin hükme bağlanması karşısında, davacının en fazla 12 yarıyılda programı tamamlaması gerektiği halde tamamlamadığı açık olduğundan ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerekliği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen ısrar kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
2009-2010 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Enstitüsüne kaydı yapılan ve Uluslararası Güvenlik Ana Bilim Dalı doktora öğrencisi olan davacının, kayıtlı olduğu programı azami süresi içerisinde tamamlayamadığından bahisle Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Lisansüstü Eğitim-Öğretim Yönetmeliği’nin 24/h ve 33. maddeleri uyarınca, Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı toplantısında alınan … numaralı karar ile ilişiği kesilmiş, davacı tarafından ilişiğinin kesilmesine yönelik işleme karşı 13/08/2016 tarihli dilekçe ile itiraz edilmiş, davacının itirazı Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “Bu kanun; yükseköğretim üst kuruluşlarını, bütün yükseköğretim kurumlarını, bağlı birimlerini ve bunlarla ilgili faaliyet ve esasları kapsar. Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığına bağlı yükseköğretim kurumlarıyla ilgili özel kanun hükümleri saklıdır.”; anılan Kanuna 26/11/2014 tarih ve 29187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6569 sayılı Kanun’un 32. maddesi ile eklenen Geçici 67. maddede; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz.” hükümlerine yer verilmiştir.
4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu’nun “Öğretim elemanı yetiştirme, lisans üstü eğitim-öğretim ve enstitüler” başlıklı 26. maddesinde; “Akademi, eğitim-öğretim ihtiyaçları için 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununda belirtilen esas ve usullere göre yurt içinde ve dışında öğretim elemanı yetiştirebilir.
Bu amaçla Akademi bünyesinde, Başkanın Bilimsel Denetleme Kurulunun da görüşünü alarak akademinin ihtiyaç ve gereklerine uygun olarak lisansüstü eğitim-öğretim yapacak enstitüler kurulur. (…)
Bu enstitülerin adları, bölümleri, öğrenci seçimi ile enstitülerde yapılacak lisansüstü eğitim-öğretimin şekli, süresi, programları, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’nun yüksek öğretim kurumları ile ilgili hükümlerine ve buna dayalı olarak verilen diplomalar, çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almıştır.
Anılan maddeye dayanılarak ihdas edilen, 25/04/2002 tarih ve 24736 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Lisansüstü Eğitim-Öğretim Yönetmeliği’nin 1. maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı, Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü tarafından yürütülen lisansüstü eğitim-öğretim ile diğer eğitim faaliyetlerini düzenlemektir.”, 2. maddesinde, “Bu Yönetmelik, Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsünde lisansüstü eğitim ve öğretim yapma, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Polis Akademisinin ihtiyaç duyduğu alanlarda öğretim elemanı yetiştirme ile öncelikle Emniyet Teşkilatı ve personelinin ihtiyacı dikkate alınarak kamu ve özel sektöre uzmanlık, kurs ve sertifika programı düzenlemenin esas ve usullerini kapsar.”; 24. maddesinde, “Kayıt silme, Türk ve yabancı uyruklu öğrenciler için olmak üzere aşağıdaki esaslar çerçevesinde yapılır. (…) h) Programını süresi içinde tamamlayamayan öğrencilerin, (…) kayıtları silinerek Enstitü ile ilişiği kesilir.”; 33. maddesinde, “Bir öğrencinin doktora programını tamamlama süresi sekiz yarıyıldır. Öğrenci, doktora programıyla ilgili şartları yerine getirdiği takdirde, bu süreden önce de mezun olabilir. Bu Yönetmelik uyarınca başarısız olan öğrencinin Enstitü ile ilişiği süresinden önce de kesilebilir. Kredili derslerini başarıyla bitiren, yeterlik sınavında başarılı bulunan ve tez önerisi kabul edilen, ancak tez çalışmasını sekiz yarıyıl sonuna kadar tamamlayamadığı için tez sınavına giremeyen bir öğrenciye, tez danışmanının önerisi, Enstitünün ilgili anabilim dalı başkanının uygun görmesi ve Yönetim Kurulu onayı ile tezini jüri önünde savunması için en fazla dört yarıyıl ek süre verilebilir.” hükümleri yer almakta iken, anılan Yönetmelik 14/02/2017 tarih ve 29979 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Polis Akademisi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, davacının doktora eğitiminin, 25/04/2002 tarih ve 24736 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Lisansüstü Eğitim-Öğretim Yönetmeliği’nde yer alan azami sürelerde eğitimini tamamlayamadığından bahisle sonlandırıldığı ve ilişiğinin kesildiği görülmekte olup, davacı tarafından 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu’nun 26. maddesinde yapılan atıf sebebiyle eğitim sürelerinin belirlenmesinde 2547 sayılı Kanun’un 44/c maddesi uyarınca çıkarılan ve Yükseköğretim Kurulu tarafından 20/04/2016 tarih ve 29690 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nin esas alınması ve bu Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinde yer alan; “(1) Bu Yönetmelikle getirilmiş hükümlerin uygulaması ve belirlenmiş süreler yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihinden itibaren başlar…” hükmünün kendisine uygulanması gerektiği ileri sürülerek dava konusu işlemin iptali istemiyle temyizen bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda uyuşmazlığın temelini, 2547 sayılı Kanun’un süreye ilişkin ilgili hükümlerinin Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsünde yüksek lisans yapan öğrencilere uygulanıp uygulanmayacağı oluşturmaktadır.
Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde, alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta, daha sonra gelen kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri düzenleme yetkisini Anayasa’dan, yönetmelikler ise kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden almaktadır. Dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır.
İdarelerin yönetmelik ve daha alt düzenleyici işlemler ile düzenleme yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak gerçekleşebilir. Öğretide de türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin düzenleme yetkisinin, üst normlarla getirilen hükümleri kısıtlayacak bir şekilde kullanılamayacağı idare hukukunun en temel prensiplerindendir.
Mevzuat yapma tekniği açısından da, idarenin kanunla kendisine verilmiş olan görevleri idari metinlerle düzenlerken, bu görevlerin gerektirdiği teknik detayların belirlenmesi noktasında da takdir hakkına sahip olduğu, bu takdir hakkının kamu yararı ve kamu düzenine uygun olarak kullanılması gerektiği tartışmasızdır.
Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Lisansüstü Eğitim-Öğretim Yönetmeliği, 4652 sayılı Kanun’un 26. maddesine dayanılarak çıkarılmış, anılan maddenin 9. fıkrasında, “Bu enstitülerin adları, bölümleri, öğrenci seçimi ile enstitülerde yapılacak lisans üstü eğitim-öğretimin şekli, süresi, programları, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununun yüksek öğretim kurumları ile ilgili hükümlerine ve buna dayalı olarak verilen diplomalar, çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu maddede dava konusu olayın özünü oluşturan azami süreye ilişkin 2547 sayılı Kanun’a atıf yapılmadığı görülmekte olup, azami sürede eğitimi tamamlayamayanların durumunun 4652 sayılı Kanun’un verdiği yetki çerçevesinde Yönetmelik’le belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda, Polis Akademisi bünyesindeki Enstitüler tarafından yürütülen lisansüstü eğitim ve öğretime ilişkin usul ve esasların ayrı yönetmelikle düzenlendiği, azami sürede eğitimini tamamlayamayanların enstitü ile ilişiğinin kesileceğinin hem mülga hem de meri yönetmelikte açıkça belirtilmesi nedeniyle, azami sürede doktora programını bitiremeyen davacının, ilişiğinin kesilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ve dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/10/2022 tarihinde, kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ve ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.