DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/574 E. , 2022/2036 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/574
Karar No : 2022/2036
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLLERİ : …
2- … Birliği
VEKİLİ : Av. …
3- … Odası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/11/2021 tarih ve E:2018/1025, K:2021/4984 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yeminli mali müşavir olan davacının, adına beş adet faaliyet belgesi düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun nispi aidat borcu bulunduğu gerekçesiyle reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin, bu borcun 7 gün içinde ödenmesi aksi halde genel hükümler çerçevesinde tahsili cihetine gidileceğine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Üye Aidatları ile Birlik Paylarının Tespitine Ait Yönetmelik’in 6. maddesinin (b) fıkrasının ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Yönetmeliği’nin 16. maddesinin (b) fıkrasının 2. bendinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/11/2021 tarih ve E:2018/1025, K:2021/4984 sayılı kararıyla;
Anayasa’nın 124. ve 135. maddeleri, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 14. maddesi, 15. maddesinin 4. fıkrası, 16. ve 50. maddeleri ile Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Üye Aidatları ile Birlik Paylarının Tespitine Ait Yönetmelik’in 6. maddesinde yer alan kurallar aktarılarak,
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Üye Aidatları ile Birlik Paylarının Tespitine Ait Yönetmelik’in 6. maddesinin (b) fıkrası yönünden;
Anılan Yönetmelik’in 4. ve 5. maddelerinin, 6. maddesinin (b) fıkrasının, 8. maddesinin, 9. maddesinde yer alan odaya giriş ücreti ve maktu aidatın tavan ve taban değerlerinin tespitine dair ibarelerin ve 10. maddesinin iptali istemiyle açılan davada, Dairelerinin 14/06/2017 tarih ve E:2015/9561, K:2017/5316 sayılı kararıyla, dava konusu Yönetmelik’in 6. maddesinin (b) fıkrasında yer alan “Nispi aidat: Çalışanlar listesine kayıtlı meslek mensupları ile bu listeye kayıtlı olmasalar dahi mesleki şirketlere ortak olan meslek mensuplarından alınan aidattır.” şeklindeki düzenleme ile nispi aidatın tespitine ilişkin 10. maddesinin iptaline karar verildiği, söz konusu kararın iptale ilişkin kısımların temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/03/2019 tarih ve E:2017/3171, K:2019/1169 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği,
Bu durumda, dava konusu Yönetmelik hükmünün Dairelerinin kararı ile iptal edilerek kesinleşmiş olması karşısında, iptal edilen Yönetmelik hükmü hakkında yeniden bir karar verilmesine yer olmadığı,
Yeminli Mali Müşavirler Odaları Yönetmeliği’nin 16. maddesinin (b) fıkrasının 2. bendi yönünden;
Yeminli Mali Müşavirler Odaları Yönetmeliği’nin “Odanın Gelirleri” başlıklı 16. maddesinin (b) fıkrasının 2. bendinde “Nispi Aidat: Çalışanlar listesine kayıtlı meslek mensupları ile bu listeye kayıtlı olmasalar dahi mesleki şirketlere ortak olan meslek mensuplarından alınan aidattır. Oda üyelerinden; bireysel olarak mesleki faaliyette bulunanlar, bir önceki yıla ilişkin gelir vergisi beyannamesindeki mesleki kazancının, şirket ortağı olanlar ise dağıtılsın veya dağıtılmasın beyan edilen kurum kazancından payına düşen tutarın % 1’ini nispi aidat olarak öderler. Aidatların ödeme zamanları ile konuya ilişkin diğer usul ve esaslar Birlik tarafından belirlenir.” hükmüne yer verildiği,
3568 sayılı Kanun’un öngördüğü meslek mensuplarının ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, bu mesleklerin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak amaçları doğrultusunda, odaların meslek mensubu üyelerinden alacağı aidatı belirlemesinin kamu yararı ve hizmet gereği olduğu,
Serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirlere üyesi olduğu odaya aidat yükümlülüğü yüklenmesinde Kanun maddesinin öngördüğü amaca, kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka aykırılık bulunmamakta ise de; üyelere özel ve farklı hizmet verilmesi söz konusu olmamasına rağmen, üyeler arasında fiili olarak çalışan ve çalışmayan ayrımı yapılmak suretiyle ve çalışan üyeler arasında da elde edilen gelirin belli bir oranını odaya aidat olarak ödeme yükümlülüğü yüklemek suretiyle, odanın kuruluş amacını aşar nitelikte, üyeler arasında farklılık oluşturacak şekilde düzenlemeler getirildiğinin anlaşıldığı,
Bu itibarla, maktu aidata ilave olarak gelire göre nispi aidat alınmasına ilişkin Yönetmelik düzenlemesinin, Kanun maddesinin öngördüğü amaca, kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka ve mevzuata aykırılık oluşturduğu,
Davacının, adına beş adet faaliyet belgesi düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun nispi aidat borcu bulunduğu gerekçesiyle reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem yönünden;
Davalı … Yeminli Mali Müşavirler Odasının 11/06/2018 tarihinde kayda giren savunma dilekçesinin eki olarak sunulan bilgi ve belgelerden; davacı adına 14/03/2018 tarihinde 1 adet, 04/06/2018 tarihinde 12 adet faaliyet belgesinin düzenlendiğinin görüldüğü,
Bu durumda, dava devam ederken davalı Oda tarafından davacının talebinin yerine getirildiği anlaşıldığından, davanın konusuz kalan bu kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığı,
Davacının nispi aidat borcunun 7 gün içinde ödenmesi aksi halde genel hükümler çerçevesinde tahsili cihetine gidileceğine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem yönünden;
Dairelerinin 14/06/2017 tarih ve E:2015/9561, K:2017/5316 sayılı kararıyla, dava konusu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Üye Aidatları ile Birlik Paylarının Tespitine Ait Yönetmelik’in nispi aidatı tanımlayan 6. maddesinin (b) fıkrası ile nispi aidatın tespitine ilişkin hükümler getiren 10. maddesinin iptaline karar verildiği, işbu davada da, aynı mahiyette düzenleme öngören Yeminli Mali Müşavirler Odaları Yönetmeliği’nin 16. maddesinin (b) fıkrasının 2. bendinin iptaline karar verildiği görüldüğünden, söz konusu düzenlemelere dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçeleriyle,
Yeminli Mali Müşavirler Odaları Yönetmeliği’nin 16. maddesinin (b) fıkrasının 2. bendi ile davacının nispi aidat borcunun 7 gün içinde ödenmesi aksi halde genel hükümler çerçevesinde tahsili cihetine gidileceğine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Üye Aidatları ile Birlik Paylarının Tespitine Ait Yönetmelik’in 6. maddesinin (b) fıkrası ile davacının, adına beş adet faaliyet belgesi düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun nispi aidat borcu bulunduğu gerekçesiyle reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, nispi aidat düzenlemesinin, üyelerin durumu ve ödeme imkanları dikkate alarak adil ve objektif bir aidat uygulamasını amaçladığı, 3568 sayılı Kanun’un 50. maddesinin verdiği üyelik aidatlarına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisine dayanılarak tesis edildiği, iptaline karar verilen düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının, adına beş adet faaliyet belgesi düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun nispi aidat borcu bulunduğu gerekçesiyle reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Hazine ve Maliye Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen dava konusu işlemlerin iptali, kısmen karar verilmesine yer olmadığı yolundaki Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 03/11/2021 tarih ve E:2018/1025, K:2021/4984 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 06/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.