Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1979 E. 2022/3428 K. 28.11.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1979 E.  ,  2022/3428 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1979
Karar No : 2022/3428

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Birliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 29/11/2021 tarih ve E:2019/7088, K:2021/5923 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 28/09/2008 tarih ve 27011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren “5510 Sayılı Kanunun 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğ”in 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile anılan fıkraya, 21/04/2010 tarih ve 27559 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “5510 Sayılı Kanunun 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğin Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”in 8. maddesi ile eklenen (d), (e), (f) ve (g) bentlerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 29/11/2021 tarih ve E:2019/7088, K:2021/5923 sayılı kararıyla;
Dairelerinin davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verdiği 26/10/2010 tarih ve E:2010/7988, K:2010/8381 sayılı kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 10/12/2012 tarih ve E:2011/333, K:2012/2631 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyulup işin esası incelenerek;
21/04/2010 tarih ve 27559 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “5510 Sayılı Kanunun 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğin Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”in 8. maddesi ile Ana Tebliğ’in 16. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (d), (e), (f) ve (g) bentlerinin iptali isteminin incelenmesi yönünden;
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 8. maddesinin 7. fıkrasında ve 100. maddesinde bu maddelerin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceğinin belirtildiği,
Buna göre, dayanağı Kanun maddelerinde, madde hükümlerinin uygulanması ile ilgili usul ve 100. maddesinde, esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceğinin kurala bağlandığı, buna rağmen düzenlemelerin tebliğ ile yapıldığının anlaşıldığı,
Öte yandan, davacı idare tarafından, dava konusu Tebliğ’in dayanaklarından olan 28/08/2008 yayım tarihli Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 13. maddesinde ve bu Yönetmeliği yürürlükten kaldıran 12/05/2010 yayım tarihli Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 13. maddesinde yer alan kurallarla “yönetmelik”le düzenleme koşulunun yerine getirildiği ve anılan maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesinin “tebliğ”e bırakıldığı, bu nedenle dava konusu Tebliğ’de, dayanağı mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülmekte ise de; gerek aynı hükümleri ihtiva eden her iki Yönetmelik kuralında da 5510 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 7. fıkrasının aynen tekrar edilmekle yetinilerek kanun hükmünün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslara dair yenilik doğurucu herhangi bir kural getirilmemesi, dolayısıyla kanunda öngörülen ”yönetmelikle düzenleme” kuralının yerine getirildiğinden söz edilememesi, gerekse 12/05/2010 yayım tarihli Yönetmeliğin, 21/04/2010 yayım tarihli Tebliğ’den sonra yürürlüğe girmesi nedeniyle idari işlemlerin geriye yürümezliği ilkesi gereği dava konusu Tebliğ’in hukuki dayanağını oluşturamayacak olması karşısında, davalı idarenin söz konusu iddiasına itibar edilemeyeceği,
Bu durumda, 5510 sayılı Kanun’un 8. ve 100. maddelerinde, bu maddelerin uygulanmasıyla ilgili usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği açıkça belirtilmiş olduğundan, dayanağı Kanun’da öngörülen yönetmelikle düzenleme yapma kuralına aykırı olarak çıkarılan dava konusu Tebliğ’de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle 21/04/2010 tarih ve 27559 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “5510 sayılı Kanunun 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğin Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”in 8. maddesi ile Ana Tebliğ’in 16. maddenin 1. fıkrasına eklenen (d), (e), (f) ve (g) bentlerinin iptaline, dava konusu diğer düzenlemeler yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasların tebliğ ile düzenleneceği hükmüne yer verildiği, bu nedenle dava konusu düzenlemenin tebliğ ile yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, Kurumları aleyhine yargılama giderleri içerisinde harca hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen iptaline kısmen davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 29/11/2021 tarih ve E:2019/7088, K:2021/5923 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzelme yolu açık olmak üzere 28/11/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 8. maddesinin 7. fıkrasında; “Kamu idareleri ile bankalar, Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek ve sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle yükümlüdürler… Sigortalı işe giriş bildirgesinin şekli ve içeriği, bildirgenin verilme yöntemleri ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükmü, “Yönetmelikler” başlıklı 107. maddesinde, “Bu Kanunda bahsi geçen yönetmelikler bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içerisinde çıkarılır. Kurum, bu Kanunun diğer maddelerinin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları yönetmelik ile düzenleme yetkisine sahiptir.” hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun uyarınca düzenlenen 28/08/2008 tarih ve 26981 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 13. maddesinde, ”Kamu idareleri ile 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar, Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek ve sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle yükümlüdürler. Bu maddenin uygulamasına ilişkin usül ve esaslar tebliğ ile düzenlenir.” kuralı; bu Yönetmeliği yürürlükten kaldıran ve 12/05/2010 tarih ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 13. maddesinde, ”Kamu idareleri ile 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar, Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek ve sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle yükümlüdürler. Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar tebliğ ile düzenlenir.” kuralı yer almıştır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden 5510 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 7. fıkrası uyarınca getirilen yönetmelik ile düzenlemeye ilişkin kuralın 28/08/2008 tarih ve 26981 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmelik ile yerine getirildiği, yine anılan Yönetmeliğin 13. maddesinde, kamu idareleri ile 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşların, Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek ve sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle yükümlü olduğu hususu kurala bağlandıktan sonra akabinde, bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasların tebliğ ile düzenleneceği hususunun hükme bağlandığı anlaşılmaktadır. Söz konusu hüküm uyarınca 28/09/2008 tarih ve 27011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren “5510 Sayılı Kanunun 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğ” düzenlenmiş olup, söz konusu Tebliğ’in 3. maddesinde, Tebliğ’in 5510 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 7. fıkrası ve 100. maddesi ile 28/8/2008 tarih ve 26981 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 13. maddesinin 2. fıkrasına dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş olup, dava konusu 21/04/2010 tarih ve 27559 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “5510 Sayılı Kanunun 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğin Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”in 8. maddesi ile Ana Tebliğ’e (d), (e), (f) ve (g) bentlerinin eklendiği görülmüştür.
Bu durumda, dava konusu Tebliğ’in dayanaklarından olan 28/08/2008 yayım tarihli Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 13. maddesinde yer alan kuralla “yönetmelik” ile düzenleme koşulunun yerine getirildiği ve anılan maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesinin “tebliğ”e bırakıldığı, bu nedenle dava konusu Tebliğ’de, dayanağı mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.