DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3166 E. , 2022/3410 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3166
Karar No : 2022/3410
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALI : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 17/01/2022 tarih ve E:2017/3199, K:2022/148 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Silahsız özel güvenlik görevlisi olarak çalışan davacının, kimlik kartı ve çalışma izninin iptal edilmesine ilişkin 22/09/2017 tarihli işlemi ile bu işlemin dayanağı olduğu belirtilen 17/07/2012 tarihli Özel Güvenlik Hizmetleri Birleştirilmiş Genelgesi’nin 7.2 ve 7.4 maddelerinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 17/01/2022 tarih ve E:2017/3199, K:2022/148 sayılı kararıyla;
Dava konusu düzenleme yönünden incelemenin Genelge’nin 7.2. maddesine hasren yapıldığı, ayrıca dava açıldıktan sonra 22/09/2021 tarih ve Bakanlık Genelge No: 2021/10 sayılı ‘Özel Güvenlik Hizmetleri Genelgesi’nin yürürlüğe girdiği ve anılan Genelge’nin 27.2. maddesi ile dava konusu Genelge yürürlükten kaldırılmış ise de, bireysel işlemin hukuka uygunluk denetiminin yapılabilmesi için gerekli görüldüğünden, yürürlükten kalkmış olan dava konusu Genelge’nin hukuka uygunluk denetiminin yapıldığı belirtilerek,
Uygulama işleminin tesis edildiği tarihteki hâli ile 5188 sayılı Kanun’un 11. maddesinde; özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilecek kimselere valilik tarafından çalışma izni verilebilmesinin, Kanun’un 10. maddesinde aranan koşullara ilave olarak haklarında yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumlu olması ve 14. maddede öngörülen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla tamamlamış olmaları gerektiği koşuluna bağlandığı,
Anılan Kanun’un 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin (3) numaralı alt bendinde, özel güvenlik görevlisi olmak isteyen kişiler hakkında soruşturma ve kovuşturma bulunmaması gereken suçların tahdidi olarak sayıldığı, bu suçlar arasında Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar ile organize suç kapsamında işlenen suçların yer almadığı,
Bununla birlikte, özel güvenlik hizmetinin, kamu güvenliğini tamamlayıcı nitelikte olması nedeniyle, söz konusu hizmetin yürütülmesi aşamasında görev yapan kişilerin, hizmetin niteliğiyle bağdaşır şekilde suç şüphesinden uzak olması gerektiğinin açık olduğu,
Bu hususun, 5188 sayılı Kanun’da da dikkate alındığı ve özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edileceklerin, hem Kanun’un 10. maddesinde sayılan koşulları taşıması, hem de aynı Kanun’un 11. maddesinde haklarında valilikçe yapılacak güvenlik soruşturması sonucunun olumlu bulunması gerektiğinin öngörüldüğü,
Bu kapsamda çalışma izni vermeye yetkili makamın, kanunla tanınan takdir yetkisini, Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar ile organize suç kapsamındaki suçlar bakımından ilgili hakkında açılan ceza davasının sonuçlanmasını beklemek şeklinde kullanmasında hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı,
Bu durumda, 5188 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca halihazırda özel güvenlik görevlisi olarak çalışanlar hakkında yapılan güvenlik soruşturmaları sonucunda, Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar ile organize suç kapsamındaki suçlardan herhangi birisi ile ilgili olarak devam eden ceza kovuşturması bulunanlar hakkında hüküm verilinceye kadar çalışmaya devam etmelerine izin verilmemesine ilişkin dava konusu Genelge hükümlerinde hukuki isabetsizlik görülmediği,
Davacı hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinin … esas numaralı dosyası ile “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından kamu davası açıldığının ve davanın derdest olduğunun tespit edilmesi üzerine Valilik tarafından 17/07/2012 tarihli Özel Güvenlik Hizmetleri Birleştirilmiş Genelgesi’nin 7.4. maddesi uyarınca yargılama neticeleninceye kadar çalışma izni verilmemesine ve yargılama neticesinde durumunun tekrar değerlendirileceğine dair dava konusu işlemin tesis edildiği belirtilerek,
Davacının halihazırda fiilen özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı,
Davacıya, Genelge’nin halihazırda fiilen özel güvenlik görevlisi olarak çalışmakta olan kişilerin Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar ile organize suç kapsamında bir suçtan dolayı yargılanmaları halinde, yargılama neticeleninceye kadar özel güvenlik kimlik kartlarına geçici olarak el konulacağı, yargılama neticesinde mahkum olmaları halinde kimlik kartının iptal edileceği, beraat etmeleri halinde ise kimlik kartının iade edileceği düzenlemelerini ihtiva eden 7.2. maddesinin uygulanması gerektiği,
Bu durumda, Genelge’nin 7.2. maddesi uyarınca, yargılama sonuçlanıncaya kadar davacının özel güvenlik kimlik kartına geçici olarak el konulmasına yönelik işlem tesis edilmesi gerekirken, yargılamanın belirtilen suçlar nedeniyle hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanması halinde uygulanması gereken çalışma izninin ve özel güvenlik kimlik kartının iptali yolunda tesis edilen dava konusu uygulama işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle,
Dava konusu Genelge yönünden davanın reddine, davacının kimlik kartı ve çalışma izninin iptal edilmesine ilişkin bireysel işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarelerden Diyarbakır Valiliği tarafından, yargılamaya esas olan suçun neviî itibarıyla Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar ile organize suç kapsamında olması nedeniyle davacıya silahsız özel güvenlik görevlisi kimlik kartı ve çalışma izninin verilmediği belirtilerek, Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerden Diyarbakır Valiliğinin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen iptale ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin 17/01/2022 tarih ve E:2017/3199, K:2022/148 sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 28/11/2022 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava; silahsız özel güvenlik görevlisi olarak çalışan davacının, kimlik kartı ve çalışma izninin iptal edilmesine ilişkin 22/09/2017 tarihli işlem ile bu işlemin dayanağı olduğu beliritlen 17/07/2012 tarihli Özel Güvenlik Hizmetleri Birleştirilmiş Genelgesi’nin 7.2 ve 7.4 maddelerinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un (uygulama işleminin tesis edildiği tarihteki hali ile) “Özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar” başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, “26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile;
1) Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak,
2) Affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve fuhuş suçlarından mahkûm olmamak,
3) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarından dolayı hakkında devam etmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmamak.” şartlarına yer verilmiş; aynı fıkranın (h) bendinde de, güvenlik soruşturmasının olumlu olması şartının aranacağı belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un “Çalışma İzni” başlıklı 11. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükteki halinde; “Özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilecekler ile özel güvenlik şirketlerinde, alarm izleme merkezlerinde ve özel güvenlik eğitimi verecek kurumlarda kurucu ve/veya yönetici olarak çalışacaklar hakkında valilikçe güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır. Soruşturma sonucu olumlu olanlara, bu Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla bitirmiş olmak şartıyla, valilikçe çalışma izni verilir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması bir ay içinde tamamlanır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması her kimlik verilmesi veya ihtiyaç duyulması halinde yenilenir. Şirketlerde eğitici ve temsilci olacaklar ile şirket ortağı tüzel kişi ortaklarında da kurucularda aranan şartlar aranır ve güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır. Yönetici veya özel güvenlik görevlisi olabilme şartlarını taşımadığı veya bu şartlardan herhangi birini sonradan kaybettiği tespit edilenlerin kimliği iptal edilir. Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilen kişiler, özel güvenlik alanında faaliyet yürüten şirket veya birimlerde çalışamazlar.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu kapsamda hazırlanan ve hukuka uygun olduğu anlaşılan dava konusu İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 17/07/2012 tarih ve Bakanlık No: 2012/42, EGM No: 2012/71 sayılı Özel Güvenlik Hizmetleri Birleştirilmiş Genelgesi’nin 7.4. maddesinde yer alan yargılaması devam edenlerin çalışma izninin iptal edileceği düzenlemesine dayanılarak davacı hakkında tesis edilen işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış olup, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.