DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/960 E. , 2022/2512 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/960
Karar No : 2022/2512
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Gıda Gübre San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Giresun ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Giresun Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Dava dosyasının ve mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı yönünden hukuka uygun olduğu,
1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin, 2015 yılında onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, taşınmaz açısından belirlenen yapılaşma koşullarına dönülmemesi ve geçerli bir sebep belirtilmeksizin, yapılaşma koşullarının 2015 tarihli imar planına göre daha düşük belirlenmesi nedeniyle, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının yerine getirilmediği sonucuna ulaşıldığından, 3194 sayılı İmar Kanununa, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kentsel tasarım ölçütlerine uygun olmadığı,
Bu itibarla, 1/5000 ölçekli nazım imar planı açısından davanın reddine, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ise iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının, istinafa konu edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 24/06/2021 tarih ve E:2019/21447, K:2021/8809 sayılı kararıyla;
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının,
1/1000 ölçekli uygulama imar planının yapı yaklaşma mesafelerine ilişkin kısmı yönünden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığı gerekçesiyle onanmasına,
1/1000 ölçekli uygulama imar planında öngörülen yoğunluk ve yükseklik koşullarına ilişkin kısmı açısından; dava konusu edilen taşınmaz yönünden yapılaşma koşullarını belirleme görev ve yetkisinin yargı mercilerine ait olmadığı, daha önce … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararı ile onaylanan imar planlarının iptali istemiyle açılan davada verilen yargı kararının, taşınmaza ilişkin emsal ve yükseklik değerlerinin ne şekilde belirlenmesi gerektiğine yönelik bir değerlendirme içermediği ve taşınmazın “ticaret alanı” olarak belirlenmesinin, taşınmazın konumu ve niteliği itibarıyla, konut alanı kullanımı belirlenmesine göre daha uygun olduğu değerlendirmesinde bulunulduğu, bu bakımdan, davalı idarenin; bu yargı kararını uygularken, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgedeki yapılaşma koşullarını değerlendirerek, taşınmaz açısından uygun yapılaşma koşullarını belirlemeye yetkili olduğu, taşınmazı kapsayan alanda 03/12/2015 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında belirlenen yapılaşma koşullarında planlanmamasının, … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararı ile onaylanan imar planlarının iptaline yönelik verilen yargı kararının uygulanmadığı anlamına gelmeyeceği sonucuna ulaşıldığından, bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Dairelerince, istinaf başvurusu reddedilen … İdare Mahkemesi kararının tek gerekçesinin; imar planının, Dairelerinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararındaki gerekçeleri karşılar nitelikte olmadığı hususu olduğu, bu kararın gerekçesini oluşturan ve önceki imar planına yönelik açılan davada, karara esas bilirkişi raporunda; taşınmazın ticaret alanı olarak belirlenmesi gerekirken konut alanı olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu, ayrıca “…dava konusu parselin yakın çevresinde, aynı bölge içinde, birbirinden farklı yüksekliklerde yapı adaları önerildiği ve mevcutta da farklı yüksekliklerde yapıların yer aldığının görüldüğü, böyle bir durumda belli bir planlama dilinden söz edilemeyeceği, dava konusu parselin Karadeniz sahil yoluna cepheli olması, ticaret alanı olarak planlı olması halinde nüfus yoğunluğu getirmeyeceği ve yakın çevresinde birbirinden çok farklı yapılaşma koşuluna sahip yapı adaları bulunması da göz önüne alındığında, dava konusu plan değişikliği gerekçelerinin gerçekleşmediği…” görüş ve tespitine yer verildiği, bu nedenlerle işlemin iptali yolunda verilen …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, Dairelerince de; “imar planının onaylanmasına ilişkin meclis kararları ile imar planının birbiriyle uyumlu olmadığı, ayrıca dava konusu taşınmazın yapılaşma koşulları düşürülmekle birlikte, bu değişikliği zorunlu kılan hususların ortaya konulmadığı” gerekçeleri eklenmek suretiyle reddedildiği ve bu kararın, Danıştay Altıncı Dairesinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/6418, K:2021/8808 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği,
Bakılan davada, Danıştay Altıncı Dairesi tarafından, Dairelerinin kararı bozulmuş ise de; Dairelerinin 27/04/2018 tarih ve E:2018/439 K:2018/386 sayılı kararında yer verilmeyen bir değerlendirmeye dayalı bozma kararı verilemeyeceği gibi, parsel bazında yapılan imar planı değişiklerinde, plan değişikliğinin, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine veya imar mevzuatına aykırı olduğunun tespiti halinde Mahkemelerce, imar planının tamamının iptal edildiği ve idarece kararın gerekçeleri doğrultusunda işlem tesis edildiği, bu nedenle parsel bazında olan plan kararının, farklı gerekçeler esas alınarak kısmen bozulmasına da olanak bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, daha önce verilen yargı kararının uygulandığı, … Bölge İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının, dava konusu işlemden sonra verildiği ve ısrar kararının Danıştay Altıncı Dairesinin kararı doğrultusunda bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlığa konu taşınmaz, 08/10/2008 tarihinde onaylanan imar planlarında, ayrık nizam 5 kat “ticaret alanı” kullanımına ayrılmış (her ne kadar davalı idarece tesis edilen işlemlerde, 2008 yılında onaylanan imar planlarında taşınmazın ve bulunduğu adanın konut kullanımında olduğu belirtilmiş ise de; … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararı ile taşınmazı da kapsayan şekilde onaylanan imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle davacı tarafından daha önce açılan davada, … İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, taşınmazın bulunduğu alanın konut değil ticaret alanı belirlendiği tespit edilmiştir), Giresun Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan revizyon 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında ise, E:2.80 Yençok:45.50 metre yapılaşma koşullarında “ticaret alanı” olarak planlanmıştır.
Bu imar planları, 14/12/2015-13/01/2016 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, askı süresinde davacı tarafından itiraz edilmemiş ise de, … Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğünce, Hazineye ait muhtelif parseller açısından yapılan itirazın, davacıya ait taşınmazın bitişiğinde bulunan Hazine taşınmazı açısından kabulü ile uyuşmazlığa konu parselin bulunduğu adanın, “2008 yılında onaylanan imar planlarında ayrık nizam 5 kat konut alanında kaldığından, … Mahallesi … adanın ayrık nizam 5 kat konut alanı olarak belirlenmesine” yönelik Giresun Belediye Meclisinin … tarih ve …sayılı kararı alınmıştır.
Bunun üzerine, taşınmaz açısından 2015 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında belirlenen yapılaşma koşullarının düşürülmesi nedeniyle, … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararının iptali istemiyle davacı tarafından açılan davada; … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile, konut alanlarının mahremiyet kuralları dâhilinde tamamen özel kullanım amacı taşımalarına rağmen, ticaret alanlarının içlerinde barındırabilecekleri ofis-büro, çarşı, çok katlı mağazalar, kamu veya özel katlı otoparklar, alışveriş merkezleri, otel ve diğer konaklama tesisleri, sinema, tiyatro, müze, kütüphane, sergi salonu gibi sosyal ve kültürel tesisler, lokanta, restoran, gazino, düğün salonu gibi eğlenceye yönelik birimler, yönetim binaları, katlı otopark, banka, finans kurumları, yurt, kurs, dershane, özel eğitim ve özel sağlık tesisleri gibi ticaret ve hizmet sektörüne ilişkin yapılar ile çevrelerinde yaşayanlara hizmet verme amacı taşıdıklarından, kullanım amaçlarının yarı kamusal özellik taşıdığı ve bu nedenle taşınmazın konut alanı olarak değil de, 03/12/2015 tarihinde onaylanan revizyon imar planlarında olduğu gibi ticaret alanı olarak belirlenmesinin, kamu yararına daha uygun olduğu, ayrıca dava konusu parsel Karadeniz Sahil Yoluna cepheli olduğundan, ticaret alanı olarak planlaması halinde, yalnızca kent sakinlerine değil, aynı zamanda bu yolu kullanan tüm kişilere hizmet edeceği gerekçesiyle, işlemin iptaline karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile, “… dava konusu belediye meclisi kararında, dava konusu taşınmazın konut alanı olarak planlandığı belirtilmesine rağmen, plan paftalarında ticaret alanı olarak göründüğünden, imar planının onaylanmasına ilişkin meclis kararı ile imar planının birbiriyle uyumlu olmadığı, ayrıca dava konusu taşınmazın yapılaşma koşulları düşürülmekle birlikte, bu değişikliği zorunlu kılan hususların ortaya konulmadığı…” gerekçesi eklenmek suretiyle reddedilmesi üzerine, davalı tarafından temyiz edilen bu karar, Danıştay Altıncı Dairesinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/6418, K:2021/8808 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Bu süreçte, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı iptal kararının uygulanması amacıyla da, görülmekte olan davanın konusunu oluşturan … tarih ve …sayılı belediye meclisi kararı onaylanmış, 22/03/2018-20/04/2018 tarihleri arasında askıya çıkarılan planlara, davacı tarafından 11/04/2018 tarihinde yapılan itiraz, … tarih ve …sayılı belediye meclisi kararı reddedilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı Kanun’un 2. maddesinin ikinci fıkrasında; “İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.” hükmüne, “Kararların sonuçları” başlıklı 28. maddesinde; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez…” hükmüne yer verilmiştir.
İşlem tarihinde yürürlükteki haliyle, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinde ise; imar planı değişikliklerinin, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılacağı, kat adedi veya bina yüksekliğini artıran imar planı değişikliklerinin, yörenin yerleşim özellikleri, dokusu ve kimliği dikkate alınarak, şehrin veya alanın yakın çevresinin silüeti, yapıların güneşe göre cephesi ve yönlenmesi özelliklerini olumsuz yönde etkilememesi esas alınacağı, imar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde ise, yine aynı maddede belirtilen belirli koşullara uyulması gerektiği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık konusu taşınmazı kapsayan alanda, 2015 yılında onaylanan revizyon imar planlarında taşınmaz, E:2.80, Yençok:45.50 metre yapılaşma koşullarında ticaret alanı belirlenmiş iken, 2016 tarihli imar planı değişikliklerinde ayrık nizam 5 kat konut alanına (paftalarda ticaret alanı olarak işaretlenmiştir) ayrılmış, dava konusu edilen … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararı ile de, 1/5.000 ölçekli nazım imar planında ticaret+konut alanı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, E:2.00, Yençok:30.50 metre yapılaşma koşullarında ticaret+konut alanı olarak planlanmış, doğu cephesinden 2 metre, karayolu cephesinden 8 metre yapı yaklaşma mesafesi belirlenmiştir.
Anılan belediye meclisi kararı, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı iptal kararının uygulanması amacıyla tesis edilmiş olup, bu yargı kararında, taşınmazın yapılaşma koşulları yönünden herhangi bir değerlendirmeye yer verilmediği, yalnızca, taşınmazın konut alanı yerine, ticaret alanı olarak belirlenmesinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına daha uygun olacağına hükmedildiği görülmektedir.
Her ne kadar, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin E:…, K:… sayılı kararı ile, belediye meclisi kararında, dava konusu taşınmazın konut alanı olarak planlandığı belirtilmesine rağmen, plan paftalarında ticaret alanı olarak göründüğünden, imar planının onaylanmasına ilişkin meclis kararı ile imar planının birbiriyle uyumlu olmadığı, ayrıca dava konusu taşınmazın yapılaşma koşulları düşürülmekle birlikte, bu değişikliği zorunlu kılan hususların ortaya konulmadığı gerekçesi eklenilmek suretiyle reddedilmiş ise de; bu kararın, 27/04/2018 tarihinde, diğer bir ifade ile, görülen davada uyuşmazlık konusu edilen 12/03/2018 tarihli belediye meclisi kararından sonra verildiği, dolayısıyla, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davalı idare tarafından uygulanarak işlem tesis edildiği görülmektedir.
Diğer yandan; İdare Mahkemesince, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, … Bulvarından (… Sahil Yolu) cephe alıp, imar planlarında “ticaret+konut” kullanımında kalan başka bir kaç parselin yapılaşma koşullarının emsal gösterildiği, örneğin, davaya konu parselin 5.70 km batısında yer alan … ada, … parsel sayılı taşınmazın E:3,00 Yençok:Serbest yapılaşma koşullarına, yine yaklaşık 1.30 km batıda olan … ada … ve … parsel sayılı taşınmazlar ile … ada, … parselin E:2.80 Yençok:30.50 metre yapılaşma koşullarına sahip olduklarının ifade edildiği, aynı yol güzergahı üzerinde, birbirinden farklı yapılaşma koşullarına sahip arazi kullanım biçimleri bulunduğu halde, dava konusu parseldeki yapılaşma koşullarının, anılan taşınmazlardan daha düşük belirlenmesinin gerekçesi ortaya konulmadığından, planların mevzuata, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olmayacağının değerlendirildiği anlaşılmıştır.
Oysa; … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararına ait, dosyada yer alan plan açıklama raporunda, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin “İmar planı değişiklikleri” başlıklı 26. maddesinin; “…(4) Kat adedi veya bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri, yörenin yerleşim özellikleri, dokusu ve kimliği dikkate alınmak suretiyle, şehrin veya alanın yakın çevresinin silüeti, yapıların güneşe göre cephesi ve yönlenmesi özelliklerini olumsuz yönde etkilememesi esas alınarak yapılır.
(5) İmar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde:
a) Artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanları standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılır.
b) Nüfus yoğunluğuna bağlı olmaksızın, kat adedinin artırılmasının istenmesi durumunda; önerilecek kat adetlerinin tayininde aşağıdaki formüle göre bulunacak bütün yollardaki karşılıklı bina cepheleri arasındaki asgari uzaklık sağlanacaktır.
K = [(Y1 + Y2)/2] + 7,00 m
Yukarıdaki formülde;
K = Karşılıklı bina cepheleri arasındaki mesafe (metre),
Y1 = Yolun bir cephesine önerilecek yapının yüksekliği,
Y2 = Yolun diğer cephesinde önerilecek yapının yüksekliğini, ifade eder.
c) Parsellerin birleştirilmesi ve yapı düzeni değişikliği içeren, kat adedinin artırılmasına yönelik uygulama imar planı değişikliklerinde de yukarıdaki formüle uyulması esastır…” kısmına yer verildiği ve yapılan değişikliklerin anılan maddeye aykırı bir yönünün bulunmadığının belirtildiği görüldüğünden; yapılaşma koşullarının ve yapı yaklaşma mesafelerinin tespitinde, ilgili mevzuat hükümlerine dayalı olarak davalı idarece işlem tesis edildiği, dolayısıyla taşınmaz açısından belirlenen koşulların, teknik, hukuki ve nesnel gerekçesinin de ortaya konulduğu açıktır.
Kaldı ki; dosyadaki imar planı paftalarının incelenmesinden, davacının taşınmazının doğusunda olup, Karadeniz Sahil Yolu’ndan cephe alan komşu imar adasında, ayrık nizam 5 kat yapılaşma koşullarında ticaret+konut kullanımlarının belirlendiği, bu anlamda, Karadeniz Sahil Yolu’ndan cephe alan tüm imar adalarında, yapılaşma koşullarının taşınmazdan yüksek olmadığı görülmüştür.
Ayrıca, uyuşmazlık konusu taşınmazın güneyinde yer alan imar adalarında da ayrık nizam 5 kat yapılaşma imkanının tanındığı, dolayısı ile, davacının parselinin kendi komşuluğunda bulunan parsellere göre, daha ayrıcalıklı yapılaşma koşullarına sahip olduğu; öte yandan, dava konusu alana 1 ve 5 km mesafelerde bulunan 4 ayrı parselin yapılaşma koşullarının, davacı parseline de emsal alınamayacağı hususları gözetildiğinde, uyuşmazlıkta, önceki yargı kararının uygulanmadığı sonucuna varılamayacağı açıktır.
Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin, İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/09/2022 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının, usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.