DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1952 E. , 2022/2988 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1952
Karar No : 2022/2988
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Ziraat Odası Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Terme Ziraat Odası Başkanlığında … olarak görev yapan davacının, Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Nizamnamesi’nin 54/5. maddesi ile 657 sayılı Kanun’un 125/E-g maddesi uyarınca görevden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Terme Ziraat Odası Başkanlığının …tarih ve …sayılı yazısı ile tebliğ edilen Terme Ziraat Odası Meclisinin …tarihli kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla;
Olayda, soruşturma raporundaki tespitler ile alınan tüm ifadeler ve rapor ekindeki senet, fatura, karar defteri ile konuyla ilgili tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, … olarak görev yapmakta olan davacının, Oda’nın parasal işlemlerini tek başına fiilen yürüttüğü, imza yetkisi verilmesine rağmen muhasip üye ile imza yetkisi bulunmayan diğer yönetim kurulu üyelerinin Odanın parasal işlemlerinde devre dışı bırakıldıkları, müşterek muhafaza hükümlerine uyulmadığı, Odada kasa bulunmasına rağmen kullanılmadığı, kasa işlemlerinin günlük olarak kontrolünün yapılmadığı, davacının toplam 13.583-TL’yi uhdesinde tutarak zimmetine geçirdiği, toplantılara katılmayan üyelere yersiz olarak huzur hakkı ödediği, yine ihtiyaç fazlası olarak bankadan çekilen ve kasada olması gereken 509,25-TL’yi uhdesinde tutarak zimmetine geçirdiğinin anlaşıldığı,
Soruşturma raporunda bahsedilen tutarların, davacı tarafından, daha sonraki bir zamanda Oda hesabına bankaya yatırılmış olmasının ve uhdesinde kaldığını ikrar ettiği tutarın hataen çekmecesinde unutulduğunu beyan etmesinin, genel sekreter vekili olarak görev yapan davacının, görevini kötüye kullandığı ve odaya ait olan parayı uhdesinde tutarak zimmetine geçirdiği hususunu etkilemeyeceği,
Bu durumda, Terme Ziraat Odasında …olarak görev yapmakta iken üzerine atılı eylemleri işlediği yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen rapor ve ekleriyle sabit olan davacının, görevine son verilmesi ve işten çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla;
Uyuşmazlıkta, davacının Türk Ceza Kanunu’nun zimmet, görevi kötüye kullanma, görevi ihmal maddelerine temas eden fiiller işlediğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmişse de, dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının üzerine atılı suçların konusunu oluşturan fillerle ilgili hakkında herhangi bir ceza soruşturması açılmadığının görüldüğü, dolayısıyla söz konusu suçları işlediğinden bahsedilemeyeceği, parasal konularla ilgili birtakım usulsüz işlemlerinin olduğu görülmekteyse de, bu işlemlerin 657 sayılı Kanun’un 125/E-g maddesinde belirtildiği şekliyle “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşıldığı,
Diğer yandan, her ne kadar hakkında dava konusu olayla ilgili ceza yargılaması sonucu verilmiş bir mahkeme kararı olmasa da, dosya içeriğindeki soruşturma raporundaki tespitler ile alınan tüm ifadeler ve rapor ekindeki senet, fatura, karar defteri ile konuyla ilgili tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, … olarak görev yapmakta olan davacının, Oda’nın parasal işlemlerini tek başına fiilen yürüttüğü, imza yetkisi verilmesine rağmen muhasip üye ile imza yetkisi bulunmayan diğer Yönetim Kurulu üyelerinin Odanın parasal işlemlerinde devre dışı bırakıldıkları, müşterek muhafaza hükümlerine uyulmadığı, Odada kasa bulunmasına rağmen kullanılmadığı, kasa işlemlerinin günlük olarak kontrolünün yapılmadığı, kasada bulunması gereken bir miktar parayı uhdesinde tuttuğu, nitekim bahsedilen tutarların, daha sonraki bir zamanda oda hesabına bankaya yatırılmış olduğu ve davacının, uhdesinde kaldığını ikrar ettiği tutarın hataen çekmecesinde unutulduğunu beyan ettiği görüldüğünden, söz konusu fiillerin görev kusuru oluşturduğu ve durumunun Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Nizamnamesi’nin 54/5 maddesinde işten çıkarılma sebebi olarak gösterilen “işinde kifayetsizliği maddi delillerle sabit olmak” kapsamında olduğu,
Bu durumda, davalı Oda’da … olarak memur statüsünde görev yapan davacının, her ne kadar hakkında 657 sayılı Kanun’un 125/E-g maddesi uyarınca işlem yapılmasında hukuka uygunluk bulunmasa da, işinde yetersizliğinin sabit olması nedeniyle Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Nizamnamesi’nin 54/5 maddesi uyarınca işten çıkarılmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla yasal isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 30/09/2021 tarih ve E:2018/5757, K:2021/4260 sayılı kararıyla;
Davacının, 15/05/1996 tarihinden itibaren davalı Odada çalışmaya başladığı, Oda Genel Sekreteri ….’nın 15/10/2015 tarihinde görevden ayrılmasından sonra … olarak görev yaptığı, Oda yönetim ve personeli ile bazı üyelere Oda kaynaklarından senet karşılığı vade farksız borç verilerek odanın zarara uğratıldığı iddiaları kapsamında Birlik müfettişlerince yapılan inceleme sırasında bazı usulsüzlüklerin tespit edildiği, konu ile ilgili olarak eski genel sekreter ile birlikte Oda yönetim kurulu başkanı ve diğer ilgililer hakkında kamu davası açıldığı, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte, 13.583-TL’yi uhdesinde tutarak zimmetine geçirdiği, toplantılara katılmayan üyelere yersiz olarak huzur hakkı ödediği, yine ihtiyaç fazlası olarak bankadan çekilen ve kasada olması gereken 509,25-TL’yi uhdesinde tutarak zimmete geçirdiği iddiaları ile ilgili olarak davacı hakkında açılmış bir savcılık soruşturması ve/veya kamu davasının bulunmadığı, davacının soruşturma raporunda bahsedilen tutarların bir kısmının iş yoğunluğu nedeni ile bankaya yatıramadığından üzerinde olduğunu, bir kısmının ise Odadan senetli borç kullanma uygulamasının kaldırılması nedeniyle kullandığını ifade ettiği, ancak söz konusu meblağları Oda hesabına yatırdığının anlaşıldığı,
Davacının kendi ifadelerinden anlaşıldığı üzere parasal konularla ilgili birtakım usulsüz işlemlerinin olduğu ve hakkında bir disiplin cezası tesisi yoluna gidilmesi gerektiği görülmekteyse de, davacının eylemi ile ceza verilmesine yönelik sevk maddesinin uyumlu olmadığı, eylem ile uygulanan yaptırım arasında adil bir denge bulunması gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, görevine son verilmesine yönelik dava konusu işlemin davacının eylemi ile örtüşmediği ve ağır olduğu kanaatine varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E…, K:…sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, zimmetine para geçirdiğine ilişkin somut delil bulunmadığı, görev yaptığı dönemde usulsüz kredi kullandırma eyleminin gerçekleşmediği, muhasebe bilgisi yeterli olmadığından işlem hataları yapmış olabileceği, bu hususların teftiş sırasında belirtildiği ve gerekli işlemlerin yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde, kesin olarak oybirliği ile karar verildi.