Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/2728 E. 2022/3434 K. 30.11.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/2728 E.  ,  2022/3434 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2728
Karar No : 2022/3434

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Odası
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 01/03/2022 tarih ve E:2021/6735, K:2022/1269 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 03/06/2016 tarih ve 29731 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik’in 4. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (c) bentlerinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının, 14. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentlerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 01/03/2022 tarih ve E:2021/6735, K:2022/1269 sayılı kararıyla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/05/2021 tarih ve E:2020/1281, K:2021/1044 sayılı bozma kararına uyularak;
3213 sayılı Maden Kanunu’nun 3. maddesinde yer alan “Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler” tanımı ile 10. maddesinin 11. fıkrası, Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik’in 4. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendi, 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 7. maddesinin 1. fıkrası, 14. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentleri, TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin 5. maddesi, TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Serbest Müşavirlik Mühendislik Hizmetleri Büro Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Serbest Jeoloji Mühendislik ve Müşavirlik Hizmetleri Uygulama, Büro Tescil ve Mesleki Deneti Yönetmeliği’nin 4. maddesinde yer alan “jeoloji mühendisliği” tanımı ile 6. maddesi, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Serbest Maden Mühendisliği Hizmetleri Uygulama, Tescil, Denetim ve Belgelendirme Yönetmeliği’nin 5. maddesi, Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 107. maddesi, Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 13. ve 14. maddelerinde yer alan kurallar aktarılarak,
Dava konusu Yönetmelik’in, tüzel kişiler veya maden arama ya da işletmecilerinin, 3213 sayılı Kanun kapsamında Genel Müdürlüğe verilmesi gereken rapor, proje ve her türlü teknik belgeyi hazırlamak için, Genel Müdürlükçe tüzel kişilere yeterlik belgesi verilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlediği, Yönetmelik’in kapsamını ise, tüzel kişiler veya maden arama ya da işletmecilerinin Genel Müdürlükçe yetkilendirilmiş tüzel kişi olarak yetkilendirilmesi, denetimi, uyarılması, yetki belgelerinin askıya alınması, süresinin uzatılması ve iptal edilmesi, bu tüzel kişiliklerce hazırlanan rapor, proje ve her türlü teknik belgenin Genel Müdürlüğe verilmesi, çalıştıracakları elemanların nitelikleri ile ilgili hususların oluşturduğu,
Davacı Oda tarafından, jeofizik mühendislerinin de dava konusu Yönetmelik kapsamında istihdamı zorunlu olması gereken mühendis grubundan olduğu, jeofizik mühendislerinin maden arama faaliyetlerine ilişkin mesleki yetkilerinin dava konusu Yönetmelik ile sınırlandırıldığı, jeoloji mühendislerine ayrıcalık tanındığının ileri sürüldüğü,
İdari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olmasının hukukun genel ilkelerinden olduğu, bu ilkenin genel anlamda düzenleme veya işlem tesis eden idareyi, uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda, doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve bilimsel gerekçeleri tespit etmek suretiyle, bilimsel gerekçelere uygun hareket etmeye zorlayacağı,
Uyuşmazlıkta; davalı idarece, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmakta ise de, söz konusu düzenlemelerin bilimsel gerekçesinin ortaya konulamadığının anlaşıldığı,
Bu durumda, maden arama döneminde ve rezerv belirleme döneminde hangi çalışmaların yapılması gerektiği ve hangi yöntemlerin bu çalışmalarda kullanılması gerektiği; arama faaliyetlerine ilişkin hangi teknik belgelerin hazırlanacağı ve buna ilişkin faaliyet raporunu hazırlamada asli sorumlu olarak hangi mühendislik dallarının belirlenmesi gerektiği hususlarında bilimsel bir rapor esas alınarak düzenleme yapılması gerekirken, bilimsel bir rapora dayanılmaksızın yapılan dava konusu düzenlemelerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle,
dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, temyize konu Daire kararının Yönetmelik’in bir bütün olarak uygulanamaz konuma gelmesine, teknik konularda yetersizliklere, maden ocaklarında işletme güvenliğinde olası zafiyetlere ve hukuki boşluklara sebebiyet verdiği, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/05/2021 tarih ve E:2020/1281, K:2021/1044 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu düzenlemelerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 01/03/2022 tarih ve E:2021/6735, K:2022/1269 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 30/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.