Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/2107 E. 2022/2517 K. 15.09.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/2107 E.  ,  2022/2517 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2107
Karar No : 2022/2517

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Odaları Birliği
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/03/2022 tarih ve E:2022/1319, K:2022/1371 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Serbest Muhasebecilik Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Gereğince Yapılacak Başvurular Hakkında Yönetmelik’in 8. maddesinin (a) bendinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/03/2022 tarih ve E:2022/1319, K:2022/1371 sayılı kararıyla;
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından doğrudan dava konusu düzenlemenin iptalinin istenildiği; 22/05/1992 tarihli Resmi Gazete’de ilan edilen düzenlemeye karşı ilanı izleyen günden itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 14/02/2021 tarihinde açılan davanın esasının süreaşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı; öte yandan davacı hakkında tesis edilen 11/06/2020 tarihli bireysel işlem sonrası söz konusu Yönetmelik hükmüne karşı dava açma yoluna da gidilmediği gerekçesiyle davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece … tarih ve … sayılı yazı ile uygulama işlemi tesis edildiği ve bu söz konusu uygulama işleminin davacıya 01/02/2022 tarihinde tebliğ edildiğinden 14/02/2022 tarihinde açılan işbu davanın süresinde olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından 08/05/2020 tarihli dilekçe ile Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğine başvurularak, 3568 sayılı Kanun’un 6/ı maddesi uyarınca Çorlu Ticaret ve Sanayi Odasında muhasebe sorumlusu olarak yaptığı çalışmaların stajdan sayılan hizmetler kapsamında değerlendirilmesi talep edilmiştir.
Başvurunun ve başvuruya yapılan itirazın 3568 sayılı Kanun’un 6/ı maddesi ve Staj ve Sınavlara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Uygulama Yönergesi’nin 8.1 bölümünün 2. maddesi uyarınca reddi üzerine, davacı tarafından 30/09/2020 tarihinde açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, anılan karar … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile kaldırılarak davanın kesin olarak reddine karar verilmiş, anılan karar davacıya 14/01/2022 tarihinde tebliğ edilmiştir.
… İdare Mahkemesinde yürütülen yargılama süreci sırasında … tarih ve E:… sayılı karar ile dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi üzerine, davalı idarece, davacının … Ticaret ve Sanayi Odasında muhasebe sorumlusu olarak yaptığı çalışmaların üç yıllık staj süresinden sayılmasına karar verilmesi neticesinde, davacı 2021/2 dönemi ile 2021/3 dönemi serbest muhasebeci mali müşavirlik sınavlarına girmiştir.
Davacının açmış olduğu davanın aleyhine sonuçlanarak … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince davanın reddine karar verilmesi ve söz konusu kararın taraflara tebliği üzerine, davalı idarece … tarih ve … sayılı yazı ile; ilgili mevzuat gereği davacı tarafından yerine getirilmesi gereken üç yıllık staj süresinin tamamlanmamış olması nedeniyle, serbest muhasebeci mali müşavirlik sınavına katılma şartının davacı tarafından kaybedildiği gerekçesiyle, davacının katılmış olduğu 2021/2 dönemi ile 2021/3 dönemi serbest muhasebeci mali müşavirlik sınavlarına ilişkin sonuçların geçersiz olduğu bildirilmiştir.
31/12/2021 tarihli yazı üzerine davacı tarafından, Serbest Muhasebecilik Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Gereğince Yapılacak Başvurular Hakkında Yönetmelik’in 8. maddesinin (a) bendinin iptaline karar verilmesi istemiyle, 14/02/2022 tarihinde temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlığını taşıyan 14. maddesinin 3/e bendinde, dilekçelerin süre aşımı yönünden inceleneceği; 6. fıkrasında ilk incelemeye ilişkin hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; ”İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlığını taşıyan 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı yönünden yapılan incelemede Kanuna aykırılık görülürse davanın reddine karar verileceği hususları hüküm altına alınmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinde;
“1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.

4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.” hükmüne,
“İdari makamların sükutu” başlıklı 10. maddesinde;
“1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.
2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.” hükmüne,
“Üst makamlara başvurma” başlıklı 11. maddesinde ise,
“1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu; 2. fıkrasında, bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; 4. fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri kuralına yer verilmiştir.
Dava açma süresine ilişkin kurallar ile düzenleyici işlemlere karşı iki ayrı yol izlenerek dava açma imkanı tanınmıştır. Buna göre, 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca düzenleyici işlemin ilanı üzerine altmış gün içinde dava açılabileceği gibi, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine de, uygulama işleminin tebliğ tarihinden itibaren yine altmış gün içinde düzenleyici işleme veya düzenleyici işlemle birlikte uygulama işlemine karşı dava açılabilecektir. Bu şekilde, düzenleyici işlemin ilanı üzerine düzenleyici işleme karşı dava açmamış bulunan ilgililere, dava konusu edebilecekleri bir uygulama işleminin varlığına bağlı olarak, düzenleyici işleme karşı da dava açma imkanının sağlanması amaçlanmıştır.
Yukarıda aktarılan Kanun hükmü uyarınca düzenleyici işlemin, yayımı tarihinden itibaren altmış gün içinde dava konusu edilmemesi halinde ise, uygulama işlemi tesis edilmesi sonrasında bu işlem üzerine, düzenlemenin dava konusu edilebilmesi için, uygulama işleminin tebliğ tarihine göre dava açma süresinin geçmemiş olması gerekmektedir.
Davalı idarece, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı yürütmenin durdurulması kararının gereğini yerine getirmek amacıyla, davacının … Ticaret ve Sanayi Odasında muhasebe sorumlusu olarak yaptığı çalışmaların stajdan sayılan hizmetler kapsamında sayılmasına karar verildiği, davacının açtığı davanın esastan reddedilmesi nedeniyle, ilgili mevzuat gereği sınavlara girebilmek için tamamlaması gereken üç yıllık staj süresinin davacı tarafından tamamlanmadığı ileri sürülerek, 2021/2 dönemi ile 2021/3 dönemi serbest muhasebeci mali müşavirlik sınavlarına ilişkin sonuçların geçersiz olduğuna ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin tesis edildiği, davacının söz konusu işlemin dayanağı olduğunu ileri sürdüğü dava konusu Yönetmelik hükmünün iptali istemiyle uygulama işlemini dava konusu etmeden temyizen incelenen davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Davacının, yürütmenin durdurulması kararı gereğince, 2021/2 dönemi ile 2021/3 dönemi serbest muhasebeci mali müşavirlik sınavlarına girdiği ve bilahare davanın aleyhinde sonuçlanması üzerine, davalı idarece girmiş olduğu sınavların geçersiz olduğuna ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin tesis edildiği dikkate alındığında, anılan işlemin yeni bir hukuki sonuç doğuran uygulama işlemi niteliğinde olduğu ve bu sebeple altmış günlük dava açma süresinin 31/12/2021 tarihli işlemin davacıya tebliğ tarihinden itibaren başlaması gerektiği açıktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı idarenin … tarih ve … sayılı işlemine karşı 14/02/2022 tarihinde açılan işbu davanın süresinde olduğu sonucuna varıldığından, davanın süreaşımı nedeniyle reddi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 03/03/2022 tarih ve E:2022/1319, K:2022/1371 sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 15/09/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka aykırı bulunmadığı, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.