DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3472 E. , 2022/3466 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3472
Karar No : 2022/3466
TEMYİZE EDEN (DAVACI) : … Derneği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onuncu Dairesinin 02/03/2022 tarih ve E:2021/2899, K:2022/1059 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 20/03/2021 tarih ve 31429 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Türkiye Cumhuriyeti Bakımından feshedilmesine ilişkin 19/03/2021 tarih ve 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptali ve bu kararın dayanağı olan 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “bunların hükümlerinin uygulanmasını durdurma ve bunları sona erdirme” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 02/03/2022 tarih ve E:2021/2899, K:2022/1059 sayılı kararıyla;
Dairelerinin 10/06/2021 ve 25/10/2021 tarihli ara kararlarıyla, dava dilekçesini imzalayan Figen Şendikmen’in, davacı Derneği temsile ve davacı adına dava açmaya yetkili olduğunu gösteren yönetim kurulu kararı, imza sirküleri ve diğer tüm bilgi ve belgelerin davacıdan istenildiği, ara kararlarına cevap verme süreleri geçmesine karşın herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığının anlaşıldığı,
Bu durumda, adına dava açtığı … Derneğini temsile yetkili olduğunu kanıtlayan belge sunmayan …’in … Derneğini temsilen dava açma ehliyetinin bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Dairece verilen ara kararlarının ve esas kararın tebligatının usulsüz yapıldığı, ehliyet yönünden davanın reddine dair kararın tebligatını yapan posta memurunun, Dernek adresine geldiği esnada tebligatı almaya yetkili kişinin olmaması nedeniyle Dernek kapısına bir ihbarname yapıştırmak suretiyle tebligatı muhtarlığa bıraktığı, bu tebligatı muhtarlıktan tebliğ alan kişinin Derneği temsilen tebligatı almaya yetkisinin bulunmadığı, nitekim, söz konusu tebligatı Dernek adına tebliğ almaya yetkili olan kişinin … olduğu, davacıyı temsile yetkili kişiyi mahkemenin resen araştırma yükümlülüğünün bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinde; özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde, Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun’un 8. maddesinde ise; bu Kanun’da yazılı sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı, tatil günlerinin sürelere dahil olduğu, ancak, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, sürenin tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağı, sürelerin bitmesinin çalışmaya ara verme zamanına rastlaması halinde, bu sürelerin, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un 60. maddesinde, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işlerinin Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında; kendisine tebligat yapılacak kimse veya önceki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onuncu Dairesince, temyize konu kararın, davacı Derneğin dava dilekçesinde gösterdiği adrese tebligata çıkarıldığı, tebliğ memurunca, komşusunun, muhatabın geçici olarak çarşıya gittiğine dair beyanı üzerine tebliğ evrakına bu husus şerh düşülerek tebligatın, 7201 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule uygun olarak kapıya ihbarname yapıştırılmak, komşuya haber verilmek ve karar muhtar imzasına tebliğ edilmek suretiyle 19/04/2022 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Tebligat Kanunu’na uygun olarak 19/04/2022 tarihinde tebliğ edilmiş olan davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki karara karşı otuz günlük yasal sürenin son günü olan 19/05/2022 gününün resmi tatile denk gelmesi nedeniyle en son 20/05/2022 cuma günü sonuna kadar temyiz isteminde bulunulabilecek iken, bu tarihten sonra 23/05/2022 tarihinde kayda giren dilekçe ile yapılmış olan temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 48/7. maddesi uyarınca kesin olarak, 01/12/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.