DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/465 E. , 2022/2044 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/465
Karar No : 2022/2044
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Yapı Taahhüt Turizm İşletmecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ: …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 21/10/2021 tarih ve E:2019/12789, K:2021/11650 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmeliğin “Yararlanma şartları” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “ve kiralama işlemlerinin idare nezdinde halen geçerliliğini koruması ve iptal edilmemiş olması” ibaresi ile davacı şirket tarafından 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un Geçici 23. maddesinden yararlandırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 21/10/2021 tarih ve E:2019/12789, K:2021/11650 sayılı kararıyla;
Davalı idarelerden Hazine ve Maliye Bakanlığının usule ilişkin iddialarının yerinde görülmediği,
Dava konusu Yönetmelik kuralı yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun geçici 23. maddesinin 1.fıkrasında yapılan düzenleme ile genel olarak, kamu taşınmazları üzerinde turizm yatırımı gerçekleştirilmek amacıyla ilgili idare tarafından kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı ya da kullanım izni adıyla yatırımcılar lehine yapılan tahsislerin ve milli park ve tabiat parklarında konaklama amaçlı turizm yatırımı gerçekleştirmek amacıyla yapılan kira sözleşmelerinin kalan sürelerinin söz konusu düzenlemede yer verilen koşulların sağlanması halinde uzatılmasının öngörüldüğü, bu kapsamda, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca milli park ve tabiat parklarında konaklama amaçlı turizm yatırımı gerçekleştirmek amacıyla yirmidokuz yıla kadar kiralama yapılan yatırımcı ve işletmecilerin kira sözleşmelerinin bu fıkrada belirtilen şartların sağlanması halinde yirmidokuz yıla veya irtifak hakkına dönüştürülmek suretiyle kırkdokuz yıla uzatılabileceği yolundaki düzenlemede de, düzenlemenin yürürlük tarihinden önce herhangi bir sebeple sona ermiş kira sözleşmelerinin ihya edilerek sürelerinin uzatılmasının amaçlanmadığı, devam etmekte olan kira sözleşmelerinin kalan sürelerinin yeniden sözleşme düzenlenmek suretiyle uzatılmasının öngörüldüğü açık olup, söz konusu Kanun maddesine dayanılarak hazırlanan Yönetmeliğin dava konusu 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “ve kiralama işlemlerinin idare nezdinde halen geçerliliğini koruması ve iptal edilmemiş olması” ibaresinde dayanağı Kanuna aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu işleme gelince;
22/11/2005 tarihli sözleşmenin idarenin 08/02/2008 tarihli işlemiyle feshedildiği, fesih işleminin iptali, feshin geçersizliğinin ya da kira sözleşmesinin yürürlükte olduğunun tespiti istemiyle açılan davalar neticesinde söz konusu istemlerin kabulü yolunda verilmiş bir yargı kararının bulunmadığı, diğer taraftan sözleşmenin süresinin 31/12/2012 tarihinde sona ermiş ve tesisin 05/08/2014 tarihinde tahliye edilmiş olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması İle Satışına İlişkin Yönetmeliğin “Yararlanma şartları” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan turizm yatırımcısı ve işletmecisi tarafından süre uzatımı veya sözleşme değişikliğinden yararlanılabilmesi ya da satın alma talebinde bulunulabilmesi için aranan “kiralama işlemlerinin idare nezdinde halen geçerliliğini koruması ve iptal edilmemiş olması” koşulunun davacı firma tarafından sağlanamadığı açık olduğundan, davacının 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun geçici 23. maddesinden yararlandırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması İle Satışına İlişkin Yönetmeliğin dayanağı olan 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Geçici 23.maddesinde, kira sözleşmesinin süresinin uzatılabilmesi için öngörülen şartlar arasında, kiralama işlemlerinin idare nezdinde halen geçerliliğini koruması ve iptal edilmemiş olması koşulunun öngörülmediği, bu koşulun ilk defa Yönetmelik ile düzenlendiği, 4706 sayılı Kanunun Geçici 23.maddesinden yararlanmak amacıyla yapılan başvuru sırasında kira sözleşmesinin feshinin hukuken henüz kesinleşmemiş olduğu, sözleşmenin feshinin ancak Mahkeme kararıyla geçerlilik kazanacağı, ortada kesinleşen bir Mahkeme kararı bulunmadığından kira sözleşmesinin yürürlükte olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş; diğer davalı idare tarafından ise savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 21/10/2021 tarih ve E:2019/12789, K:2021/11650 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 06/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.