DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2823 E. , 2022/3286 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2823
Karar No : 2022/3286
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- …
2- … Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Altıncı Dairesinin 03/02/2022 tarih ve E:2019/17951, K:2022/1038 sayılı kararının, iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 05/03/1999 tarih ve 99/12556 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile heyelan-kaya düşmesi afeti sebebiyle 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un 2. maddesine dayalı olarak Tunceli ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı da kapsayan ve afete maruz bölge olarak ilan edilen alanın, 18/05/2017 onay tarihli jeolojik etüt raporu ile eki haritalarda sınırları gösterilen kısmının, 03/07/2017 tarih ve 2017/10493 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile afete maruz bölge sınırları dışına çıkarılması neticesinde, davacıya ait taşınmazın da afete maruz bölge sınırından çıkarılması talebiyle Tunceli Valiliği, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine, 18/05/2017 onay (rapor tarihi 25/04/2017 olan) tarihli jeolojik etüt raporu ile 03/07/2017 tarih ve 2017/10493 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 03/02/2022 tarih ve E:2019/17951, K:2022/1038 sayılı kararıyla;
Jeolojik etüt raporu yönünden;
Afete maruz bölge kararının alınması, kararın kaldırılması veya sınırlarının genişletilip daraltılması önerilerini içeren jeolojik etüt raporlarının, asıl işlemlerin hazırlayıcısı, diğer bir ifade ile ön işlem niteliğinde teknik bir rapor olduğundan, nihai ve icrai bir işlem olarak tek başına idari davaya konu edilemeyeceğinden, bu işlemin idari davaya konu olabilecek, icrai, kesin ve yürütülebilir işlem niteliğinde olmadığı,
Bakanlar Kurulu Kararı açısından;
Dosyanın ve mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlık konusu parselin de içinde bulunduğu alanda, geçmişte kaya düşmesi gerçekleştiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı, afete maruz bölge kapsamına alınmasında kullanılan ölçütlerin jeoteknik raporlarda sağlıklı bir şekilde ortaya konulmadığı, taşınmazda kaya düşmesi, heyelan veya çığ gibi bir afet riski bulunmadığı,
Bu durumda, davacının maliki olduğu taşınmazın, 05/03/1999 tarih ve 99/12556 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamından, 7269 sayılı Kanunun 2. ve 14. maddeleri uyarınca çıkartılması gerektiğinden, dava konusu edilen 03/07/2017 tarih ve 2017/10493 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, Tunceli ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselin afete maruz bölge kapsamından çıkarılmamasına ilişkin kısmında, hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, davanın süresinde açılmadığı, kaya düşmesi riski nedeniyle alınan afete maruz bölge kararının kamu düzeninin sağlanması, can ve mal kaybının önlenmesine yönelik olduğu, 7269 sayılı Kanuna ve ilgili mevzuata uygun şekilde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı açısından yenilik doğurucu bir işlem olmadığı, ayrıntılı jeolojik araştırmalara dayalı olarak düzenlenen etüt raporlarına istinaden Bakanlar Kurulu Kararı alındığı, kişilerin can ve mal güvenliğinin sağlanmasının kamu yararının temelini oluşturduğu, Anayasa’nın 17. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2. maddesine uygun işlem tesis edildiğinden, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2.Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 03/02/2022 tarih ve E:2019/17951, K:2022/1038 sayılı kararının, iptale ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 16/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.