DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2975 E. , 2022/3580 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2975
Karar No : 2022/3580
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri (…) Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıların ruhsat sahibi oldukları C.1041 kodlu özel halk otobüsü ruhsatının iptaline ilişkin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İETT Genel Müdürlüğü Özel Ulaşım Kurulunun, … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
16/06/1939 tarih ve 3645 sayılı İstanbul Elektrik, Tramvay ve Tünel İdareleri Teşkilat ve Tesisatının İstanbul Belediyesine Devrine Dair Kanun gereği, İstanbul İlinin toplu taşıma hizmetlerinin İETT Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirildiği,
3645 sayılı Kanun’a dayanarak İETT Genel Müdürlüğü ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaştırma Koordinasyon Merkezi tarafından çıkarılan Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi ile şehir içi halk otobüslerinin çalışma usul ve esaslarının belirlendiği, anılan Yönerge’nin ”Yaptırım Cetveli” başlıklı 28. maddesinin 32. fıkrasında; ”cinsel tecavüz vb. yüz kızartıcı eylem ve davranışlarda bulunmak” eyleminin raporla veya mahkeme kararıyla belirlenmesi halinde, eylemin gerçekleştiği otobüsün ruhsatının iptal edileceğinin düzenlendiği,
Dava dosyasının incelenmesinden; davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüsün daimi ve yetkili sürücüsünün mazereti nedeniyle çalışamadığı zaman diliminde, aracın A.K. isimli şahıs tarafından kullanıldığı, aracı yetkisiz şekilde ve davacılar tarafından davalı idareye bildirilmeksizin mesai saatleri içerisinde kullanan adı geçen sürücünün, 25/09/2015 günü saat 23.40’ta, mesai bittikten sonra araca binen yolcuya araçta başka kimse olmamasından faydalanarak cinsel saldırı suçu teşkil edecek eylemde bulunduğu, adı geçen sürücü tarafından işlenen suçun, … Ağır Ceza Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararı ile sabit bulunması üzerine, dava konusu işlemin tesis edildiği,
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile … Ağır Ceza Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararı incelendiğinde; davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüsün toplu taşıma aracı olmasına güvenerek ve seyahat etme maksadı ile binen yolcuyu mağdur edecek şekilde cinsel saldırı suçuna maruz kaldığı ve ilgili eylemin gerçekleştiği gerekçesiyle, olay günü aracı sevk ve idare eden sürücü A.K. hakkında verilen mahkumiyet kararının, Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği,
Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi’ndeki cinsel saldırı suçunun işlenmesinde araç olarak kullanılan otobüsün ruhsatının iptal edilmesine yönelik yaptırımı içeren düzenlemenin, suç teşkil edici eylemin bizzat ruhsat sahibince işlenmesi halinde değil, özel halk otobüslerinin kamu hizmeti ifa ettiğine güvenerek yolculuk yapan kişilerin işlenen suçtan mağdur olmaları halinde, aracı sevk ve idare eden kişiyi idareye bildirmek ve bu kişilerin çalışma yetkilerini denetlemekle yükümlü olan ruhsat sahiplerinin denetim yükümlülüğünü yerine getirmemeleri sonucunda suç işlenmesi durumunu da kapsadığı,
Olayda, davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüse binen yolcunun 25/09/2015 tarihinde İstanbul Kart kullanarak, 146T hatlı otobüs ile saat:23.20’de Yenikapı Marmaray İstasyonu’na geldiği ve yine toplu taşıma kullanarak aktarma yapmak suretiyle ile saat ”23:40”ta Üsküdar’a gelerek yolculuğunun devamında toplu taşıma aracı kullanma maksadı ile dava konusu otobüse bindiği, davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüsün kamu hizmeti ifa ettiğine yönelik şekil ve işaretlere güvenerek araca binen yolcunun aracı sevk ve idare eden yetkisiz sürücünün cinsel saldırısına maruz kaldığı, kamu hizmeti ifa eden otobüste çalışan sürücünün, bu araçları kullanma husunda yetkisi olup olmadığını denetleyerek, sürücünün bilgilerini davalı idareye bildirmekle yükümlü olan ruhsat sahibi davacıların, bu denetim ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği ve yetkisiz sürücü tarafından toplu taşıma aracında cinsel saldırı suçu işlendiği anlaşıldığından, dava konusu ruhsat iptali işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile … Asliye Ceza Mahkemesinin E:2016/703 sayılı dosyası ve … Ağır Ceza Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararının UYAP ortamında incelenmesinden; davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüse, söz konusu aracın bir toplu taşıma aracı olduğuna güvenerek ve seyahat etme maksadı ile binen yolcuyu mağdur edecek şekilde cinsel saldırı suçu işlendiği ve ilgili eylemin gerçekleştiği gerekçesiyle olay günü aracı sevk ve idare eden sürücü A.K. hakkında verilen mahkumiyet kararı, Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiş ise de, davacılar tarafından, çalıntı lisans ile otobüsü kullanmasında kendilerinin kusurunun bulunmadığı, M.G. adlı kişiye ait kaybolan ve iptal edilmeyen lisans belgesi ile, sonrasında verilen lisans belgesinin aynı zamanda kullanılması ile A.K. isimli şahısın lisanssız olarak başka özel halk otobüslerinde çalışmasını da denetlemeyen davalı idarenin, kusurunun bulunduğu, davacıların izinleri dışında otobüsü kullanmasının suç olduğundan bahisle A.K. adlı kişi hakkında suç duyurusunda bulunmaları üzerine, … Asliye Ceza Mahkemesinin E:… esasına kayden açılan ceza davasında, Mahkemenin … tarih ve E:…. K:… karar sayılı kararı ile, A.K.’nın “hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak” suçundan mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşıldığı,
Olayda, davaya konu özel halk otobüsünün, suçun işlendiği tarihte ruhsat sahibi olan davacıların İETT Genel Müdürlüğüne bildirdikleri sürekli çalışan şöförleri dışında, kurban bayramında geçici olarak çalışmak üzere diğer özel halk otobüslerinde de lisans belgesi (başkasına ait olduğu anlaşılan) ile şöförlük yapan A.K.’nın kullanımında olduğu, adı geçen şahsın başkasına ait lisans belgesini kullanarak (M.G adına düzenlenip kaybolduğu bildirildiği halde eski belge iptal edilmeksizin anılan kişi adına, yeni çalışma lisansı verilmesi sonucunda kullanımında kalan önceki belge ile) zaman zaman başka araçlarda da çalıştığı anlaşıldığından, davacıların bu durumu (başkasına ait belge kullanıldığını) bilmelerinin beklenemeyeceği, bu nedenle söz konusu fiilin şahsi suç niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği,
Dava konusu olayda, davacıların sorumluluklarını ve haklarında uygulanan yaptırımı gerektirecek nitelik ve ağırlıkta, ihmal veya kusurlu davranışları sonucunda gerçekleşmiş bir eylemden bahsedilemeyeceğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin kararda ise yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf talebinin kabulüne, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 04/02/2022 tarih ve E:2017/5627, K:2022/554 sayılı kararıyla;
Dava konusu ruhsat iptaline sebebiyet veren suçun, mesai saatleri dışında ve özel halk otobüsünün ruhsat sahibi olan davacıların bilgisi dışında gerçekleşmesi nedeniyle davacılar hakkında dava konusu idari yaptırımın uygulanamayacağı ileri sürülmüş olsa da; Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi’ndeki cinsel saldırı suçunun işlenmesinde araç olarak kullanılan otobüsün ruhsatının iptal edilmesine yönelik yaptırımı içeren düzenlemenin, yalnızca ruhsat sahibinin bahsi geçen suç teşkil edici eylemi bizzat işlemesinin cezalandırılacağına ilişkin olmayıp, aynı zamanda özel halk otobüslerinin kamu hizmeti ifa ettiğine güvenerek yolculuk yapan kimselerin işlenen suçtan mağdur olmaları halinde, aracı sevk ve idare eden kişiyi idareye bildirmek ve bu kişilerin çalışma yetkilerini denetlemekle yükümlü olan işverenlerin ilgili denetim yükümlülüğünü yerine getirmemeleri neticesinde suç işlenmesinin de cezalandırılmasına yönelik olduğu; olayda, davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüse binen yolcunun 25/09/2015 tarihinde İstanbul Kart kullanarak, 146T hatlı otobüs ile 23.20’de Yenikapı Marmaray İstasyonu’na geldiği ve yine toplu taşıma kullanarak aktarma yapmak suretiyle ile saat :23:40”ta Üsküdar’a gelerek yolculuğunun devamında toplu taşıma aracı kullanma maksadı ile dava konusu otobüse bindiği, davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüsün kamu hizmeti ifa ettiğine yönelik şekil ve işaretlere güvenerek araca binen yolcunun aracı sevk ve idare eden yetkisiz sürücünün cinsel saldırısına maruz kaldığı anlaşılmış olup, kamu hizmeti ifa etme maksadı ile kullanılan otobüste çalışan sürücünün bu araçları kullanma hususunda yetkisi olup olmadığını denetleyerek, ilgili sürücünün bilgilerini davalı idareye bildirmekle yükümlü olan ruhsat sahibi davacıların, bu denetim ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği ve yetkisiz sürücü tarafından toplu taşıma aracında cinsel saldırı suçu işlendiği anlaşıldığından, Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi’nin ”Yaptırım Cetveli” başlıklı 28. maddesinin 32. fıkrası uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, toplu taşıma faaliyetinin, bir kamu hizmeti olduğu, taşımacıların bu hizmeti, İETT Genel Müdürlüğü adına fakat kendi hesaplarına yürüttükleri, geçici çalışma ruhsatlarının her yıl yenilendiği ve bu esnada taşımacıların noter tarafından düzenlenen beyanname ile, Yönerge kurallarını bildikleri ve uyacaklarını kabul ve taahhüt ettikleri, özel halk otobüslerinde İETT tarafından verilen eğitimi almış ve toplu taşıma sertifikası bulunan şoförlerin çalışabileceği, şartları taşıyan kişilerin çalışabilmesi için isimlerinin taşımacılar tarafından İETT’ye bildirilmesi gerektiği, olay günü davacılara ait otobüsün ilk sefere çıkışının, hareket amirliği tarafından (şoför ve aracın sefere uygunluğu açısından) kontrol edildiği ve sefer izninin verildiği, ancak gün içerisinde, seferlerin sonuna doğru şoför değişimi yapıldığı ve bu değişimin davacılar tarafından İETT’ye bildirilmediği, İstanbul’da, 760 hatta toplam 3600 adet özel halk otobüsünün çalışmakta olduğu ve günde 25.000-30.000 arası sefer gerçekleştirildiği, gün içindeki şoför değişiminin İETT’tarafından takip edilmesinin mümkün olmadığı, bu konudaki sorumluluğun taşımacılara ait olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacıların ruhsat sahibi oldukları C.1041 kodlu özel halk otobüsünde, nitelikli cinsel saldırı suçu işlendiğinden bahisle, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İETT Genel Müdürlüğü Özel Ulaşım Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile, aracın işletme ruhsatının iptaline karar verilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
3645 sayılı İstanbul Elektrik, Tramvay ve Tünel İdareleri Teşkilat ve Tesisatının İstanbul Belediyesine Devrine Dair Kanun gereği İstanbul İlinin toplu taşıma hizmetleri İETT Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilmektedir.
3645 sayılı Kanun’a dayanarak İETT Genel Müdürlüğü ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaştırma Koordinasyon Merkezi tarafından çıkarılan, Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi ile, şehir içi halk otobüslerinin çalışma usul ve esasları belirlenmiştir.
Anılan Yönerge’nin, ”Yaptırım Cetveli” başlıklı 28. maddesinin 32. fıkrasında ise; ”cinsel tecavüz vb. yüz kızartıcı eylem ve davranışlarda bulunmak” eyleminin raporla veya mahkeme kararıyla belirlenmesi halinde, eylemin gerçekleştiği otobüsün ruhsatının iptal edileceği kuralı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüsün, aracın daimi ve yetkili sürücüsünün mazereti nedeniyle çalışamadığı zaman diliminde, A.K. isimli şahıs tarafından kullanıldığı, aracı yetkisiz şekilde ve davacılar tarafından davalı idareye bildirilmeksizin mesai saatleri içerisinde kullanan bu sürücünün, 25/09/2015 günü mesai bittikten sonra, saat 23.40’ta araca binen yolcuya karşı, araçta başka kimsenin olmamasından faydalanarak cinsel saldırı suçu teşkil edecek eylemde bulunduğu, … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… esasına kayden açılan ceza davasında, adı geçen sürücünün eylemi sabit bulunarak 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu mahkumiyet hükmünün de Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacılar tarafından, ruhsat iptaline sebebiyet veren eylemin mesai saatleri dışında ve özel halk otobüsünün ruhsat sahibi olan davacıların bilgisi dışında gerçekleşmesi nedeniyle haklarında dava konusu idari yaptırımın uygulanamayacağı ileri sürülmüş ise de; Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi’ndeki cinsel saldırı suçunun işlenmesinde araç olarak kullanılan otobüsün ruhsatının iptal edilmesine yönelik yaptırımı içeren düzenlemenin, yalnızca ruhsat sahibinin bahsi geçen eylemi bizzat işlemesine yönelik olmadığı, düzenlemenin aynı zamanda özel halk otobüslerince yürütülen hizmetin kamusal niteliğine güvenerek yolculuk yapan kimselerin, işlenen suçtan mağdur olmaları halinde, aracı sevk ve idare eden kişiyi idareye bildirmek ve bu kişilerin çalışma yetkilerini denetlemekle yükümlü olan taşımacıların, ilgili denetim yükümlülüğünü yerine getirmemeleri sonucu suç işlenmesi durumlarını da kapsadığı açıktır.
Dava konusu olayda, davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüse binen yolcunun, 25/09/2015 tarihinde İstanbul Kart kullanarak, 146T hatlı otobüs ile 23.20’de geldiği Yenikapı Marmaray İstasyonu’ndan toplu taşıma kullanarak saat: 23:40’ta Üsküdar’a geldiği, buradan da yolculuğunun devamında toplu taşıma aracı kullanmak maksadıyla suça konu eylemin gerçekleştiği otobüse bindiği, davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüsün kamu hizmeti ifa ettiğine yönelik şekil ve işaretlere güvenerek araca binen yolcunun, aracı sevk ve idare eden yetkisiz sürücünün cinsel saldırısına maruz kaldığı tartışmasızdır.
Bu durumda; kamu hizmeti niteliğini haiz toplu taşıma hizmeti sunulan özel halk otobüsünde çalışan sürücünün, bu aracı kullanma yetkisi bulunup bulunmadığını denetleyerek, sürücü bilgilerini davalı idareye bildirmekle yükümlü olan ruhsat sahibi davacılar tarafından, bahse konu denetim ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediği ve yetkisiz sürücü tarafından toplu taşıma aracında cinsel saldırı suçu işlendiğinden, Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi’nin ”Yaptırım Cetveli” başlıklı 28. maddesinin 32. fıkrası uyarınca tesis edilen dava konusu ruhsat iptali işleminde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 12/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.