Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/694 E. 2022/1941 K. 01.06.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/694 E.  ,  2022/1941 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/694
Karar No : 2022/1941

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 15/06/2021 tarih ve E:2016/56161, K:2021/2030 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 15/06/2021 tarih ve E:2016/56161, K:2021/2030 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1. maddesi ile ilgili Anayasa’ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmediği,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmeler yapılarak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacı hakkında verilmiş olan mahkumiyet kararının 17/12/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın, ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporunun ve Ağır Ceza Mahkemesi kararının birlikte incelenmesinden; davacının “…” ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüte himmet topladığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ”bağımsız” adaylarını desteklediğine ve diğer hususlara yönelik yukarıda yer verilen ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Diğer hususlardan unvanlı görev yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün yargıda etkin olduğu dönemde CTE Genel Müdürlüğüne bağlı … ve … Eğitim Merkezine müdür yardımcısı ve müdür olarak atanmasının, yukarıda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın sonucunu esastan etkileyecek insan hakları ihlallerini ilgilendiren argümanların incelenmeden davanın reddedilmesiyle diğer haklarla birlikte gerekçeli karar hakkının da ihlal edildiği; OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde meslekten çıkarıldığı, OHAL uygulamasına 18 Temmuz 2018 tarihinde son verildiğinden, hakkında uygulanan işlemin Anayasal dayanağının kalmadığı; Anayasa’ya göre hakim ve savcıların meslekten çıkarılmaları sonucunu doğuracak iş ve eylemlerin 2802 sayılı Kanun kapsamında yapılması gerektiği, bu Anayasal hükmün OHAL KHK’sı ile bertaraf edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, 2802 sayılı Kanun’u işlevsiz hale getiren düzenlemeler getirilmek suretiyle hakim ve savcılara tanınan usuli güvence olan savunma hakkının ihlal edildiği, savunma hakkı dahi verilmediği; Anayasaya sadakat yükümlülüğü ile ilgili kendisine yöneltilmiş herhangi bir suçlamanın bulunmadığı, dava konusu kararda yer almayan gerekçe üretilerek bu gerekçeye dayalı olarak dava konusu kararların hukuka uygun bulunması nedeniyle Dairenin tarafsızlığını kaybettiği; bylock kullandığı iddiasının hukuken kabul edilebilir ve güvenilir bir kanıtının bulunmadığı, delilin aslı (bylock hard disk, flash bellek) dosyaya gelmeden, bağımsız bilirkişilerce inceleme yapılmadan, bu delil mahkeme huzurunda tartışılmadan verilecek kararın Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 237. maddesine ve savunma hakkının kısıtlanması ile adil yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet vereceği; davalı idarenin hakkındaki tanık beyanlarını dava konusu işleme dayanak göstererek suç ve cezaların şahsiliği ilkesini ihlal ettiği, özgür iradeyi ortadan kaldıran işkence, kötü muamele ve ağır hapis tehditleri altında alınan ifadelerin hiçbir geçerliliğinin bulunmadığı, yasa dışı delil niteliğinde olduğu, tanık/sanıkların kendisinin de hazır bulunduğu kamuya açık bir duruşmada ifadelerini tekrarlamadıkları, kendisinin soru sorma ve sorgulama hakkı ile lehe olan tanıkları aleyhe tanıklarla aynı şartlarda duruşmaya getirtip dinletme hakkının ihlal ediliği; … ve … Eğitim Merkezi Müdürlüklerine atamasının yapılarak görevde yükseltilmesinin örgütle irtibatlı gösterilip aleyhe delil olarak kullanılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu; aynı suçlama ve faaliyetlere dayalı olarak ağır hapis cezasına mahkum edildiği, non bis in idem ilkesinin ihlal edildiği; dava konusu işlem ve kararla, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin, masumiyet karinesinden yararlanma hakkının, adil yargılanma hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, ayrımcılık yasağının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, kanunla önceden kurulmuş, bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının, gerekçeli karar hakkının, çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği; mevzuat hükümlerine göre, adli yardım kabul kararının karar kesinleşene kadar geçerli olduğu, temyize konu kararda, yargılama giderinin tahsiline yönelik kesinleşme beklenmeden müzekkere yazılması yönünde karar verildiği, ayrıca vekalet ücretinin yargılama gideri kapsamında olduğu bu nedenle ancak davanın reddine ilişkin kararın kesinleşmesi halinde tahsilinin gerektiği, bu yönde hüküm kurulmasının hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, davalı idare vekillerince tüm hâkim ve savcılar için matbu dilekçe hazırlandığı, vekalet ücreti olarak sadece “dilekçe” ücreti adı altında cüzi bir miktara hükmedilmesi gerekirken adil olmayan bir karar verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması”
sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 15/06/2021 tarih ve E:2016/56161, K:2021/2030 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 01/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.