DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2786 E. , 2022/3102 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2786
Karar No : 2022/3102
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri Av. …
3- … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
4- … Bakanlığı
VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/04/2022 tarih ve E:2019/2987, K:2022/3132 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 25/10/2017 tarih ve 30221 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliği’nin 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “…ve her yıl okul servis şoförlüğüne uygun olduğuna dair aile hekiminden rapor almış olmak” ibaresi ile aynı maddenin 2. fıkrasının (ç) bendinde yer alan ”Her yıl, okul servis rehber personeli olmaya uygun olduğuna dair aile hekimliğinden rapor almış olmak” ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/04/2022 tarih ve E:2019/2987, K:2022/3132 sayılı kararıyla;
5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 5. maddesinin 3. fıkrasında, ilgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce düzenlenmesi öngörülen her türlü rapor, sevk evrakı, reçete ve sair belgelerin aile hekimleri tarafından düzenleneceği hükmüne yer verildiği,
Buna göre, aile hekimlerinin rapor ve gerekli görülen durumlarda sevk evrakı düzenleme görev ve yetkisinin bulunduğu, okul servis şoförü ile servis rehber personelinin, yürütmekte olduğu kamu hizmetinin önemi ve niteliği gözönünde bulundurulduğunda, bu kişilerin mesleğini yapmalarının uygun olduğuna dair, aile hekiminden rapor almaları gerektiğine yönelik tesis edilen dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Öte yandan; davacı tarafından her ne kadar, aile hekimlerinin servis şoförü ve rehber personelin psikolojik muayenesini yapma konusununda uzman olmadığı ve raporların uzman hekimlerden oluşan bir kurul tarafından tam teşekküllü hastanelerce düzenlenmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de; Aile Hekimliği Yönetmeliği’nin 9. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, okul servis araçlarını kullanan şoförlerin her beş yılda bir şoförlük mesleği bakımından psikoteknik açıdan sağlıklı olduklarına dair yetkili kuruluşlardan rapor almak zorunda olduğunun ayrıca düzenlendiği görüldüğünden, bu iddiaya itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu ile Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nde belirtilmeyen bir görevin dava konusu düzenlemeler ile aile hekimlerine verilemeyeceği, aile hekimliğince düzenlenmesi öngörülen raporların kapsamının açıkça belirtilmediğinden ve aile hekimlerine hastanelere sevk hakkı tanınmadığından eksik düzenleme niteliğini haiz dava konusu kuralların hukuka aykırı olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 27/04/2022 tarih ve E:2019/2987, K:2022/3132 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 07/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.