Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/578 E. 2022/3001 K. 20.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/578 E.  ,  2022/3001 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/578
Karar No : 2022/3001

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/10/2021 tarih ve E:2020/7061, K:2021/4855 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 20/02/2016 tarih ve 29630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (h) ve (ı) bentleri ile 7. maddesinin 5. fıkrasının (b) bendinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/10/2021 tarih ve E:2020/7061, K:2021/4855 sayılı kararıyla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/03/2020 tarih ve E:2019/3313, K:2020/573 sayılı bozma kararına uyularak;
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının (p) bendi, Avrupa Bölgesinde Yükseköğretimle İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Sözleşme’nin “Yükseköğretim belgelerinin tanınması” başlıklı VI. Bölümünün 1 maddesi, 20/02/2016 tarih ve 29630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği’nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (d), (j) ve (ğ) bentlerinde yer alan kurallar aktarılarak;
Dava konusu Yönetmelik’in 4. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi yönünden;
Yönetmelik’in “Başvuru usulü ve aranacak belgeler” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, “Tanıma veya denklik başvurusu, şahsen ya da yetkili makamlarca düzenlenmiş vekâletnameye sahip kişi tarafından, Yükseköğretim Kurulunun belirleyeceği yöntem, usul ve esaslar çerçevesinde aşağıda belirtilen belgelerle yapılır:

h) Yükseköğrenim süresince kullanılan pasaportların asılları veya giriş-çıkış tarihlerini gösteren ve işlem gören sayfalarının noter ya da Türkiye Cumhuriyeti Dış Temsilcilikleri tarafından onaylanmış okunaklı sureti ile il emniyet müdürlüğünden alınmış giriş – çıkış belgesi; çift uyruklu başvuru sahiplerinin öğrenim süresince öğrenim gördüğü ülkede yaşıyor olduğunu gösterir belge…” hükmüne yer verildiği,

Avrupa Bölgesinde Yükseköğretimle İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Sözleşme’ye taraf olan ülkemizde denklik vermeye yetkili kurum olan Yükseköğretim Kurulunca anılan Sözleşme’ye taraf olan ülkelerden alınan diplomalara ilişkin denklik taleplerinin hukuk devleti ve ahde vefa ilkeleri gereğince bu Sözleşme tarafından çizilen çerçeve içerisinde değerlendirilmesi ve objektif kriterlerin ortaya konulması gerektiği açık olmakla birlikte; dava konusu Yönetmelik hükmü uyarınca denklik başvurularında, Yükseköğretim Kurulu tarafından lisans eğitiminin düzeyi ve içeriğine yönelik olarak yapılacak inceleme ve değerlendirmeler kapsamında mezun olunan programın Türk yükseköğretim programlarına eşdeğer olup olmadığı hususuna ek olarak, başvuru sahiplerinin eğitime devam edip etmedikleri ve yurtdışında kalınan sürenin lisans eğitimi için yeterli olup olmadığı hususlarına karine teşkil edecek şekilde objektif bir kriter olarak getirilen dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu Yönetmelik’in 4. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi yönünden;
Yönetmelik’in “Başvuru usulü ve aranacak belgeler” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, “Tanıma veya denklik başvurusu, şahsen ya da yetkili makamlarca düzenlenmiş vekâletnameye sahip kişi tarafından, Yükseköğretim Kurulunun belirleyeceği yöntem, usul ve esaslar çerçevesinde aşağıda belirtilen belgelerle yapılır:

ı) Avrupa Bölgesinde Yükseköğretimle İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Sözleşmenin IV üncü maddesinde belirtilen esaslı fark çerçevesinde ortaöğrenimini Türkiye’de tamamlayanların, yükseköğretime başladıkları yıl Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS)/Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) puan koşullarını sağladıklarını gösterir belge veya bu belgelere muadil olduğu Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen belge…” hükmüne yer verildiği,
Yükseköğretim Kurulunca başvuru sahiplerinden, ortaöğrenimini Türkiye’de tamamlayanların yükseköğretime başladıkları yıl Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS)/Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) puan koşullarını sağladıklarına dair belgenin istenilmesine dair dava konusu düzenlemedeki asıl amacın; tanıma ve denklik başvurularında asgari başarı kriterinin belirlenmesi, belirli bir eğitim standardının sağlanması ve eğitimde kalitenin artırılmasına yönelik olduğu anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu Yönetmelik’in 7. maddesinin 5. fıkrasının (b) bendi yönünden;
Yönetmelik’in 7. maddesinin 5. fıkrasınında, “Yapılan inceleme sonucunda, aşağıda belirtilen hâllerde denklik başvuruları reddedilir:

b) İlgililerin, uzaktan öğretim kapsamı dışında kalan açık, ekstern ve gıyabi öğretim gibi devam zorunluluğu bulunmayan bir eğitim-öğretim süreci sonunda aldıkları diplomalara ilişkin denklik başvuruları gerekçesi belirtilmek suretiyle reddedilir. Ancak bu programlarda alınan derslerin en az % 70’ini örgün eğitim şeklinde alanların diplomaları denklik incelemesine tabi tutulur.” hükmüne yer verildiği,
Dava konusu düzenlemede yer alan gıyabi öğretim ibaresinin, Türk yükseköğretim sisteminde gıyabi öğretimin yer almaması nedeniyle Yönetmelik’te ayrıca tanımının yapılmadığı; ilgililerin denklik başvurularının kabulü için dava konusu düzenlemede belirlenen kriterin ve aranan esas koşulun ise, devam zorunluluğu olan bir eğitim-öğretim sürecinin tamamlanması olduğu görülmekte olup, devam zorunluluğu bulunmayan bir eğitim-öğretim süreci sonunda alınan diplomalara ilişkin denklik başvurularının reddedilmesine yönelik olan ve eğitim sürecine katılımın sağlanması ile eğitim kalitesi ve standardının yükseltilmesi amacıyla getirildiği anlaşılan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle,
davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Avrupa Bölgesinde Yükseköğretimle İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Sözleşme’de, diğer taraf devletlerce verilmiş olan diplomalar ile kendi ülkesinde bu diplomaya karşılık gelen diploma arasında önemli bir farklılık bulunmadığı sürece taraf devletlerin, diğer taraflarca verilmiş yükseköğretim belgelerini tanıyacağının düzenlendiği, taraf devletlere verilen yetkinin sadece bu yönde araştırma yapmak olduğu, bunun dışında, öğrencinin yurt dışı giriş çıkışları ile yurt dışında eğitime başladığı yılda YKS sınavına girip puan koşulunu sağlayıp sağlamadığının araştırılması yönünde bir yetki verilmediği, Yönetmelik’in 7. maddesinin 5. fıkrasının (b) bendinde yer alan düzenlemenin niteliği, içeriği ve kapsamının açık, net ve anlaşılır olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 26/10/2021 tarih ve E:2020/7061, K:2021/4855 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 20/10/2022 tarihinde, Yönetmelik’in 4. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi yönünden oybirliği, dava konusu diğer kısımları yönünden oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- 20/02/2016 tarih ve 29630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği’nin 4. maddesinin 1. fıkrasında; tanıma veya denklik başvurusunun, şahsen ya da yetkili makamlarca düzenlenmiş vekâletnameye sahip kişi tarafından Yükseköğretim Kurulunun belirleyeceği yöntem, usul ve esaslar çerçevesinde yapılacağı belirtildikten sonra, aynı fıkranın (ı) bendinde, başvuruda sunulacak belgeler arasında, Avrupa Bölgesinde Yükseköğretimle İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Sözleşme’nin IV. maddesinde belirtilen esaslı fark çerçevesinde ortaöğrenimini Türkiye’de tamamlayanların, yükseköğretime başladıkları yıl Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS)/Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) puan koşullarını sağladıklarını gösterir belge veya bu belgelere muadil olduğu Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen belge de sayılmıştır.
Davacı tarafından, yurt dışında alınan diplomaların denkliğinin tanınması konusunda kişilere Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS)/Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) sınavına girmek, bu sınavlarda başarılı olduğunu belgelemek yükümlülüğünün getirilmesinin Yönetmelik’in amacına aykırı olduğu iddia edilmekte olup, davalı idare tarafından ise ülkemizde ön lisans ve lisans eğitimini almak isteyen öğrencilerin belirli bir orta öğretim altyapısına sahip olan kişilerden oluştuğu, dava konusu düzenleme ile amaçlananın belirli bir eğitim standartı getirilerek, öğrenciler arasında adaletsizliğin önüne geçilmesinin olduğu savunulmaktadır.
Ülkemizin de taraf olduğu Avrupa Bölgesinde Yükseköğretimle İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Sözleşme’nin “Yükseköğretim belgelerinin tanınması” başlıklı VI. Bölümünün 1. maddesinde “Bir tanıma kararı, yükseköğretim belgesi tarafından belgelenen bilgi ve beceri esasına dayanıyorsa, her Taraf, tanımanın istendiği belge ile tanımanın istendiği Tarafça bu belgeye karşılık gelen diploma arasında önemli bir farklılık görülmediği durumda, diğer Tarafta verilmiş yükseköğretim belgelerini tanıyacaktır.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen Sözleşme hükmü uyarınca, tanımanın istendiği belge ile tanımanın istendiği Tarafça bu belgeye karşılık gelen diploma arasında önemli bir farklılık bulunmadığı sürece, taraf devletlerin, diğer taraflarca verilmiş yükseköğretim belgelerini tanıyacağı açık olup, söz konusu Sözleşme maddesinde, yükseköğretim diplomalarının tanınması için yükseköğretime kabulü sağlayan belgelerin taraf devletçe değerlendirilebileceğine yönelik bir koşul yer almadığı gibi, yükseköğretim diplomaları arasındaki önemli farklılığın değerlendirilmesine yönelik düzenlemenin, bu yöndeki incelemede yükseköğretime kabul şartlarının da göz önünde bulundurulabileceği şeklinde yorumlanmasının kabulüne olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği’nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, denklik, Yükseköğretim Kurulunca tanınan bir yurt dışı yükseköğretim kurumundan alınan ön lisans, lisans ve yüksek lisans diplomalarının, ilgili eğitim düzeyindeki kazanımlar bakımından Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarınca verilen ön lisans, lisans ve yüksek lisans diplomalarına eşdeğerliğinin tespit edilmesi şeklinde, (j) bendinde ise, Yükseköğretim kurumunu ve programını tanıma, diplomayı veren yükseköğretim kurumunun ve programının, faaliyet gösterdiği ülkenin yetkili makamları veya bu makamlarca yetkilendirilmiş kalite güvencesi ve akreditasyon kuruluşları ile Yükseköğretim Kurulu tarafından akademik derece vermeye yetkili bir kurum ve program olarak kabul edilmesi şeklinde tanımlanmış, aynı fıkranın (ğ) bendinde, seviye ve yeterlilik belirleme sistemi (SYBS), mezun olunan programla ilgili temel kazanımlar, eğitim-öğretimin dili, programın niteliği, teorik ve uygulamalı dersler, stajlar ve projeler yönünden eksiklik tespit edildiğinde ve/veya tereddüt oluştuğunda söz konusu programın niteliğine göre ders tamamlama, staj tamamlama, proje yapma veya sınava tabi tutma gibi uygulamalardan birinin, birkaçının veya tamamının kullanılarak kazanımların elde edilme düzeyini ölçme, değerlendirme ve belirlemeye yönelik işlemler bütünü olarak belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen tanımların birlikte değerlendirilmesinden; denklik incelemesi, bir yurt dışı yükseköğretim kurumundan alınan ön lisans, lisans ve yüksek lisans diplomalarının ilgili eğitim düzeyindeki kazanımlar bakımından eşdeğer olup olmadığına yönelik olup, bu kapsamda, davalı idare tarafından yapılacak incelemenin yurt dışı yükseköğretim programının sağladığı temel kazanımlar, eğitim-öğretimin dili, niteliği, teorik ve uygulamalı dersler, stajlar ve projeler gibi hususlara yönelik bir değerlendirme olduğu açıktır.
Yönetmeliğin dava konusu 4. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde, tanıma veya denklik başvurusu sırasında sunulması gereken belgeler arasında ortaöğrenimini Türkiye’de tamamlayanların, yükseköğretime başladıkları yıl Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS)/Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) puan koşullarını sağladıklarını gösterir belge veya bu belgelere muadil olduğu Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen belge de sayılmış ise de, Yönetmelik uyarınca denklik incelemesinin ilgili eğitim düzeyindeki kazanımlar bakımından eşdeğerliğe yönelik bir değerlendirme olması ve Avrupa Bölgesinde Yükseköğretimle İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Sözleşme’nin de yükseköğretim belgelerinin tanınması için yükseköğretime kabulü sağlayan belgelerin taraf devletçe değerlendirilebileceğine yönelik bir koşulun bulunmaması karşısında, Türkiye’de Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS)/Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)’ndan alınacak puanın yurt dışında alınan yükseköğretim diplomalarının incelenmesi ile ilişkilendirilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Türkiye’de yükseköğretime kabulü sağlayan sınav puanının, yurt dışındaki bir yükseköğretim kurumunun ve programının tanınması ya da yurt dışında alınan bir yükseköğretim diplomasının denkliğinin değerlendirilmesinin ön şartı olarak öngörülmesi sonucunu doğuran Yönetmelik’in dava konusu 4. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Yönetmelik’in dava konusu 7. maddesinin 5. fıkrasının (b) bendine gelince;
Dava konusu Yönetmelik’in 7. maddesinin 5. fıkrasının (b) bendinde, “Yapılan inceleme sonucunda, aşağıda belirtilen hâllerde denklik başvuruları reddedilir:
… b) İlgililerin, uzaktan öğretim kapsamı dışında kalan açık, ekstern ve gıyabi öğretim gibi devam zorunluluğu bulunmayan bir eğitim-öğretim süreci sonunda aldıkları diplomalara ilişkin denklik başvuruları gerekçesi belirtilmek suretiyle reddedilir. Ancak bu programlarda alınan derslerin en az % 70’ini örgün eğitim şeklinde alanların diplomaları denklik incelemesine tabi tutulur.” hükmüne yer verilmiştir.
Davacının, 2013 yılında Azerbaycan Nahçıvan Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesinin gıyabi öğretim programından mezun olduğu ve diplomasına denklik verilmesi talebiyle yaptığı başvurusunun Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 26/03/2014 tarihli kararıyla reddedildiği göz önünde bulundurulduğunda, uyuşmazlıkta yargısal incelemenin dava konusu düzenlemede yer alan gıyabi öğretim yönünden sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 05/11/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 17/04/2008 tarih ve E:2005/5, K:2008/93 sayılı kararında belirtildiği üzere, Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.
Uyuşmazlıkta, Yönetmelik’in dava konusu 7. maddesinin 5. fıkrasının (b) bendinde, uzaktan öğretim kapsamı dışında kalan gıyabi öğretim gibi devam zorunluluğu bulunmayan bir eğitim-öğretim süreci sonunda alınan diplomalara ilişkin denklik başvurularının gerekçesi belirtilmek suretiyle reddedileceği düzenlenmiş ise de, söz konusu Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde, uzaktan öğretim kapsamı dışında kalan gıyabi öğretimin tanımı yapılmadığı gibi, davalı idare savunmasında da bu öğretim sürecinin tanımı, niteliği ve kapsamı konusunda herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir.
Bu itibarla, Yönetmelik’te uzaktan öğretim kapsamı dışında kalan gıyabi öğretimin tanımının yer almaması karşısında, dava konusu düzenlemenin niteliği, içeriği ve kapsamının açık, net ve anlaşılır olmadığı, tam tersine belirsizlik içerdiği anlaşılmakta olup, gıyabi öğretim sürecine ilişkin dava konusu Yönetmelik maddesi “idari işlemlerin belirliliği” ilkesine aykırı olduğundan, Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği’nin 7. maddesinin 5. fıkrasının (b) bendinde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolunda verilen temyize konu Daire kararının dava konusu Yönetmelik’in 4. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi ile 7. maddesinin 5. fıkrasının (b) bendi yönünden bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.