Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/2441 E. 2022/2667 K. 29.09.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/2441 E.  ,  2022/2667 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2441
Karar No : 2022/2667

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 20/12/2021 tarih ve E:2020/315, K:2021/6491 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının 24/11/2019 tarihinde gerçekleştirilen arabuluculuk sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin, söz konusu işlemin dayanağı olan 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 39. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Sınav Bakanlık tarafından belirlenen arabulucu ihtiyaç sayısına göre yapılır.” cümlesi ile anılan Yönetmeliğin 45. maddesinde yer alan “en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere sınav ilanında belirtilen arabulucu ihtiyaç sayısı kadar aday” ibaresinin ve aynı maddenin devamında yer alan “Başarılı sayılan en düşük puanlı adayla aynı puanı alan adaylar da başarılı sayılır.” cümlesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 20/12/2021 tarih ve E:2020/315, K:2021/6491 sayılı kararıyla;
Dava konusu düzenleyici işlemler yönünden;
17/11/2021 tarih ve 31662 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi uyarınca, davaya konu Yönetmeliğin 39. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Sınav Bakanlık tarafından belirlenen arabulucu ihtiyaç sayısına göre yapılır.” hükmünün yürürlükten kaldırıldığı, ayrıca anılan Yönetmeliğin 2. maddesi ile de dava konusu Yönetmeliğin 45. maddesinin tamamının değiştirildiğinin görüldüğü,
Bu haliyle, anılan Yönetmeliğin dava konusu 39. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesi ile 45. maddesinin davaya konu kısımları yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine hukuki olanak bulunmadığı,
Dava konusu bireysel işlem yönünden;
Hukuka uygun olduğu anlaşılan Yönetmelik maddelerine dayanılarak ve söz konusu Yönetmelik maddelerinde getirilen düzenlemelere uygun olarak, 24/11/2019 tarihinde gerçekleştirilen davaya konu sınavda, ilanda belirtilen 5000 kişilik ihtiyaç sayısı da göz önünde bulundurulmak suretiyle yapılan sıralama sonucuna göre 91 ve üzeri puan alan adayların başarılı kabul edildiği dikkate alındığında; 90 puan alan davacının söz konusu başarı sıralaması içinde yer almadığı anlaşıldığından, sınavda başarısız sayılmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Bununla birlikte; Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde 08/11/2021 tarihinde yapılan duyuruda; 24/11/2019 tarihinde yapılan arabuluculuk sınavında yer alan soruların bir kısmının hatalı olduğu iddiasıyla açılan davada, … İdare Mahkemesince 3 sorunun iptal edilmesi üzerine … Üniversitesi tarafından, Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 46. maddesi, 5. fıkrası uyarınca sınav sonuçları tekrar değerlendirilerek yeni bir başarı listesi oluşturulduğu, yeni oluşturulan listeye göre, en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere ilanda belirtilen ihtiyaç sayısı kadar adayın (5000 arabulucu) başarılı sayıldığı, ayrıca 5000. adayın puanının 92,78 puan olması nedeniyle aynı puanı alan adayların da başarılı sayıldığı hususlarına yer verildiği dikkate alındığında; davacının oluşan bu yeni duruma göre başarı durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle,
Dava konusu düzenleyici işlemlerin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlemin iptali istemi yönünden davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, rahatsızlığı nedeniyle raporlu olduğu, buna ilişkin belgenin dilekçesi ekinde sunulduğu, kararı son gün temyiz ettiği; iptal edilen 3 sorudan dolayı başarılı olduğu ve davanın konusuz kaldığı, bu nedenle yargılama giderlerinin tarafına yükletilmesinin haksız olduğu, davanın reddine ilişkin kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarece temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının, başka kanunlarda aksine hüküm olsa dahi Danıştay’da temyiz edilebileceği ve bu kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabileceği; 48. maddesinin yedinci fıkrasında ise, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının anlaşılması hâlinde, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesince ve kurulunca, temyiz isteminin reddine kesin olarak karar verileceği kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun’un 8. maddesinde ise; bu Kanun’da yazılı sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı, tatil günlerinin sürelere dahil olduğu, ancak, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, sürenin tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağı, sürelerin bitmesinin çalışmaya ara verme zamanına rastlaması halinde, bu sürelerin, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un 60. maddesinde, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işlerinin Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde; sicile kayıtlı arabuluculara elektronik yolla tebliğ yapılmasının zorunlu olduğu, elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen onuncu günün sonunda yapılmış sayılacağı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği düzenlemeleri yer almış, bu kapsamda çıkarılan Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 06/12/2018 tarih ve 30617 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girmesiyle birlikte sicile kayıtlı arabuluculara elektronik yolla tebligat yapılması uygulamasına başlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın incelenmesinden, temyiz istemine konu Danıştay Onuncu Dairesi kararının, davacının elektronik tebligat adresine 24/03/2022 tarihinde iletildiği, mevzuat uyarınca da tebligatın 29/03/2022 tarihinde yapılmış sayıldığı; ancak, Kanun’un öngördüğü otuz günlük temyiz süresinin son günü olan 28/04/2022 Perşembe gününe kadar temyiz isteminde bulunulabilecek iken, bu tarihten bir gün sonra 29/04/2022 tarihinde kayda giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, davacının süresinde olmayan temyiz isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle REDDİNE;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 48/7. maddesi uyarınca kesin olarak,
3. 29/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.