DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2589 E. , 2022/3036 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2589
Karar No : 2022/3036
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …-Sen (… Sendikası)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 26/10/2021 tarih ve E:2021/6514, K:2021/5357 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Sendika tarafından, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü, Yönetim Kurulu Başkan ve üyeliklerine atama yapılmasına ilişkin 14/07/2021 tarih ve 31541 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2021/348 sayılı Cumhurbaşkanlığı atama kararının iptali ile bu atamaların dayanağı olan 4 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 536. maddesinde yer alan “Yönetim Kurulu Başkanı Cumhurbaşkanı tarafından atanır.” hükmünün ve 80 nolu Kararnamenin 24. maddesiyle yapılan değişiklikle 3 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin eki 1 sayılı cetvele eklenen “Yönetim Kurulu Başkan ve üyeleri” satırının Anayasaya aykırı olması nedeniyle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 26/10/2021 tarih ve E:2021/6514, K:2021/5357 sayılı kararıyla;
İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılmasının gerektiği; nitekim çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda subjektif ehliyet koşulunun, bu durum dikkate alınarak yorumlanması gerektiğine ilişkin Danıştay kararlarının yerleşik içtihat niteliği kazandığı;
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulünün zorunlu olduğu;
Anayasa’da, 4688 sayılı Kanun’da, yargı kararlarında ve öğretide belirtilen kuruluş amaçları göz önünde bulundurulduğunda; kamu görevlileri sendikalarının kuruluş amaçlarıyla ilgili konularda dava açabileceklerinde kuşku bulunmadığı;
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu’na yapılan Yönetim Kurulu başkan ve üyelerinin ataması olduğu; salt Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu’nda örgütlü olmanın menfaat bağı için yeterli olmadığı hususları dikkate alındığında, dava konusu işlem ile davacı …-Sen (… Sendikası)’in menfaat alâkasının bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı;
Bu durumda, dava konusu işlem ile davayı açan davacı Sendika arasında yukarıda tanımlanan ve açıklanan şekli ile kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisi olmadığından, dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 4688 sayılı Kanun’un 19/f maddesi uyarınca sendikalara ve üst kuruluşlarına, diğer tüzel kişiliklere genel hükümler uyarınca tanınan taraf olma ve dava açma ehliyetinin yanı sıra, üyelerini ve bunların mirasçılarını temsil etme ve ettirme yetkisinin de verildiği, Sendikalarının Basın, Yayın ve İletişim hizmet kolunda faaliyet gösteren ve davalı TRT kurumunda örgütlü bir kamu görevlisi sendikası olması nedeniyle dava konusu düzenlemenin iptalini isteme hususunda ehliyetinin bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 26/10/2021 tarih ve E:2021/6514, K:2021/5357 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 31/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.