Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/2699 E. 2022/2847 K. 12.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/2699 E.  ,  2022/2847 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2699
Karar No : 2022/2847

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/03/2022 tarih ve E:2020/517, K:2022/1589 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının … Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapmakta iken Yüksek Öğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla üniversite öğretim üyeliği mesleğinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi istemiyle açtığı davada; davanın reddi yolunda verilen Danıştay Onikinci Dairesinin 23/02/2007 tarih ve E:2006/1592, K:2007/769 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/03/2012 tarih ve E:2007/1042, K:2012/175 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmesi üzerine davacı tarafından yargılamanın yenilenmesi yoluyla dava konusu işlemlerin iptali ile bu işlemler nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/03/2022 tarih ve E:2020/517, K:2022/1589 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği belirtildikten sonra,
2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun “Yargılamanın yenilenmesi” başlıklı 53. maddesi hükmüne yer verilerek;
Davacı tarafından, meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada ret kararının kesinleşmesinden sonra, 01/10/2019 havale tarihli dilekçe ile işleme dayanak olan soruşturmada aleyhine tek delil olan el yazısı incelemesinin tamamen gerçek dışı ve hileli şekilde gerçekleştirildiği, soruşturma sırasında kriminal incelemeye gönderilmesi gereken ve tarafınca yazılmış yazının incelemeye gönderilmediği, tam tersine üniversite bünyesinde geçici işçi pozisyonunda çalışan birine yazdıklarının tekrar yazdırılarak o işçinin el yazısından çıkan belgenin incelemeye gönderildiği, hileli işlemin o dönemde hakkında soruşturma yürüten kişi veya kişilerce yapıldığı, bu durumun hileli işleme alet olan geçici işçinin … Üniversitesine yazdığı ihbar mektubunda ortaya çıktığı, ihbar mektubunda, kendisinin geçici işçi pozisyonunda çalıştığı ve kendisini kadroya alma vaadiyle kandırdıkları, davacının yazdıklarının kendisine gösterildiği ve kendisinin aynı metni yazdığı, ancak aradan geçen zamana rağmen kadroya alınmayınca durumu üniversiteye ihbar ettiği, bu durumun ve sahteliğin ortaya çıkması üzerine Üniversiteye başvurarak dosyasının yeniden incelenmesi ve yasal haklarının iadesi talebinde bulunduğu;
Bu talep sonucunda kurulan bir komisyon tarafından yapılan inceleme sonucunda; konu ile ilgili olarak yapılan inceleme ve soruşturmaların hüküm verme konusunda somut deliller üzerinden yürütülmediği, davacının sunduğu belgelerin hiçbirinin dikkate alınmadığı, kişi ile ilgili önyargılı bir bakış açısına sahip olunduğu ve bu önyargıların soruşturmaların karara bağlanmasında etkili olduğu, bu soruşturmalar neticesinde davacının mağduriyetinin olduğu kanaatine varıldığı, bu hususun davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına 12/03/2019 tarihinde iletildiği ve Kurulca ilgilinin söz konusu işleme karşı yargı yoluna başvurduğu ve yargılama sürecinin tamamlandığı, bu konuda Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının herhangi bir görev ve yetkisinin bulunmadığı kanaatine varıldığının belirtilmesi üzerine yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulduğunun görüldüğü;
2577 sayılı 53. maddesinin 1. fıkrasında, yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin sayma yolu ile tek tek belirlendiği, davacı tarafından ileri sürülen hususların, sayılan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden hiçbirine uymadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Rektörlükçe mağduriyetinin bulunduğu tespit edilmesine rağmen yapılan soruşturmanın dikkate alınmadığı, bu soruşturma raporunun temin edilmesi ve bu raporun gönderildiği dönemde rektör olarak görev yapan kişinin dinlenilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/03/2022 tarih ve E:2020/517, K:2022/1589 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 12/10/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Yargılamanın yenilenmesi” başlıklı 53. maddesinde;
“1. (Değişik birinci cümle: 5/4/1990-3622/22 md.) Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir….
e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,
…” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, … Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapmakta iken 10/05/1998 tarihinde yapılan Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavına kendisinin yerine bir başkasının girdiğinin tespit edildiğinden bahisle yapılan soruşturma sonucunda, Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği’nin 11/g maddesinde yer alan “Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” eyleminin gerçekleştiği kanaatine varılarak Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla davacının öğretim üyesi mesleğinden çıkarılmasına karar verildiği, bu karara karşı açılan davanın işbu dosyada davanın reddi yönünde kesinleşmesi üzerine davacı tarafından, 01/10/2019 tarihli dilekçe ile yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Olayda, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, … Üniversitesi Rektörlüğünün … tarihli ve E…. sayılı görevlendirme yazısıyla …’ın başkanlığında oluşturulan inceleme komisyonunun hazırlamış olduğu 06/03/2019 tarihli raporda; davacı hakkındaki bilgi ve belgelerin yeniden incelendiği ve “konu ile ilgili olarak yapılan inceleme ve soruşturmaların hüküm verme konusunda somut deliller üzerinden yürütülmediği, …’ın sunmuş olduğu belgelerin hiçbirinin dikkate alınmadığı, kişi ile ilgili önyargılı bir bakış açısına sahip olunduğu ve bu önyargıların soruşturmaların karara bağlanmasında etkili olduğu ve bu şekilde yapılmış soruşturmalar neticesinde, komisyonumuzca mağduriyetin olduğu” kanaatine varıldığı görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu işlem tesis edilirken, davalı … Üniversitesi Rektörlüğünün karara etkisi olan delilleri hile yoluyla elde ettiğinin bizzat karara esas tanık ifadesiyle sabit olduğu ve davacıya önyargılı davranıldığı ve davacının mağdur olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, 2577 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi kapsamında davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile davanın esasının incelenmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.