DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/411 E. , 2022/2884 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/411
Karar No : 2022/2884
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Federasyonu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 30/09/2021 tarih ve E:2016/15096, K:2021/4461 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 08/09/2016 tarih ve 29825 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ile Özel Çocuk Kulüplerinin Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 5. maddesiyle değiştirilen, 30/04/2015 tarih ve 29342 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ile Özel Çocuk Kulüplerinin Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmelik’in 20. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 30/09/2021 tarih ve E:2016/15096, K:2021/4461 sayılı kararıyla;
2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun 34. maddesi ile 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 2. ve 5. maddelerine atıfta bulunularak,
30/04/2015 tarih ve 29342 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ile Özel Çocuk Kulüplerinin Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmelik’in, gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişilerine ait kreş ve gündüz bakımevleri ile özel çocuk kulüplerinin kuruluş ve işleyişlerine ilişkin esaslar, izin, açılış, çalışma ve personel şartları, ücret tarifeleri, denetimleri, faaliyetlerin durdurulmasına ilişkin işlem ve usulleri içerdiği, anılan Yönetmeliğin 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun 34. maddesiyle davalı idareye verilen yetki kapsamında düzenlendiği,
Dava konusu değişiklik ile, Yönetmeliğin 20. maddesinde, kuruluşta görevlendirilecek personelden istenecek belgeler arasında yer alan ve daha önce hangi sağlık kuruluşundan alınacağına ilişkin açık bir düzenleme içermeyen “sağlık raporu” şeklindeki bendin, “Aile hekimliğinden alınan sağlık raporu” şeklinde değiştirilerek, sağlık raporunun hangi kurumdan alınması gerektiğine ilişkin belirsizliğin giderildiğinin anlaşıldığı,
Davacı Federasyon tarafından, söz konusu değişikliğin aile hekimlerinin yasayla düzenlenmiş görevlerinin dışında iş yüklerini artıracağı, birinci basamak sağlık kuruluşu kabul edilen aile hekimleri tarafından düzenlenecek sağlık raporlarının geçerli olmasına karşın, tam teşekküllü hastanelerden alınacak sağlık raporlarının geçerli kabul edilmemesinin vatandaşların mağduriyetine neden olacağı, düzenlemenin kişilerin sağlık kuruluşlarını seçme hakkını sınırlayıcı nitelikte olduğu ileri sürülmekte ise de; mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, aile hekimlerinin birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce düzenlenmesi öngörülen her türlü raporu düzenleme konusunda yetkili ve görevli kılındığı, sağlık raporu alacak kişilerin zaten aile hekimlerinin kayıtlı hastaları arasında bulunduğu ve aile hekimlerinin bu kişilere birinci basamak sağlık hizmeti vermekle yükümlü oldukları göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu düzenlemenin aile hekimlerinin yasal görevlerini aşan yeni bir görev yüklemediği, bilakis sağlık raporu düzenlenmesi için daha üst basamak sağlık kuruluşlarına başvurulmasının bu kuruluşlardaki hasta yoğunluğunun artmasına neden olacağı anlaşıldığından, davacının bu yöndeki itirazlarının yerinde görülmediği,
Buna göre; dava konusu düzenlemenin amacı ve uyuşmazlığa ilişkin mevzuat bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu düzenlemede üst düzenleyici kurallara, kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu düzenlemenin aile hekimlerinin iş yükünü artırarak aile hekimlerine kayıtlı hastaların muayene hakkını kısıtlayacağı, düzenleme ile aile hekimlerine mevzuatta belirlenen görevler dışında görev verildiği, bu görev nedeniyle ayrı bir ücret ödenmemesinin de angarya yasağına aykırı olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun olan Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı … Dernekleri Fedrasyonu tarafından, 08/09/2016 tarih ve 29825 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ile Özel Çocuk Kulüplerinin Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 5. maddesiyle değiştirilen, 30/04/2015 tarih ve 29342 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ile Özel Çocuk Kulüplerinin Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmelik’in 20. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin (a) bendinde, idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, iptal davaları olarak tanımlanmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 96. maddesinde, federasyonların, kuruluş amaçları aynı olan en az beş derneğin, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle kurulacağı; her federasyonun bir tüzüğünün bulunacağı hükmüne yer verilmiştir.
5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 2. maddesinde ise, üst kuruluşun, derneklerin oluşturduğu tüzel kişiliği bulunan federasyonları ve federasyonların oluşturduğu konfederasyonları ifade edeceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi halde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğurur.
Dosyanın incelenmesinden; davacı federasyon tarafından, aile hekimlerinin iş yükünü artırılarak aile hekimlerine kayıtlı hastaların muayene haklarının kısıtlandığı, aile hekimlerine mevzuatta belirlenen görevler dışında görev verildiği ve bu görev nedeniyle ayrı bir ücret ödenmemesinin angarya yasağına aykırı olduğundan bahisle, dava konusu düzenleyici işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmış olup, dernek federasyonlarının, yalnızca doğrudan federasyonun kendi tüzel kişiliğini ilgilendiren veya kendi üyesi olan derneklerin ortak menfaatini ihlal eden düzenlemelere karşı dava açma ehliyeti bulunduğu, bu sebeple davacı Federasyonun, kendisine ve üyesi derneklere uygulanma olanağı bulunmayan dava konusu düzenleyici işlemin iptalini istemekte doğrudan bir menfaati bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davacı Federasyon yönünden, davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle verilen davanın reddi yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 30/09/2021 tarih ve E:2016/15096, K:2021/4461 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 13/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.