Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/3069 E. 2022/2996 K. 20.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/3069 E.  ,  2022/2996 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3069
Karar No : 2022/2996

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 30/11/2021 tarih ve E:2016/58445, K:2021/4184 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 30/11/2021 tarih ve E:2016/58445, K:2021/4184 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedildiği, söz konusu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddi ile anılan mahkumiyet kararının onanarak 09/06/2020 tarihinde kesinleştiği,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı” ve “ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu” ile Ceza Mahkemesi kararındaki tespitlerin incelenmesinden; davacının … ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Ayrıca, davalı idarece dosyaya sunulan “…” ID numaralı ByLock kullanıcısına ait ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında; “İd’yi Ekleyenlerin Verdikleri İsimler” başlığı altında davacının adına, TC kimlik numarasına ve “…” ID numarasına yer verilmesinin de davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olarak değerlendirildiği,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt sohbet ve toplantılarına katıldığına ve sohbet verdiğine, örgütün yönlendirmesiyle katalog evlilik yaptığına, devre abisi olduğuna, devre abileri arasında yapılan toplantıya katıldığına, staj evinden sorumlu olduğuna, T5 grubunda yer aldığına, himmet aldığına ve diğer hususlara yönelik tanık ifadelerinin, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ”bağımsız” adaylarını desteklediğine ve diğer hususlara yönelik kendi beyanlarının ve tanık ifadelerine karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının tanık ifadelerine karşı beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu … tarih ve … sayılı kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu … tarih ve … sayılı kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Öte yandan, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı kararın, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin HSK Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile reddedilmesi suretiyle kesinleştiği anlaşıldığından, dava konusu edilen kesinleşmiş bu kararın iptali isteminin incelenmesi gerektiği,
Bununla birlikte, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı karara yönelik yeniden inceleme talebine davalı idarece 60 gün içerisinde cevap verilmemesi suretiyle oluştuğu öne sürülen zımni ret işlemine ilişkin iptal istemi yönünden ise, bu istemin yukarıda yer verilen gerekçe uyarınca ortada oluşmuş bir zımni ret işleminden bahsedilemeyeceğinden, incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle,
davanın kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, olağanüstü halin gerektirdiği ölçüde, olağanüstü hale neden olan konularla ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, bu kapsamda olağanüstü hale neden olan darbe girişimi ile bağlantısı bulunmadığından 667 sayılı KHK ile meslekten çıkarılmasının, temel hak ve özgürlüklerin durdurulmasının ölçülülük ilkesine uygun olmasını öngören Anayasa’nın 15. maddesine aykırı olduğu, dava konusu işleme dayanak teşkil eden fiili işleyip işlemediğinin hakkında yürütülecek disiplin soruşturması sonucunda ortaya konulması gerektiği, 667 sayılı KHK’nin 3. maddesinde bu hususa imkan veren bir düzenleme bulunmadığından hükmün Anayasa’ya aykırı olduğu, 667 sayılı KHK ile getirilen düzenlemenin suç ve ceza içeren düzenleme mahiyetinde olmasına rağmen geçmişe etkili olarak uygulanması nedeniyle suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, usulüne uygun disiplin soruşturması açılmadan ve savunması alınmadan doğrudan ihracına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, Anayasal sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine ilişkin somut delil bulunmadığı, 667 sayılı KHK’nin 3. maddesinde yer alan iltisak ve irtibat kavramlarının muğlak olduğu, dolayısıyla anılan düzenlemenin hukuki öngörülebilirlik ve ulaşılabilirlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra ortaya konulan delillerin dikkate alınamayacağı, ByLock verilerinin hakim veya mahkeme kararı olmaksızın hukuka aykırı olarak elde edilmiş olması nedeniyle adli veya idari bir soruşturmada ve yargılamada delil olarak kullanılamayacağı, anılan programı indirmediği ve kullanmadığı, aleyhine beyanda bulunan tanıkların etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler olduğu, salt kendini kurtarma gayesi ile beyanda bulundukları beyanlarının özgür iradelerine dayanmadığı, ayrıca söz konusu tanıkların kendisinin hazır bulunduğu bir duruşmada ifadelerinin tekrarlanmadığı, tanığa soru sorma ve tanığı sorgulama hakkı ile lehe olan tanık ifadelerinin, aleyhine olan tanık ifadeleriyle aynı şartlarda dinletme hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlemin Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğu, bu işlemle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde belirtilen bağımsız mahkeme ilkesinin, masumiyet karinesinin, 8. maddesindeki özel hayata saygı hakkının; öte yandan, adil yargılanma hakkının, şeref ve itibara saygı hakkının, aile ve özel hayata saygı hakkının, ayrımcılık yasağının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 30/11/2021 tarih ve E:2016/58445, K:2021/4184 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 20/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.