DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/935 E. , 2022/2190 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/935
Karar No : 2022/2190
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 05/10/2021 tarih ve E:2017/3208, K:2021/2928 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 05/10/2021 tarih ve E:2017/3208, K:2021/2928 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, Anayasa Mahkemesinin 24/07/2019 tarih ve E:2016/205, K:2019/63 sayılı kararıyla 6479 sayılı Kanun’un 10. maddesi iptal edildiğinden davacının bu madde ile ilgili Anayasa’ya aykırılık iddiasının ise yerinde görülmediği,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmeler yapılarak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun …Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla esastan reddedildiği, Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile de söz konusu kararın onanarak kesinleştiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı tarafından … GSM numarasından, …, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiği ve anılan uygulamayla bağlantı kurulduğunun, öte yandan davacının “…” ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin dayanağı olan 667 sayılı KHK’nın 3.maddesi ile sadece meslekten ihraç kararlarının, HSYK Genel Kurulu tarafından verileceğinin düzenlediği, idari işlemi yapacak merciin belirlenmediği, bunun dışında savunma alınmadan karar verileceğine dair herhangi bir düzenleme getirilmediği, bu konuda HSYK’ya herhangi bir yetki takdir hakkı verilmediği, 2802 sayılı Kanun’un halen yürürlükte olduğu, savunma alınmadan disiplin cezası verilmeyeceğine ilişkin açık düzenlemeler bulunduğu; savunmanın alınmamış olunmasına 667 sayılı KHK’nın 3. maddesinin dayanak yapılamayacağı, kaldı ki anılan düzenlemede savunma alınmadan karar verileceğine ilişkin bir ibarenin bulunmadığı; meslekten ihraç sonucunu doğuran ve diğer disiplin kararlarının bireysel işlem mahiyetinde olması gerektiği; meslek hayatı boyunca hiçbir illegal dernek, vakıf, kuruluş ve grup ile bağlantısının olmadığı, üzerine atılı suçları hiçbir şekilde kabul etmediği; hain darbe girişimi sonrası oluşan kaos ortamında hukuka aykırı şekilde de olsa açığa alındığından, idare tarafından geçici tedbirlerin alındığının kabul edilebileceği, nitekim bu şekilde açığa alınmışken, hatta tutuklanmışken hakkındaki adli soruşturmanın sonucunun beklenilebileceği, suçluluğu sabit olanlar hakkında hakkaniyetli olarak meslekten ihraç kararının verilebileceği, beraat eden hakim savcıların mesleğe iade edilmesinin sağlanması gerektiği, ancak toptancı yaklaşımla hareket edildiği, halbuki hiçbir sıkıyönetim, savaş ve olağanüstü halin masum insanların peşinen cezalandırılmasına, temel hak ve özgürlüklerin tamamen ortadan kaldırılmasına neden olamayacağı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 05/10/2021 tarih ve E:2017/3208, K:2021/2928 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 16/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.