DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3102 E. , 2022/3193 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3102
Karar No : 2022/3193
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- .. Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/06/2022 tarih ve E:2019/4534, K:2022/4024 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Sınıf Öğretmenliği Doktora Programından davacının ilişiğinin kesilmesine ilişkin Enstitü Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile anılan kararın dayanağı olan YÖK Yürütme Kurulunun … tarih ve …numaralı oturumunda alınmış olan … sayılı kararın iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti:Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/06/2022 tarih ve E:2019/4534, K:2022/4024 sayılı kararıyla;
Anayasa’nın 42, 130/9 ve 131; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 6/a, 7/a ve 10; Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 1, 2 ve 10/4 ile Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin 9/1-a maddelerine yer verildikten sonra,
Düzenleyici işlem incelendiğinde;
Uyuşmazlıkta, davacının öğrencilikten kaydının silinmesine ilişkin işlemin dayanağının, YÖK Yürütme Kurulunun … tarih ve …sayılı kararının 2/c maddesi olduğu görüldüğünden, düzenleyici işlem yönünden 2/c maddesine hasren hukuki denetim yapılmasına karar verildiği,
Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar’ın, Yükseköğretim Genel Kurulunun 12/02/2015 tarihli kararı ile değiştirilen 10. maddesinin 4. fıkrasında, “YÖK tarafından ilan edilen lisansüstü eğitim kontenjanlarına yerleştirilen araştırma görevlilerinin öğretim üyesi yetiştirme kadrosu ile ilişiklerinin kesilmesi halinde, lisansüstü eğitimle de ilişikleri kesilir.” kuralı yer almakta iken, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/10/2015 tarih ve E:2015/1112 sayılı kararıyla, “Anayasa’nın kimsenin, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağına ilişkin hükmü ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Sözleşme’ye taraf bir ülkenin kendi egemenliği altında olan kişileri halihazırda mevcut olan eğitim kurumlarına erişim hakkından hukuka aykırı olarak mahrum bırakamayacağı ve bu hakkın yükseköğretimi de kapsadığı yönündeki kararları göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile koruma altına alınan eğitim hakkından yoksun bırakılma sonucunu doğuran dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı” gerekçesiyle düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, Dairelerinin 17/10/2019 tarih ve E:2015/3285, K:2019/8894 sayılı kararıyla, İdari Dava Daireleri Kurulunun YD itiraz kabul kararında yer alan gerekçe doğrultusunda dava konusu düzenlemenin iptaline karar verildiği ve anılan kararın İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/01/2021 tarih ve E:2020/357, K:2021/83 sayılı kararıyla onandığı,
Anılan karar gereğince, Yükseköğretim Genel Kurulunun 04/02/2016 tarihli kararıyla söz konusu Usul Esaslar’ın 10. maddesinin 4. fıkrasının “YÖK tarafından ilan edilen lisansüstü eğitim kontenjanlarına yerleştirilen araştırma görevlilerinin ÖYP kadrosu ile ilişiklerinin kesilmesi lisansüstü eğitimle de ilişiğin kesilmesi neticesini doğurmaz.” şeklinde değiştirildiği,
Buna göre, YÖK Yürütme Kurulunun … tarih ve … numaralı oturumunda alınmış olan … sayılı kararın 2/c maddesinde; “Genel kontenjan dahilinde lisansüstü eğitime başlamayıp da Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar çerçevesinde ve ÖYP için belirlenen özel kontenjanlar dahilinde kadrolarına bağlı olarak sınavsız şekilde lisansüstü eğitimlerine başlayıp sürdüren araştırma görevlilerinin ise kamu görevinden çıkarılmalarıyla birlikte öğrenciliklerinin de sona ermesi gerekeceğinden ders kayıtlarının yapılmasının uygun olmayacağına…” kuralı yer almakta ise de; anılan düzenlemenin, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar’ın, Yükseköğretim Genel Kurulunun 04/02/2016 tarihli kararı ile değiştirilen 10. maddesinin 4. fıkrasına açıkça aykırı olduğu,
Bu itibarla, düzenlemenin iptali gerektiği,
Bireysel işlem incelendiğinde;
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının 2015 yılında yüksek lisans eğitimini tamamlayarak ÖYP kapsamında Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Sınıf Öğretmenliği Doktora Programına başladığı, 08/07/2018 tarih ve 30472 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 701 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği, 27/02/2019 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Yönetim Kurulu Kararı ile öğrenciliğine son verildiği ve anılan işlemin 06/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, OHAL Komisyonuna yaptığı başvurunun 06/03/2019 tarihinde reddedildiği, öte yandan, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla 7 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ancak anılan kararın … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla eksik inceleme gerekçesiyle bozulduğu, bozma üzerine … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… esasına kayıtlı dosya üzerinden yargılamasının devam ettiğinin görüldüğü,
Eğitim hakkının Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınmış olduğu hususu göz önüne alındığında, davacının araştırma görevlisi kadrosu ile ilişiğinin kesilmiş olmasının doktora eğitimi ile de ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğurmayacağı,
YÖK Yürütme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının 2/c maddesi gereği davalı Üniversite tarafından, davacının Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsünden kaydının silinmesine ilişkin dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, yükseköğretim kurumlarında öğrenci statüsünde bulunan kişilerin bu statülerinin sona erdirilmesi hususunun ilgili disiplin mevzuatı hükümlerine tabi olduğu, bu çerçevede, Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği hükümlerine göre, herhangi bir öğrencinin, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek fiillerini işlediğinin Mahkeme kararıyla ortaya konulması ve söz konusu kararın kesinleşmesi durumunda yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılabileceği,
Bu durumda, davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek fiillerinden herhangi biri ya da hepsini işlediğine veya bu yönde eylemde/faaliyette bulunduğuna dair adli yargı mahkemelerince verilen kesinleşmiş bir karar bulunmadığı, dolayısıyla ortada Yönetmelik’in 9/1-a maddesi uyarınca verilmiş böyle bir karar olmadan öğrencilikle ilişiğinin kesilemeyeceği sonucuna ulaşıldığı,
Diğer yandan, davacı hakkında Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin 9/1-a maddesi uyarınca, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek fiillerinden dolayı mahkumiyet hükmü kurulması ve söz konusu hükmün kesinleşmesi durumunda, idarece yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idarelerden Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından, genel kontenjan dahilinde Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği ve söz konusu Yönetmelik’e dayanılarak üniversitelerce hazırlanan Yönetmelik hükümlerinde öngörülen birtakım kriterler ve sınavlar neticesinde adaylar arasından lisansüstü ve doktora programlarına öğrencilerin alındığı, davacının ise, söz konusu sınav ve kriterlere tabi olmaksızın ÖYP için belirlenen özel kontenjan dahilinde sınavsız olarak lisansüstü eğitimini tamamlayıp kadrosuna bağlı olarak doktora programına başladığı, bu itibarla öğretim elemanı ihtiyacının karşılanması için yapılan planlama neticesinde belirlenen ÖYP lisansüstü eğitim kontenjanlarının kamu görevinden çıkarılmış öğretim elemanı olarak çalıştırılması mümkün olmayan adaylarla doldurulmasının ÖYP’den beklenen kamu yararıyla çelişeceği belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerden Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü tarafından, davacının doktora programı ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemin YÖK Yürütme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının 2/c maddesine istinaden tesis edildiği, idari yargı organlarınca yerindelik denetimi yapılamayacağı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Üye …’ın, dava dilekçesinde,YÖK Yürütme Kurulunun … tarih ve … numaralı oturumunda alınmış olan … sayılı kararın iptali istenilmesine rağmen, Daire tarafından, dava konusu kararın 2/c maddesine hasren inceleme yapılmasında hukuken isabet olmadığı ve kararın diğer maddeleri yönünden eksik inceleme yapıldığı yönündeki usule ilişkin oyuna karşılık, dava dilekçesindeki davacı iddiaları dikkate alındığında, Dairece hasren inceleme yapılarak karar verilmesinde, yargılama usulüne bir aykırılık görülmeyerek uyuşmazlığın esasına geçildi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 10/06/2022 tarih ve E:2019/4534, K:2022/4024 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 09/11/2022 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliği ile karar verildi.