DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2067 E. , 2022/2947 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2067
Karar No : 2022/2947
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 30/09/2021 tarih ve E:2017/874, K:2021/2857 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptali, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi ile 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 30/09/2021 tarih ve E:2017/874, K:2021/2857 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde ve davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 1 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan karara karşı istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile esastan reddedilmesi üzerine yapılan temyiz başvurusu neticesinde Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve davacı hakkındaki mahkumiyet kararının 12/09/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden,davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı” ve “ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu”nun incelenmesinden; davacı tarafından … GSM numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden,davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantıları tertip ettiğine, örgüte himmet topladığına, üniversitede örgüt evlerinde kaldığına, ev abiliği ve bölge talebe mesullüğü yaptığına, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına, grup mesulü olduğuna, stajyerlerden sorumlu olduğuna, stajyerlerle ilgili her ay maaşlarının belirlenen kısımlarını tahsil etme, rutin aralıklarla sohbetlerin tertip edilmesi, herhangi bir problem olduğunda bunun gerekli mercilere iletilmesi gibi görevleri olduğuna, örgüt mensubu olmayan bazı kişileri ilgilenilmesi için zimmetlediğine, örgüte ait staj evinde kaldığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ”bağımsız” adaylarını övdüğüne ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Diğer hususlar yönünden, davacıya ait dijital materyallerde yapılan inceleme sonucu, internet geçmişinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı internet sitelerine ilişkin kalıntıların bulunması hususunun, diğer tespitler ile birlikte değerlendirilmesinden davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan destekleyici bir unsur olduğu,
Ayrıca, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü soruşturmaları kapsamında işlem gören ve ByLock abonelik bilgileri mevcut olan çok sayıda şahıs ile yaptığı görüşmeleri içerir HTS kayıtlarının, davacı hakkında kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte tazmini isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği; 6749 sayılı Kanun ile personelin çalışma izninin iptal edilmesinin OHAL KHK’sının gerektirdiği ölçü sınırını aştığı; iptal davasına konu edilen işlemi tesis eden idarenin soruşturma dahi yapmadan meslekten çıkarma işlemini tesis ettiği; savunma hakkı kullandırılmamasının hukuka aykırı olduğu; kararın dayanağı delillerin karar tesisinden sonra tespit edilerek dosyaya sunulduğu; ByLock yüklemediği ve kullanmadığı; tanık ifadelerinin itirafçı kişilere ait olduğu ve bu beyanların hükme esas alınamayacağı; dijital materyaller yönünden içerik tartışması yapılmadığı; HTS incelemesinde, örgüt üyeliğinden işlem yapıldığına ilişkin tespitin hukuka aykırı olduğu; hukuka uygunluğu ve doğruluğu kabul edilse dahi, hakkında işlem yapılan kişilerle görüşmesinin, atılı suçta delil olarak kullanılamayacağı; aksi durumda, ilgili kişilerin masumiyet karinesinin ihlal edilmiş olacağı; mahkumiyet hükmünün kesin hükümlere dayanması gerektiği; özel hayata saygı hakkının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 30/09/2021 tarih ve E:2017/874, K:2021/2857 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 19/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.