Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/2418 E. 2022/2696 K. 03.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/2418 E.  ,  2022/2696 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2418
Karar No : 2022/2696

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 18/05/2021 tarih ve E:2017/4190, K:2021/1406 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve …. sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 18/05/2021 tarih ve E:2017/4190, K:2021/1406 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin derdestlik dışındaki usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
Davacı tarafından, dava konusu istemle aynı istemi içeren Dairelerinin E:2016/58972 sayısına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve bu davanın Dairelerinin 18/05/2021 tarih ve K:2021/1402 sayılı kararı ile reddine karar verildiği, anılan kararın ise henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı,
Buna göre, Dairelerinin E:2016/58972 sayılı esasına kayıtlı dava ile bakılmakta olan bu davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle bu davanın incelenmesine hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle, davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlıkta 2802 sayılı Kanun’un, 6087 sayılı Kanun’un ve Anayasa’nın 139 ve 140. maddelerinin uygulanması gerektiği; Kanun Hükmünde Kararname ile hakim ve savcıların meslekten çıkartılamayacağı; bir kişi hakkında kamu görevinden ömür boyu yasaklı olacak şekilde soyut, muğlak ve subjektif değerlendirmelerle idari ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile HSK’ya vasıflandırma ve takdir hakkı kullanarak “meslekten çıkarma” yetki ve görevi verildiği; dava konusu işlemlerin meslekten çıkarma işlemi olduğu ve bir disiplin suçu olduğu; usulüne uygun soruşturma yapılmadan ve savunma alınmadan bu kararın verilemeyeceği; adil yargılanma hakkının ihlal edildiği; dava konusu kararın dayanağı delillerin, davalı idare tarafından işlem tesisinden sonra tespit edilerek dosyaya sunulduğu; suç ve cezaların yasallığı ilkesine aykırı davranıldığı; 15 Temmuz 2016 tarihinden önceki eylem ya da işlemlerden dolayı kimsenin sorumlu tutulamayacağı, bunun suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesine aykırı olduğu; kişiye özgü gerekçelerin ve delillerin maddi olayı yansıtmadığı, kişiselleştirme yapılmadığı; eksik inceleme yapıldığı; özgür iradeye dayanmayan ve kanuna aykırı vaatlere dayanılarak verilen gerçek dışı tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, dava ve cevap dilekçelerindeki görüşler, deliller ve talepler hakkında kabul görmeme nedenlerine dair hukuka uygun gerekçeli bir karar verilmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, temyize konu kararda atıf yapılan, Danıştay Beşinci Dairesinin 18/05/2021 tarih ve E:2016/58972, K:2021/1402 sayılı kararı, Kurulumuzun 03/10/2022 tarih ve E:2022/1865, K:2022/2695 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 18/05/2021 tarih ve E:2017/4190, K:2021/1406 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 03/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.