Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/2060 E. 2022/3409 K. 28.11.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/2060 E.  ,  2022/3409 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2060
Karar No : 2022/3409

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … vasisi …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 23/11/2021 tarih ve E:2020/2130, K:2021/3980 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin (6749 sayılı Kanun) 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının, görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulunun … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/11/2021 tarih ve E:2020/2130, K:2021/3980 sayılı kararıyla;
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrasında; “Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir.
” hükmüne yer verildiği,
Davacının, Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığında müfettiş olarak görev yaptığı dönemde … Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesinden … Cumhuriyet Başsavcısı …, … Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı … ., Adana Başsavcı Vekilleri … ve …, Adana Hâkimi …, … Cumhuriyet Savcısı … ile … olarak isimlendirilen soruşturmada adı geçen …, …, …, …, …, …, …, … hakkında iki kez iletişimin dinlenmesi ve teknik araçlarla izleme talebinde bulunduğunun görüldüğü,
Davacının, bu eylemini yargısal takdir kapsamında değil, FETÖ terör örgütünün amaç ve menfaatleri uğruna, FETÖ terör örgütünün zihniyetine yarayacak bir bilinçten hareketle yerine getirdiği ve bu yönüyle eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varıldığı,
667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, sosyal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, Dairelerinin 23/11/2021 tarih ve E:2017/729, K:2021/3978 sayılı kararı ile; “… davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği …” gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği belirtilerek,
Bu itibarla, davacının 2802 sayılı Kanun’un 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, söz konusu eylem ile ilgili olarak daha önce Yargıtay 1. Başkanlık Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile eylemin suç oluşturmadığı, müfettişlik yetkisi içinde kaldığı belirtilerek evrakın işlemden kaldırıldığı, kesinleşen yargı kararına konu olan eylem ile ilgili olarak yeniden soruşturma yapılamayacağı, soruşturmaya konu olan müfettişlik işleminin 2008 yılında gerçekleştiği, disiplin zaman aşımının yanı sıra isnat edilen suç için öngörülen sekiz yıllık zaman aşımı süresinin aşıldığı, savunma hakkının kısıtlandığı, delillerin toplanmadığı, hakkında mükerrer meslekten çıkarma kararı verildiği, isnad edilen eylemle ilgili daha önce defalarca kararlar verildiği ve bu kararlar kesinleştiği halde hiçbirinin dikkate alınmadığı, Hakimler Savcılar Kurulunun görevsiz ve yetkisiz olduğu, bu durumun … Ceza Dairesinin kesinleşen kararı ile de sübut bulduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, sosyal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, Danıştay Beşinci Dairesince davanın reddine yönelik olarak verilen 23/11/2021 tarih ve E:2017/729, K:2021/3978 sayılı karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 28/11/2022 tarih ve E:2022/1876, K:2022/3405 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 23/11/2021 tarih ve E:2020/2130, K:2021/3980 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 28/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.