DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/978 E. , 2022/3319 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/978
Karar No : 2022/3319
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Odası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 06/12/2021 tarih ve E:2020/5847, K:2021/13302 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 01/03/2019 tarih ve 30701 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (vvvv) bendine 4. alt bent olarak eklenen “Millet bahçeleri” tanımı ile 21/05/2020 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca ilan edilen Millet Bahçeleri Rehberi’nin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 06/12/2021 tarih ve E:2020/5847, K:2021/13302 sayılı kararıyla;
“Millet bahçeleri” tanımı yönünden;
Dava konusu düzenlemede millet bahçelerinin özü itibarıyla büyük yeşil alanlar olduğu ifade edildiğinden, imar planlarında yeşil alan olarak belirlenmeyen bir alanın millet bahçesi olarak belirlenmesinin hukuken mümkün olmadığı,
İmar planlarında yeşil alan olarak belirlenen yerlerde inşa edilebilecek yapıların türleri ile oranlarının ise Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinde belirlendiği, bu kapsamda millet bahçelerinde yapımına izin verilecek yapıların anılan maddedeki sınırlamaya tabi oldukları,
Öte yandan, aynı tanımın iptali istemiyle … Odası tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığına karşı Danıştay Altıncı Dairesinin E:2019/13676 sayılı dosyasında açılan davada, 18/09/2019 tarih ve E:2019/13676 sayılı karar ile dava konusu düzenlemenin yürütmesinin durdurulması isteminin reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/02/2020 tarih ve YD İtiraz No: 2019/1297 sayılı kararla reddedildiği,
Bu itibarla, dava konusu tanımda imar mevzuatına ve hukuka aykırılık bulunmadığı,
Millet Bahçeleri Rehberi yönünden;
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinde yer alan düzenlemelerle, bu düzenlemelere karşı açılan davalarda Danıştay Altıncı Dairesi ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar belirtilerek,
Millet Bahçeleri Rehberi’nde, millet bahçelerinin, imar planlarında park alanı, rekreasyon alanı yahut ağaçlandırılacak alanda kalan bölgelerde yapılabileceği düzenlendiğinden, park ve rekreasyon alanlarında yapılabileceklerin düzenlendiği, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinin uyuşmazlığın çözümü açısından önem arz ettiği,
Dava konusu Rehber’de, millet bahçelerinin en az 15.000 m2 alana sahip büyük yeşil alanlar olarak tanımlandığı, bu nedenle yapılaşma yönünden Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinde belirlenen sınırlamaya tabi olduğu, anılan Rehber’de, millet bahçeleri alanında yapılanma imkanı getirilen yapıların (mescit, açık spor ve oyun alanı, çocuk oyun parkı, genel tuvalet, çay bahçesi, büfe, çok amaçlı salon, lokanta, kıraathane, otopark vd.) zikredilen Yönetmelik düzenlemelerindeki yapı sınırlamalarına uygun olduğu, ayrıca Rehber’de inşa edilebilecek bu yapıların, millet bahçesi alanı sınırı içerisinde %10’u geçemeyeceği düzenlemesinin de park ve rekreasyon alanlarında inşa edilebilecek yapılar yönünden mezkur Yönetmelik’te getirilen yapılaşma oranı sınırlarını aşmadığı görüldüğünden dava konusu Rehber’de hukuka aykırılık bulunmadığı,
Diğer taraftan, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinde park ve rekreasyon alanlarında inşa edilme imkanı getirilen otopark ve spor alanları yönünden yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karar verilmiş ise de, anılan kararın bu kısmının gerekçesine bakıldığında; otopark alanı yönünden, kamunun genel otopark ihtiyacının karşılanmasına yönelik otopark alanının bu alanlar içinde yapılamayacağı ancak öngörülen rekreasyon kullanımının konumu ve büyüklüğüne bağlı olarak içerisinde kendi ihtiyacının karşılanabileceği ölçüde otopark yapılmasına cevaz verildiği, dava konusu Rehber’de ise, millet bahçeleri alanının büyüklüğü de belirlendiğinden, sadece alanın gereksinim duyacağı otopark ihtiyacının belirlenebileceği, bu oranın üstünde genel otopark yapılamayacağının açık olduğu,
Spor alanları yönünden ise, piknik ve eğlence (rekreasyon) alanlarının konumu ve büyüklüğüne bağlı olarak, kullanıcıların ihtiyacına yönelik güreş, tenis, yüzme, mini golf, otokros, gokart ve benzeri spor alanları kullanımlarına rekreasyon alanları içinde yer verilmesinin mümkün olduğu hususunda kuşku bulunmadığı, ayrıca, dava konusu Rehber’de millet bahçeleri alanının büyüklüğü de gösterildiğinden, anılan kullanımların bu yeşil alanların orantısız bir şekilde daralması ve asli fonksiyonundan uzaklaşması sonucunu doğurmayacağı, bu nedenle, dava konusu Rehber’de yapımına izin verilen bu tesislerin de anılan Yönetmelik’teki yapı sınırlamaları ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı,
Öte yandan, dava konusu Millet Bahçeleri Rehberi ile, millet bahçelerinde inşa edilebilmesi imkanı getirilen yapıların yer seçimi, alansal büyüklüğü, yapılaşma koşulları, tasarımı gibi hususların söz konusu alanda yetkili belediye meclislerince onaylanacak 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları ile belirlenmesi gerektiği, bu imar planlarına karşı dava açılması durumunda ise anılan hususların şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve imar mevzuatı yönünden ayrıca yargısal denetiminin yapılacağının açık olduğu,
gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, millet bahçelerinde yapılaşma koşullarının, diğer kullanımlardan farklı olarak, Yönetmelik’te belirlenmeyerek Rehber’e bırakıldığı, Daire kararında, millet bahçelerinde yapılaşma koşullarının imar planı ile belirleneceği ve imar planlarının da yargı denetimine tabi olduğu belirtilmekte ise de dava konusu tanımın aksini düzenlediği, açık yeşil alan sisteminin bir parçası olarak düzenlenen millet bahçelerinin, planlama pratiğinden koparıldığı,
Rehber’de mekanların ve doğal alanların öznel niteliği yok sayılarak, bu alanların niteliksizleştirilmek istenildiği, millet bahçeleri uygulamalarında çeşitli hukuki sıkıntıların bulunduğu, Rehber’deki düzenlemeler nedeniyle, millet bahçelerinin, kent merkezinde bulunan, imgesel ve kültürel değerleri bulunan ya da doğal nitelikleri korunması gerekli alanların yapılaşmaya açılmasıyla hayata geçirildiği, isim olarak yeşil alan tasarımını yönlendirmesi gereken dokümanın, esas itibarıyla yeşil alanlar içerisinde yapılaşmanın önünü açmaya yönelik olduğu,
Millet bahçelerinin, ayrı lejantları bulunan kullanımları bünyesinde barındıran alanlar olarak düzenlendiği, planda ayrı ayrı gösterilmesi gereken işlevlerin gösterilmemesine neden olacağı, bu durumun kentsel donatı hesaplamalarında sıkıntı yaratacağı,
Ayrıca Rehber’in yeşil alan tasarımını yönlendirecek, en temelde bilinen kriterleri alt alta sıralamanın ötesinde bir katkı da sunmadığı, dar içerikte olduğu, temel tasarım ilkelerini göz ardı ettiği, planlama ve tasarım süreçlerini hiçe sayan bir yaklaşımla oluşturulduğu, ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik zorluklar göz önünde bulundurulduğunda, doğal ve tarihi kültürel önemi bulunan alanların, millet bahçesi adı altında, yüksek maliyetli ve yapay yeşil alanlar olarak kurgulanmasının, planlama ilke ve esaslarıyla açıklanabilir bir tarafının da bulunmadığı belirtilerek, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 06/12/2021 tarih ve E:2020/5847, K:2021/13302 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 21/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.