Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/63 E. 2022/56 K. 28.09.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/63 E.  ,  2022/56 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/63
Karar No : 2022/56

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR

Konya Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 14/06/2022 tarih ve E:2022/28, K:2022/31 sayılı kararıyla;
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından, Konya Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 07/04/2022 tarih ve E:2022/183, K:2022/819 sayılı kararı ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 18/05/2017 tarih ve E:2017/894, K:2017/1197 sayılı kararı arasındaki husumet yönüyle aykırılığın giderilmesinin istenmesi nedeniyle,
Konya Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunca; Antalya İli, Alanya İlçesi, … Mahallesi, …ada, … parsel sayılı taşınmazın imar planında “Yüksek öğretim alanı” olarak belirlenmesi suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufunun hukuken kısıtlandığı ileri sürülerek taşınmaz bedeline karşılık 20.000,00-TL (miktar artımı ile 245.520,82-TL) tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin benzer konuya ilişkin 14/10/2021 tarih ve E:2020/725, K:2021/11403 sayılı kararından geç haberdar olunarak, Yükseköğretim Kurulu husumetiyle karar verildiğinden, Konya Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 07/04/2022 tarih ve E:2022/183, K:2022/819 sayılı kararı ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 18/05/2017 tarih ve E:2017/894, K:2017/1197 sayılı kararı arasında husumet yönüyle aykırılık bulunduğunun anlaşıldığı, bu nedenle, davalı idarenin talebi kabul edilerek, aykırılığın Ankara 5. İdari Dava Dairesinin 18/05/2017 tarih ve E:2017/894, K:2017/1197 sayılı kararı doğrultusunda giderilmesi görüşü ile 2576 sayılı Kanun’un 3/C maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca, dosyanın Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna gönderilmesi isteminin kabulüne karar verilmesi üzerine,
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi …’ın açıklamaları dinlendikten sonra, aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlara ilişkin davaların safahati ve yasal düzenlemeler incelenerek gereği görüşüldü:
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’a 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile eklenen 3/C maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinde, “Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek” bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış; aynı maddenin 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile değişik beşinci fıkrasında ise, dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemlerin, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletileceği; ilgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verileceği; aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararların kesin olduğu kurala bağlanmıştır.
Anılan maddenin gerekçesinde de, bölge idare mahkemesi dairelerinin benzer konularda birbiriyle çelişen kararlar vermesini önlemek amacıyla bu tür kararların Danıştay Başkanlığına gönderilmesinin sağlanması konusunda bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevlendirildiği belirtilmiştir.
Bu kapsamda, yukarıda yer verilen Kanun metni ve gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amacın, benzer olaylarda, aynı veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında süregelen aykırılıkların giderilmesi suretiyle kararlardaki hukukî istikrarın sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, husumet meselesi, ilk inceleme konuları arasında sayılmış; “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği düzenlenmiş; aynı maddenin beşinci fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği, bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararlarının kesin olduğu, altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu, bu kararların, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderileceği ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılacağı hususları kurala bağlanmış; 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, bölge idare mahkemelerinin, konusu yüz bin Türk lirasını aşan (2017 yılı için 120.000,00-TL; 2022 yılı için 261.000,00-TL) tam yargı davaları hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği düzenlenmiştir.
Bölge idare mahkemelerinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması durumunda vereceği kesin nitelikteki kaldırma kararları, davanın esasına ilişkin bir husus olmayıp, istinaf aşamasında, uyuşmazlığın esastan değerlendirilmesine engel nitelikteki yargılamaya ilişkin usul kurallarının açık ve ağır ihlaline dayanan ve bu ihlallerin ilk elden mahkemesince giderilmesini temin etmek üzere verilen kararlardır.
2576 sayılı Kanun’un 3/C maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinde bahsi geçen kesin nitelikteki kararlardan kastın ise, 2577 sayılı Kanun 45. maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenen, davanın esasına ilişkin olarak, istinaf aşamasında bölge idare mahkemesince verilen ve 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesine göre temyiz kanun yolunun açık olmaması nedeniyle kesin hüküm teşkil eden kararlar olduğu açıktır.
Bu kapsamda, bölge idare mahkemelerinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması durumunda, 2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca vereceği kesin nitelikteki kaldırma kararlarının, 2576 sayılı Kanun’un 3/C maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca aykırılığın giderilmesi istemine konu edilebilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Aykırılığın giderilmesi istemine konu kararların incelenmesinden; Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 18/05/2017 tarih ve E:2017/894, K:2017/1197 sayılı kararının, 2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verildiği, anılan karara konu uyuşmazlığa ilişkin yargılamanın ise, Danıştay Altıncı Dairesinin 14/10/2021 tarih ve E:2021/6278, K:2021/11397 sayılı (ikinci) bozma kararı üzerine, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin E:2022/146 sayılı dosyasında devam ettiği ve Danıştay Altıncı Dairesinin anılan bozma kararında, “Öte yandan; davaya konu alana ilişkin bir üniversiteye tahsis yapılıp yapılmadığı hususu araştırıldıktan sonra, gelecek cevaba göre husumet konusunun değerlendirilmesi, tahsis var ise husumetin tahsis yapılan üniversite ile görülmesi, yapılan herhangi bir tahsis yok ise bu durumda husumetin alana ilişkin imar planını hazırlayan idare ile görülmesi gerektiği açıktır.” şeklinde husumete ilişkin gerekçelere de yer verildiği görülmektedir.
Bu durumda, aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlardan Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 18/05/2017 tarih ve E:2017/894, K:2017/1197 sayılı kesin nitelikteki kaldırma kararının, davanın esasına ilişkin olmadığı ve anılan karara konu uyuşmazlıkta, 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz kanun yolunun açık olduğu anlaşıldığından, anılan kararın 2576 sayılı Kanun’un 3/C maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinde bahsi geçen, kesin nitelikte bir karar niteliği taşımadığı açıktır.
Bu itibarla, aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlardan Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 18/05/2017 tarih ve E:2017/894, K:2017/1197 sayılı kararının, davanın esasına ilişkin kesin nitelikte bir karar olmaması nedeniyle, 2576 sayılı Kanun’un 3/C maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinde, aykırılığın giderilmesi isteminde bulunulabilmesi için aranan şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından, Konya Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun husumet yönüyle aykırılığın giderilmesi isteminin, Kurulumuzca incelenme imkanı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istemin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, kesin olarak, 28/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.