Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/3040 E. 2022/3291 K. 17.11.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/3040 E.  ,  2022/3291 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3040
Karar No : 2022/3291

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF : 1-(DAVALI): … Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
2-DAVALI YANINDA MÜDAHİL: …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 17/05/2022 tarih ve E:2021/3613, K:2022/2103 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Münfesih … Gayrimenkul A.Ş. (… Holding A.Ş.) adına kayıtlı, Antalya ili, Aksu ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel numaralı, 23.328,46 m² yüzölçümlü taşınmazın özelleştirme ihalesinin nihai pazarlık görüşmelerinde …’a verilmesine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 17/05/2022 tarih ve E:2021/3613, K:2022/2103 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule yönelik itirazları geçerli görülmeyerek;
… tarih ve …sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla münfesih … Gayrimenkul A.Ş. (… Holding A.Ş.) adına kayıtlı Antalya ili, Aksu ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel numaralı, 23.328,46 m² yüzölçümlü taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ve taşınmazın satış yöntemiyle özelleştirilmesine karar verildiği;
Taşınmaza ilişkin olarak davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının 19/04/2019 tarih ve 30750 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 18/04/2019 tarih ve 988 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylandığı, anılan planlar ile taşınmaza yönelik olarak “Ticaret-Turizm-Konut Alanı, Park ve Yol” kullanım kararı getirildiği;
İmar planlarının askı süreci tamamlanarak kesinleşmesi sonrasında, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının … tarih ve … sayılı Oluru ile taşınmazın, “Satış” yöntemi uygulanmak suretiyle “Pazarlık Usulü” ile özelleştirilmesi için ihaleye çıkarılmasına karar verildiği;
Söz konusu taşınmazın satış yöntemiyle özelleştirilmesini teminen 17/02/2021 tarih ve 31393 sayılı Resmî Gazete’de ihale ilanının yayımlandığı;
Anılan taşınmazın satışı için gerçekleştirilen ilk ihalede son teklif verme tarihi olan 13/04/2021 tarihi itibarıyla on iki adet teklif alındığı, teklif sahipleriyle 28-29/04/2021 tarihlerinde pazarlık ve bilgilendirme görüşmeleri yapılarak tüm teklif sahiplerinin katılımıyla gerçekleştirilen nihai pazarlık görüşmeleri sonucunda yapılan açık artırma üzerine alınan … tarih ve … sayılı İhale Komisyonu kararı ile taşınmazın en yüksek teklifi veren …’a İhale Şartnamesi çerçevesinde satılmasına,
Bunun üzerine davacı tarafından taşınmazın özelleştirme ihalesinin nihai pazarlık görüşmelerinde …’a verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendi, 2. ve 3. maddeleri ile Geçici 8. maddesine 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 85. maddesinin (e) ve (f) bentlerine; uyuşmazlığa konu taşınmazın özelleştirilmesine ilişkin İhale Şartnamesi’nin “İhalenin Onayı” başlıklı 12. maddesi, “Diğer Hususlar” başlıklı 22. maddesi, ihaleye ilişkin Şubat 2021 tarihli Tanıtım Dokümanı’nın “Taşınmaza İlişkin Genel Bilgiler” başlıklı 3. maddesinin “Son 3 yıl içerisinde yapılan imar değişiklikleri” başlıklı kısmına yer verilerek;
4046 sayılı Kanun’da “kuruluş” olarak sayılan genel ve katma bütçeli idarelerin gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının, Kurulca, belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmesi yoluna gidilebileceği, genel bütçeli idarelerin gördükleri kamu hizmeti ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının mülkiyet devri suretiyle özelleştirilmesinin mümkün olduğu, Özelleştirme Yüksek Kurulunun (Cumhurbaşkanının) yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonunca verilen nihaî kararları onaylama yetkisini haiz olduğu, ihale şartnamesi uyarınca ihale komisyonu kararlarının Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmasından sonra kesinleşeceği;
Olayda, davacı tarafından satış işlemi gerçekleştiren taşınmaza ilişkin imar planlarının iptali istemiyle Danıştay Altıncı Dairesinin E:2019/19242 sayılı dosyası nezdinde açılmış olan davanın mevcut olduğu, bu bakımdan taşınmazın satış işleminin planlara karşı açılan dava süreci sonuçlandıktan sonra yapılması gerektiği, ayrıca devam eden süreçte Danıştay Altıncı Dairesinin 05/10/2021 tarih ve E:2019/19242 sayılı kararı ile imar planlarının yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğinin ileri sürüldüğü görüldüğünden, imar planlarına karşı dava açılmış olması hâlinde taşınmazın özelleştirme kapsamında satış işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiği;
İmar planları ile, taşınmazların genel kullanış biçimlerinin, bunların yoğunluk ve düzeninin, kamu yararına en uygun kullanım şeklinin belirlendiği; bu bağlamda, bir taşınmazın imar planının bulunmamasının veya taşınmaza ilişkin imar planında meydana gelen bir değişikliğin veyahut imar planının yargı kararıyla iptal edilmesinin, sadece taşınmaza yönelik olarak imar planları ile öngörülen kullanım koşullarını etkilediği;
İmar planları, taşınmaz satış işleminden bağımsız olarak taşınmazın kullanım esaslarına ilişkin temel ilkeleri içerdiğinden, imar planlarındaki değişikliklerin taşınmaz satışına engel oluşturmayacağı gibi, ihale sonucu taşınmaz satış ihalesi üzerinde kalan istekli tarafından taşınmaz üzerinde gerçekleştirilecek tasarrufların da imar planına uygun olması gerektiği için ilgili kurum ve kuruluşların izin ve onayına tâbi olacağı;
Bu bakımdan münfesih … Gayrimenkul A.Ş. (… Holding A.Ş.) adına kayıtlı, taşınmazın satılmasını teminen gerçekleştirilen ihale tarihinde taşınmazın imar planlarında “Ticaret-Turizm-Konut Alanı, Park ve Yol” alanı olarak planlandığı ve imar planlarının yürürlükte olduğu, ayrıca tanıtım dokümanında meri imar planlarına karşı açılmış dava bulunduğu bilgisine yer verildiği ve isteklilerin bu hususu bilerek ihaleye katıldığı dikkate alındığında, davalı idarece taşınmazın ihaleye çıkarılmasında, imar ve ihale mevzuatının tâbi olduğu temel ilkelere bir aykırılık bulunmadığı;
Öte yandan, uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak 18/04/2019 tarih ve 988 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nın iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin E:2019/19242 sayılı dosyasında verilen 05/10/2021 tarihli karar ile, “Dava konusu nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinde, karma kullanım alanlarında konut, ticaret ve turizm alanlarının belirsiz olduğu, konut kullanımında ise metrekareye göre ihtimali olarak yapılaşma koşullarının belirlendiği, uygulamada belirsizlik oluşturacağı açıktır…. 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile uyuşmazlık konusu taşınmaza ticaret-turizm-konut olmak üzere karma kullanım kararları getirilmesi ancak, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin “İmar planı ilkeleri” başlıklı 21. maddesinin 10. fıkrası ile 24. maddesinin 9. fıkrası ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinin, 1. fıkrasının, (ğ) bendindeki hükümlere uygun şekilde karma kullanım oranları ayrıştırılarak, açık ve net biçimde tanımlanmamış olması, ayrıca konut alanı için üç farklı parsel büyüklüğü önerildiği hâlde hangi büyüklüğün esas alınarak uygulama yapılacağının belirli olmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle dava konusu planların yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği;
Söz konusu kararda, imar planları ile taşınmaza yönelik olarak “ticaret-turizm-konut” kullanım şekli belirlenmekle birlikte bu kullanım şekillerinin oranlarının ayrıştırılmamış olduğu, ayrıca konut alanı için üç farklı parsel büyüklüğü önerildiği hâlde hangi büyüklüğün esas alınarak uygulama yapılacağının belirli olmadığı gerekçeleriyle imar planlarının hukuka aykırı olduğu belirtilmekle birlikte, taşınmazın kullanım fonksiyonunun “ticaret-turizm-konut” alanı olarak belirlenmesinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğuna ilişkin bir tespit yapılmadığı;
Ayrıca, ihaleye ilişkin şartnamede, taşınmazın devredildiği tarihten itibaren 5 (beş) yıl içerisinde, idare tarafından yapıları imar planlarına ilişkin olarak verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen gerekli imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemlerin idare tarafından 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Ek Madde 3 hükmü çerçevesinde yapılacağının belirtildiği;
Bu itibarla, uyuşmazlığa konu satış işleminin mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği, davalı idarece ihaleye ilişkin tanıtım dokümanında imar planlarına karşı açılmış dava bulunduğu bilgisine yer verildiği, imar planlarının iptali hâlinde tarafların hak ve yükümlülükleri ile uyuşmazlıkların çözüm şeklinin de ihale dokümanında düzenlendiği, imar planları hakkında verilen yürütmenin durdurulması kararında belirtilen aykırılıkların yeniden yapılacak imar planları ile giderilebilecek nitelikte olduğu, kaldı ki ihaleye konu taşınmaza ilişkin imar planının yargı kararıyla yürütmesinin durdurulması veya iptali hâlinde bu durumun taşınmazın ihale ile satılmasını engellemeyeceği ve doğrudan taşınmaz satış işleminin iptali sonucunu doğurmayacağı hususları göz önüne alındığında, 4046 sayılı Kanun’da yer alan usul ile ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlama ve Hazine’ye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etme amacına uygun olarak gerçekleştirildiği anlaşılan ihale sonucunda taşınmazın ihalesinin …’a verilmesine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, önce satışın yapılıp, sonrasında imar durumunun belirlenmesinin hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmadığı, nizalı olan ve nizalı olduğu özelleştirmeyi yapan idarece bilinen bir taşınmazın satışının yapılmasının ekonomide verimlilik artışını sağlamaya uygun olmadığı, plan iptaline yönelik açılmış olan davanın sonucunda verilen kararın ve gerekçesinin dava konusu işleme sonradan sıhhat kazandıramayacağı, Daire kararının gerekçesinin kendi içerisinde çeliştiği, imar planlarına karşı açılan davada Danıştay Altıncı Dairesince, karma kullanım kararının, bölgenin imar bütünlüğüne uymadığının açıkça tespit edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı idari yargılama Usulü Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer yandan, uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak 18/04/2019 tarih ve 988 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nın iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 25/05/2022 tarih ve E:2019/19242, K:2022/6150 sayılı kararı ile, 1/5000 ölçekli nazım imar planı yönünden davanın reddine, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptaline karar verilmiş; bahse konu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/11/2022 tarih ve E:2022/3031, K:2022/3282 sayılı kararı ile onanmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 17/05/2022 tarih ve E:2021/3613, K:2022/2103 sayılı kararının ONANMASINA,
3. 17/11/2022 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.