Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/2268 E. 2022/2753 K. 06.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/2268 E.  ,  2022/2753 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2268
Karar No : 2022/2753

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 24/02/2022 tarih ve E:2021/4022, K:2022/1146 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 3., 5. ve 6. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulunun 14/05/2015 tarihli kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 24/02/2022 tarih ve E:2021/4022, K:2022/1146 sayılı kararıyla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/01/2021 tarih ve E:2019/2459, K:2021/80 sayılı bozma kararına uyularak;
Anayasa’nın 130. maddesinin 9. fıkrası ile 131. maddesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 6. maddesinin (a) fıkrası, 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 10. maddesi ve 2015 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun (İ) Cetvelinde yer alan kurallar aktarılarak;
Dava konusu Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 3/1-f, 3/1-h, 5/1, 5/3, 6/2, 6/3 ve 6/5 maddeleri yönünden;
Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına yapılacak alımlarla ilgili alan sınavının, adayların ilgili bilim dalındaki bilgi, yetkinlik ve ifade gücünün ölçülmesi amacıyla getirilmiş olduğu anlaşılmış olup, üniversitelerde istihdam edilecek öğretim elemanlarının yaptıkları işin mahiyeti gereği atanacakları bilim dalındaki bilgilerinin ölçülmesinin yanında bunları yetkin bir şekilde ifade edebilmesinin de oldukça önemli olduğu,
ÖYP puanı en yüksek puandan başlanarak ilan edilen kadro sayısının en az dört katı kadar aday çağrılacağı, dört katından daha fazla aday çağırılmasına YÖK Yürütme Kurulunun yetkili olduğu belirtilerek objektif bir düzenlemeye yer verildiği,
Kendilerine avantaj sağlamak amacıyla yanlış beyanda bulundukları tespit edilenlerin ÖYP araştırma görevlisi kadrolarına atamasının yapılmayacağı kuralının; adayların kendilerine avantaj sağlamak amacıyla yanlış beyanda bulunmalarının engellenmesi, keyfiyetin ve usule aykırı atamaların önüne geçilmesi, kaynakların etkin ve yerinde kullanılması amacını taşıdığı, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olduğu,
Bu durumda, davalı idarece hizmetin daha iyi işlemesi için getirilen söz konusu kurallarda hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 6. maddesinin 6. fıkrası yönünden;
Dava konusu Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına ilişkin Usul ve Esaslar’ın “Başvuru, değerlendirme ve atama” başlıklı 6. maddesinin 6. fıkrasında, “ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosuna atanmaya hak kazandığı halde göreve başlamayanlar, göreve başladıktan sonra istifa edenler ile kendilerine avantaj sağlamak amacıyla yanlış beyanda bulunduğu için ataması yapılmayanların yeniden ÖYP araştırma görevlisi kadrolarına başvurmaları halinde ÖYP puanları iki yıl süreyle % 20 oranında düşürülür.” düzenlemesine yer verildiği,
Kanun koyucu ve idarelerin, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlı olduğu, bu ilkenin ise “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluştuğu,
Elverişlilik ilkesinin, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını; gereklilik ilkesinin, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını; orantılılık ilkesinin ise, başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade ettiği,
Bir kurala uyulmaması nedeniyle kanun koyucu veya idareler tarafından öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunmasının zorunlu olduğu,
Başka bir anlatımla, hukuk devletinin unsurlarından olan “ölçülülük ilkesi” nedeniyle Devletin, kural ihlali nedeniyle öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir denge kurmak zorunda olduğu,
Bu itibarla, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programının öngörülen amacına ulaşabilmesi ve Dairelerince dava konusu düzenlemeden önce yürürlükte olan Usul ve Esaslar hakkında verilmiş olan yargı kararlarının uygulanması için dava konusu düzenleme yapılmış ise de, ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosuna atanmaya hak kazandığı halde göreve başlamayanların, göreve başladıktan sonra istifa edenler ile kendilerine avantaj sağlamak amacıyla yanlış beyanda bulunduğu için ataması yapılmayanların farklı durumda olmalarına rağmen, bunlar için aynı yaptırım olan ÖYP puanlarının iki yıl süreyle %20 oranında düşürüleceğine ilişkin dava konusu düzenlemede getirilen yaptırımın,
ulaşılmak istenen amaç karşısında orantılı bir tedbir olduğunun söylenemeyeceği,
Bu durumda, ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosuna atanmaya hak kazandığı halde göreve başlamayanların, göreve başladıktan sonra istifa edenler ile kendilerine avantaj sağlamak amacıyla yanlış beyanda bulunduğu için ataması yapılmayanların farklı durumda olmaları nedeniyle farklı yaptırımlar uygulanması gerekirken, hepsi aynı kategoride değerlendirilerek aynı yaptırımın uygulanmasının hukuk devletinin bir gereği olan ölçülülük ilkesi ile bağdaştırılmasına hukuken olanak bulunmadığı gerekçeleriyle,
Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 6. maddesinin 6. fıkrasının iptaline, dava konusu diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesinin 02/03/2015 tarih ve E:2014/10030 sayılı yürütmenin durdurulması kararının uygulanması amacıyla tesis edilen dava konusu Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 6. maddesinin 6. fıkrasında hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

İLGİLİ MEVZUAT :
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Kaynak aktarımı” başlıklı 10. maddesinde, “Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının bir önceki yıla ait bütçe geliri ile bütçe gideri farkının % 25’i her yıl şubat ayı sonuna kadar Yükseköğretim Kurulu hesabına aktarılır. Aktarılan bu tutarı, bir yandan Yükseköğretim Kurulu bütçesinin (B) işaretli cetveline öz gelir, diğer yandan (A) işaretli cetvelin mevcut veya yeni açılacak tertiplerine ödenek olarak eklemeye Yükseköğretim Kurulu yetkilidir. Sermaye ödenekleri, yılı yatırım programı ile ilişkilendirilir.
Ödenek kaydedilen tutarlar, öncelikle yükseköğretim kurumlarının bilimsel araştırma projeleri ile yurt içi ve yurt dışı öğretim elemanı ve öğrenci değişim programlarının desteklenmesi, yurt içi ve yurt dışında öğretim üyesi ve araştırmacı yetiştirilmesi ile Yükseköğretim Kurulunun fiziki ve beşeri altyapısının güçlendirilmesi amacıyla kullanılır.
Söz konusu hizmet ve faaliyetlere ilişkin olarak Yükseköğretim Kurulunca uygun görülen tutarlar, ilgili yükseköğretim kurumlarına tahakkuk ettirilmek suretiyle ödenir. Yurt içi ve yurt dışında öğretim üyesi ve araştırmacı yetiştirilmesi amacıyla yükseköğretim kurumlarına ödenen tutarlar karşılığını bir yandan ilgili yükseköğretim kurumunun (B) işaretli cetveline öz gelir, diğer yandan (A) işaretli cetveline ödenek kaydetmeye ilgili yükseköğretim kurumu yetkilidir.
Bilimsel araştırma projeleri ile yurt içi ve yurt dışı öğretim elemanı ve öğrenci değişim programlarının desteklenmesi amacıyla yükseköğretim kurumuna aktarılan tutarlar, ilgili yükseköğretim kurumunun bütçesine gelir kaydedilmeksizin, açılacak özel hesaplarda izlenir.
Yurt içi ve yurt dışı öğretim elemanı ve öğrenci değişim programlarının desteklenmesi amacıyla program yürütücüsü yükseköğretim kurumunun özel hesaplarda izlediği tutarlardan, programlardan yararlanan öğrencilere burs verilebilir. Burs tutarı, 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanuna göre, lisans öğrenimi gören öğrencilere ödenmekte olan burs tutarının üç katını geçemez. Öğretim elemanlarına ise bu Kanun, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve ilgili diğer mevzuatta yer alan kısıtlamalara bağlı olmaksızın 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesindeki unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretinin on katını geçmemek üzere ek ders ücreti ödenebilir. Ayrıca, program süresi ile sınırlı olmak kaydıyla program kapsamında yapılan her türlü harcamalar özel hesaptan karşılanır.
Bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi için özel hesaba aktarılan tutarların harcanması ve muhasebeleştirilmesi ile yurt içi ve yurt dışı öğretim elemanı ve öğrenci değişim programlarının desteklenmesi amacıyla özel hesaba aktarılan tutarların kullanımı, bu kapsamda yapılacak ödemeler ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulunca müştereken belirlenir. Bu kapsamda yapılan harcamalar 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa göre denetlenir.” hükmü yer almıştır.
31/12/2012 tarih ve 28514 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2013 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun (İ) cetvelinin “II. Kamu Görevlilerine İlişkin Toplam Atama Sayısı Sınırları” başlıklı kısmında, “Açıktan veya nakil suretiyle yapılabilecek toplam atama sayısı sınırı, 2012 yılında emeklilik, ölüm, istifa, nakil, eğitimin tamamlanması veya başarısızlık sonucu kurumlarından ayrılan öğretim görevlisi, okutman, uzman, çevirici ve eğitim-öğretim planlamacısı sayısının yüzde 50’si, araştırma görevlisi sayısının yüzde 100’üdür. Bu sınırlar içinde ihtiyacını karşılayamayacak yükseköğretim kurumları için verilebilecek ilave atama sayısı 9.000 adettir. İlave olarak verilen atama izninin en az 4.000 adedi, Yükseköğretim Kurulu koordinasyonunda Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında yetiştirilmek amacıyla araştırma görevlisi kadrolarına yapılacak atamalarda kullanılır. Program kapsamında söz konusu kadrolara atanacak adayların puan türleri esas alınarak kurumlar itibarıyla merkezi olarak yerleştirilmeleri, yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmeleri ile yükseköğretim kurumlarına sağlanacak diğer desteklere ilişkin usul ve esaslar Yükseköğretim Kurulunca belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
14/11/2013 tarihli Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar’ın “Dayanak” başlıklı 2. maddesinde, “Bu Usul ve Esaslar, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 10. maddesi ve yılı merkezi yönetim bütçe kanununun ilgili hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.” hükmü yer almıştır.
Söz konusu Usul ve Esaslar’ın Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulunun 14/05/2015 tarihli kararı ile değişik 6. maddesinin 6. fıkrasında ise, “ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosuna atanmaya hak kazandığı halde göreve başlamayanlar, göreve başladıktan sonra istifa edenler ile kendilerine avantaj sağlamak amacıyla yanlış beyanda bulunduğu için ataması yapılmayanların yeniden ÖYP araştırma görevlisi kadrolarına başvurmaları halinde ÖYP puanları iki yıl süreyle % 20 oranında düşürülür.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu düzenleme ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosuna atanmaya hak kazandığı halde göreve başlamayanlar ve göreve başladıktan sonra istifa edenler ile kendilerine avantaj sağlamak amacıyla yanlış beyanda bulunduğu için ataması yapılmayanların durumu aynı nitelikte değerlendirilerek, bu kişiler arasında herhangi bir ayırım yapılmaksızın, bu kişilerin ÖYP araştırma görevlisi kadrolarına tekrar başvurmaları durumunda ÖYP puanlarının iki yıl süreyle %20 oranında düşürüleceği düzenlenmiştir.
Kendilerine avantaj sağlamak amacıyla yanlış beyanda bulunduğu için ataması yapılmayan kişiler ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosuna atanmaya hak kazandığı halde göreve başlamayanlar ve göreve başladıktan sonra istifa edenlerin eylemlerinin niteliği itibarıyla aynı kabul edilmesine olanak bulunmamakta olup, bu doğrultuda söz konusu fiiller için aynı nitelikte yaptırım uygulanması hukuken mümkün olmadığı gibi “eşitlik” ve “hakkaniyet” ilkelerine de aykırıdır.
Bu itibarla, kendilerine avantaj sağlamak amacıyla yanlış beyanda bulunduğu için ataması yapılmayanlar ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosuna atanmaya hak kazandığı halde göreve başlamayanlar ve göreve başladıktan sonra istifa edenler arasında herhangi bir ayrım yapılmaksızın, farklı nitelikteki eylemler için aynı yaptırımın öngörülmesine yönelik düzenleme getiren Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 6. maddesinin 6. fıkrasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, anılan düzenlemenin iptali yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu düzenleyici işlemin kısmen iptali, kısmen davanın reddi yolundaki Danıştay Sekizinci Dairesinin 24/02/2022 tarih ve E:2021/4022, K:2022/1146 sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 06/10/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Anayasa’nın 131. maddesinde “Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur.” hükmü yer almaktadır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 6. maddesinin (a) fıkrasında, Yükseköğretim Kurulunun, tüm yüksek öğretimi düzenleyen ve yükseköğretim kurumlarının faaliyetlerine yön veren bir kuruluş olduğu belirtilmiş; aynı Kanun’un 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde de, yükseköğretim kurumlarının 2547 sayılı Kanun’da belirlenen amaç, ilke ve hedefler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi; aynı fıkranın (b) bendinde ise, yükseköğretim kurumları arasında 2547 sayılı Kanun’da belirlenen amaç, ilke ve hedefler doğrultusunda birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamak, Yükseköğretim Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.
Bu kapsamda, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının koordinasyonunda, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında, lisansüstü eğitim verme imkanına sahip olan yükseköğretim kurumlarında, öğretim üyesi ihtiyacı olan diğer yükseköğretim kurumlarının araştırma görevlilerine lisansüstü eğitim yaptırılması yoluyla, öğretim üyesi yetiştirilmesi planlanmıştır.
Yükseköğretim kurumlarına Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında öğretim üyesi yetiştirilmesi amacıyla araştırma görevlisi kadrolarına atananlara ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 6. maddesinin 6. fıkrasında, ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosuna atanmaya hak kazandığı halde göreve başlamayanlar, göreve başladıktan sonra istifa edenler ile kendilerine avantaj sağlamak amacıyla yanlış beyanda bulunduğu için ataması yapılmayanların yeniden ÖYP araştırma görevlisi kadrolarına başvurmaları halinde ÖYP puanlarının iki yıl süreyle % 20 oranında düşürüleceği hükmüne yer verilmiştir.
Davalı idarece verilen savunmada; üniversitelerin öğretim üyesi ihtiyacının planlanarak program dahilinde araştırma görevlilerinin atamalarının yapılacağı, dava konusu düzenlemede yer alan eylemler söz konusu kadroların boş kalmasına sebebiyet vereceğinden ve öğretim üyesi yetiştirilmesi amacına aykırılık teşkil ettiğinden netice itibarıyla aynı sonucu doğurduğu, bu nedenle bu eylemlere aynı müeyyidenin uygulanmasında eşitlik ilkesine aykırılık bulunmadığı belirtilmektedir.
Buna göre, kadroların sebepsiz yere işgal edilmesinin önlenerek, programın işleyişi ile öğretim üyesi planlamasını aksatmamak ve kamu kaynaklarının etkin kullanılmasını sağlamak üzere, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programının amacı doğrultusunda getirildiği anlaşılan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

GEREKÇEDE KARŞI OY
XX- 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 10. maddesi ve Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun ilgili hükümlerine dayanılarak hazırlanan “Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar”ın 1. maddesinde, bu Usul ve Esaslar’ın amacının, yükseköğretim kurumlarına Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında öğretim üyesi yetiştirilmesi amacıyla araştırma görevlisi kadrolarına atananlara ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu belirtildikten sonra; ÖYP kadroları, başvuru, değerlendirme ve atama, yabancı dil eğitimi ve lisansüstü eğitim-öğretim, kaynak aktarımı, ÖYP giderleri ve harcamalar konusunda ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır.
Amacı, kapsamı ve düzenleme alanına yukarıda yer verilen dava konusu Usul ve Esaslar’ın hukuka uygun olup olmadığının, idarenin düzenleme yetkisi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlığın çözümü için, genel olarak, idarenin düzenleme yetkisinin kapsamı ve bu bağlamda idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisi üzerinde durulmalıdır. Anayasa’nın 124. maddesinde yer alan “Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmi Gazete’de yayımlanacağı kanunda belirtilir.” hükmü, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturmaktadır.
İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda bugün için bir duraksama bulunmamaktadır. Anayasa’ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini yasalar çerçevesinde ve yasalara uygun olarak kullanması gereklidir. Yasanın öngördüğü düzenleme yetkisinin yine yasada belirtildiği gibi kullanılması, yasa hükmü bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa düzenlemenin yönetmelikle yapılması zorunludur.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
2547 sayılı Kanun’un “Yönetmelikler” başlıklı 65. maddesinde, öğretim elemanlarının yetiştirilme esaslarının Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüş; 78 sayılı Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “Merkezi sınav” başlıklı Ek 8. maddesinde; öğretim görevlisi, okutman, araştırma görevlisi, uzman, çevirici ve eğitim-öğretim planlamacısı için Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılacak merkezi sınavda 100 puan üzerinden en az 70 puan almak ve bu sınavı müteakip yükseköğretim kurumlarınca yapılacak giriş sınavında başarılı olmanın şart olduğu belirtildikten sonra, merkezi sınav ile giriş sınavlarının yapılması ve diğer hususlara ilişkin esas ve usûllerin Yükseköğretim Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 3011 sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanun’la, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin kamu personeline ait genel hükümlerini kapsayan yönetmeliklerin Resmi Gazete’de yayımlanacağı belirtilmiştir.
Değinilen Kanun hükümlerinin birlikte incelenip değerlendirilmesinden; davalı idarenin öğretim üyeleri, öğretim görevlileri, okutmanlar ile öğretim yardımcıları (araştırma görevlisi, uzman, çevirici ve eğitim-öğretim planlamacısının) yetiştirilmesi, atanması v.b. hususlarını çıkaracağı yönetmelikle düzenlemesi gerekmektedir.
Her ne kadar, dava konusu Usul ve Esaslar’ın dayanağı olan 2547 sayılı Kanun’un “Kaynak aktarımı” başlıklı 10. maddesinde; “Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının bir önceki yıla ait bütçe geliri ile bütçe gideri farkının % 25’i her yıl şubat ayı sonuna kadar Yükseköğretim Kurulu hesabına aktarılır. Aktarılan bu tutarı, bir yandan Yükseköğretim Kurulu bütçesinin (B) işaretli cetveline öz gelir, diğer yandan (A) işaretli cetvelin mevcut veya yeni açılacak tertiplerine ödenek olarak eklemeye Yükseköğretim Kurulu yetkilidir. Sermaye ödenekleri, yılı yatırım programı ile ilişkilendirilir.
Ödenek kaydedilen tutarlar, öncelikle yükseköğretim kurumlarının bilimsel araştırma projeleri ile yurt içi ve yurt dışı öğretim elemanı ve öğrenci değişim programlarının desteklenmesi, yurt içi ve yurt dışında öğretim üyesi ve araştırmacı yetiştirilmesi ile Yükseköğretim Kurulunun fiziki ve beşeri altyapısının güçlendirilmesi amacıyla kullanılır.
Söz konusu hizmet ve faaliyetlere ilişkin olarak Yükseköğretim Kurulunca uygun görülen tutarlar, ilgili yükseköğretim kurumlarına tahakkuk ettirilmek suretiyle ödenir. Yurt içi ve yurt dışında öğretim üyesi ve araştırmacı yetiştirilmesi amacıyla yükseköğretim kurumlarına ödenen tutarlar karşılığını bir yandan ilgili yükseköğretim kurumunun (B) işaretli cetveline öz gelir, diğer yandan (A) işaretli cetveline ödenek kaydetmeye ilgili yükseköğretim kurumu yetkilidir.
Bilimsel araştırma projeleri ile yurt içi ve yurt dışı öğretim elemanı ve öğrenci değişim programlarının desteklenmesi amacıyla yükseköğretim kurumuna aktarılan tutarlar, ilgili yükseköğretim kurumunun bütçesine gelir kaydedilmeksizin, açılacak özel hesaplarda izlenir.
Yurt içi ve yurt dışı öğretim elemanı ve öğrenci değişim programlarının desteklenmesi amacıyla program yürütücüsü yükseköğretim kurumunun özel hesaplarda izlediği tutarlardan, programlardan yararlanan öğrencilere burs verilebilir. Burs tutarı, 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanuna göre, lisans öğrenimi gören öğrencilere ödenmekte olan burs tutarının üç katını geçemez. Öğretim elemanlarına ise bu Kanun, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve ilgili diğer mevzuatta yer alan kısıtlamalara bağlı olmaksızın 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesindeki unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretinin on katını geçmemek üzere ek ders ücreti ödenebilir. Ayrıca, program süresi ile sınırlı olmak kaydıyla program kapsamında yapılan her türlü harcamalar özel hesaptan karşılanır.
Bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi için özel hesaba aktarılan tutarların harcanması ve muhasebeleştirilmesi ile yurt içi ve yurt dışı öğretim elemanı ve öğrenci değişim programlarının desteklenmesi amacıyla özel hesaba aktarılan tutarların kullanımı, bu kapsamda yapılacak ödemeler ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulunca müştereken belirlenir. Bu kapsamda yapılan harcamalar 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa göre denetlenir.” düzenlemesine yer verilmek suretiyle Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına yönelik kaynağın kullanım usul ve esasları belirlenmiş ise de, maddede bu program kapsamında yapılacak atama usulünün yönetmelik dışında usul ve esaslar şeklinde düzenleneceği konusunda ayrıksı bir hükme yer verilmemiştir.
Bu durumda; amacı, kapsamı ve düzenleme alanı göz önünde bulundurulduğunda davalı idarenin bu konudaki düzenleme yetkisini yönetmelik çıkarmak suretiyle kullanması ve bu yönetmeliği de Resmi Gazete’de yayımlaması gerekirken, usul ve esaslar şekilnde düzenleme yapmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyoruz.