Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/2740 E. 2022/2915 K. 13.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/2740 E.  ,  2022/2915 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2740
Karar No : 2022/2915

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : I- … Varisleri;
1- …

2- …
3- …

4- …
II- … Vasisi …

III- …
IV- …
V- …
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- …
VEKİLİ :…
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMLERİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 16/06/2022 tarih ve E:2022/1804, K:2022/7108 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sakarya İli, Akyazı İlçesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın, “Akyazı Otobüs Terminali” yapımı amacıyla Akyazı Belediye Başkanlığı adına tescil edilmek üzere, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesine göre acele kamulaştırılmasına ilişkin 03/06/2017 tarih ve 30085 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 17/04/2017 tarih ve 2017/10295 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/01/2022 tarih ve E:2021/3809 K:2022/131 sayılı usuli bozma kararına uyularak verilen, Danıştay Altıncı Dairesinin 16/06/2022 tarih ve E:2022/1804, K:2022/7108 sayılı kararıyla;
2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığının arandığı ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanındığı, anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Bakanlar Kurulunca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebildiği,
Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerektiği,
Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu,
Uyuşmazlıkta; davaya konu taşınmazların acele kamulaştırılmasına yönelik şartların oluşup oluşmadığı, yani acelelik durumunun bulunup bulunmadığı yönünden bir değerlendirme yapılması gerektiği,
… tarih ve … sayılı Akyazı Belediye Meclisi kararında; Marmara ve Düzce depremleri sırasında büyük hasar gören hükümet konağının yıkılarak otobüs terminal alanına yeni hükümet konağı yapıldığı, yaşanan depremlerin ardından meclis kararının alındığı 2016 yılına kadar ilçenin şehirlerarası terminalinin olmadığı gibi mahallelere ulaşım sağlayan minibüslerin de sabit bir yerinin bulunmadığı, ilçe merkezinde trafik yoğunluğu ile görüntü ve gürültü kirliliğine neden olduğu, her geçen gün artan trafik yoğunluğunun azaltılması, görüntü ve gürültü kirliliğinin önüne geçilmesi, maddi ve ölümcül kazaların en asgari seviyeye çekilmesi amacıyla, anılan durumların bir an evvel ortadan kaldırılması zaruri hale geldiğinden, durumun aciliyeti göz önünde bulundurularak acele kamulaştırma kararı alınması için müracaat edilmesi üzerine kamulaştırma kararının alındığı hususlarının belirtildiği,
Bu durumda; Akyazı ilçe merkezinde şehirlerarası ulaşım yapan otobüsler ve mahallelere ulaşım sağlayan minibüsler için Akyazı Otobüs Terminali yapılması, trafik yoğunluğunun azaltılması, görüntü ve gürültü kirliliğinin önüne geçilmesi, maddi ve ölümcül kazaların en asgari seviyeye çekilmesi hususlarının amaçlandığı dikkate alındığında, kamu yararı taşıdığı sonucuna varılan davaya konu projenin bir an önce tamamlanmasında acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, taşınmaza el konulmasına imkan veren dava konusu Bakanlar Kurulu Kararında hukuka aykırılık bulunmadığı,
gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, 2942 sayılı Kanun’da belirtilen usullere uyulmadığı gibi acele kamulaştırma için gerekli şartların da oluşmadığı, tesisin yapımına henüz başlanılmadığından acelelik halinin bulunmadığı, 1999 yılında meydana gelen depremin üzerinden 18 yıl geçtikten sonra karar alınmasının da acelelik bulunmadığını gösterdiği, depremin üzerinden 22 yıl geçmesine rağmen halen hiçbir çalışmanın yapılmadığı, bütün bu durumların acelelik hali olmadığını açıkça gösterdiği, Akyazı Belediyesi ile yapılan şifahi görüşmelerde, projenin gerçekleştirilmesinden vazgeçildiğinin ifade edildiği, tapu kaydındaki kamulaştırma şerhi nedeniyle mağduriyetleri devam ettiğinden Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idarelerden Akyazı Belediye Başkanlığı tarafından ise, Sakarya İli, Akyazı İlçesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın, Sakarya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı onaylanan 1/5000 ölçekli tadilat nazım imar planı ve bu plana istinaden Sakarya Belediye Meclisinin 13/07/2022 tarih ve 5/227 sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli tadilat uygulama imar planı ile “Terminal Alanı”ndan çıkarıldığı, anılan taşınmaza 30/07/2018 tarihinde konulan kamulaştırma şerhinin de 03/05/2021 tarihinde tapu kaydından silindiği, dava konusuz kaldığından temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile davanın reddi yolundaki Daire kararının bozularak, dava konusu işlemin davaya konu taşınmaz yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Marmara ve Düzce depremleri sırasında Akyazı ilçesinde büyük hasar meydana gelmesi üzerine İlçe hükümet konağı yıkılmış ve terminal alanının bulunduğu yere yeni hükümet konağı inşa edilmiştir. İlçede uzun zamandır şehirler arası terminal bulunmaması nedeniyle oluşan trafik yoğunluğu ve gürültü kirliliğinin önüne geçmek amacıyla İnönü Mahallesi, 76 ada üzerindeki 26, 27, 28 ve 29 sayılı parseller 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda “Terminal Alanı” olarak belirlenmiştir.
Terminal alanına acil ihtiyaç duyulduğu gerekçesi ile Akyazı Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile acele kamulaştırma kararı alınabilmesi için İçişleri Bakanlığına müracaat edilmesi yolunda karar alınmış, … tarih ve … sayılı yazı ile Belediye Başkanı tarafından İçişleri Bakanlığına müracaatta bulunulmuştur.
İçişleri Bakanlığının … tarih ve … sayılı yazısına binaen, Bakanlar Kurulunun 17/04/2017 tarih ve 2017/10295 sayılı Kararı ile dava konusu taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa’nın 35. maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmü yer almaktadır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilecekleri düzenlenmiş; 5. maddesi ile kamulaştırma yapılabilmesi kamu yararı kararı alınması şartına bağlanmış; 5. maddede düzenlenen mercilerce verilen kamu yararı kararlarının onay mercilerinin düzenlendiği 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür.
Aynı Kanun’un 27. maddesinde ise, “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun’un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun’da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmeleri mümkündür.
Anayasa’nın 35. maddesinin mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun’la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliği düzenlenmiştir.

Yetkili idarelerce, kamulaştırma ya da acele kamulaştırma kararlarının verildiği tarihte var olan kamu yararının, 2942 sayılı Kanun düzenlemeleri uyarınca, adli yargıda açılacak bedel tespit ve tescil davasında, kamulaştırmaya konu taşınmazın, kamulaştırmayı gerçekleştiren idare adına tesciline hükmedileceği aşamada da bulunması gerektiği, özel mülkiyet konusu olan taşınmazın, anılan tescil hükmüyle, kamu mülkiyetine geçişi sağlanmadan, kamu yararının ortadan kalması halinde, kamulaştırma işlemlerinin dayanaksız kalacağı açıktır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde dosyanın incelenmesinden; Sakarya İli, Akyazı İlçesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında “Terminal Alanı” olarak belirlenmesi nedeniyle, terminal alanına acil ihtiyaç duyulduğu gerekçesi ile acele kamulaştırılmasına karar verilmiş ise de; davalı idarelerden Akyazı Belediye Başkanlığınca dava dosyasına sunulan temyiz savunma dilekçesinde, dava konusu taşınmazın, Sakarya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı onaylanan 1/5000 ölçekli tadilat nazım imar planı ve bu plana istinaden Sakarya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli tadilat uygulama imar planı ile “Terminal Alanı”ndan çıkarıldığı, anılan taşınmaza 30/07/2018 tarihinde konulan kamulaştırma şerhinin de 03/05/2021 tarihinde tapu kaydından silindiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararını ortaya koyan imar planlarında yapılan değişiklik ile, dava konusu taşınmaz “Terminal Alanı”ndan çıkarıldığından, dayanaksız kalan acele kamulaştırmaya ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolunda verilen Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin KABULÜNE;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 16/06/2022 tarih ve E:2022/1804, K:2022/7108 sayılı kararının BOZULMASINA,
3. 03/06/2017 tarih ve 30085 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 17/04/2017 tarih ve 2017/10295 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının Sakarya İli, Akyazı İlçesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden İPTALİNE,
4. Kurulumuzca yeniden bir karar verildiğinden, aşağıda dökümü yapılan dava ve temyiz aşamalarına ilişkin toplam … TL yargılama giderinin … TL’lik kısmı ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen … -TL avukatlık ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine; kalan … -TL yargılama giderinin davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı üzerinde bırakılmasına,
5. Posta gideri avanslarından artan tutarların istemleri halinde davacılara ve davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığına iadesine,
6. Dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine,
7. 13/10/2022 tarihinde, kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- İdari yargılama hukukunun temel ilkeleri çerçevesinde, dava konusu işlemin, tesis edildiği tarihe göre hukuki incelemesinin yapılması gerekmektedir.
Bu çerçevede, dava konusu acele kamulaştırma kararının alındığı tarihte yürürlükte olan imar planlarında, Sakarya İli, Akyazı İlçesi, … ada, … parsel sayılı dava konusu taşınmazın, kamusal bir kullanım olan “Terminal Alanı”nda kaldığı anlaşılmakta olup, kamulaştırma için gerekli olan kamu yararının, anılan imar planları ile sağlandığı ve ayrıca Akyazı Belediye Başkanlığınca dava dosyasına sunulan temyiz savunma dilekçesinde belirtilen imar planı tadilatlarının dava konusu işlem üzerinde hukuki bir etki doğurmayacağı açıktır.
Öte yandan, acele kamulaştırma kararına dayanak oluşturan Akyazı Belediye Meclisinin, … tarih ve … sayılı kararı içeriğinde aktarılan hususlar ve dosya kapsamı bütünüyle incelenip değerlendirildiğinde, acele kamulaştırmayı gerektiren koşulların oluştuğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının, yukarıda belirtilen gerekçelerin eklenmesi suretiyle onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.