DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/437 E. , 2022/1379 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/437
Karar No : 2022/1379
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bina yapımı işi nedeniyle hakkında 01/05/2011 tarihi itibarıyla re’sen mükellefiyet tesis ettirilen davacı tarafından, çocukları ile birlikte kendi ihtiyaçları için başladıkları ticari amaç taşımayan bina yapımı işini ekonomik nedenlerle durdurdukları belirtilerek 20/09/2012 tarihi itibarıyla mükellefiyet kaydının kapatılması talebiyle 26/09/2012 tarihinde vergi dairesine yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Mükellefiyet kaydının kapatılması ve bu mükellefiyet nedeniyle adına tarh edilen vergi ve kesilen cezaların kaldırılması talebiyle 28/01/2013 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığına yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işleme karşı dava açıldığını kabul eden … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Davacı, yaptığı bina inşaatının 17/08/2011 tarihinde yapılan yoklama ile tespit edilmesi üzerine 16/09/2011 tarihinde bağlı olduğu vergi dairesine başvurarak işe başlama bildirimi vermiş ve 01/05/2011 tarihinden itibaren adına mükellefiyet tesis edilmesini istemiştir. Mükellefiyet tesisi üzerine adına yapılan tarhiyatların bir kısmı için uzlaşılmıştır. Davacı tarafından 26/09/2012 tarihli dilekçe ile inşaatın durdurulduğu ve mükellefiyetinin 20/09/2012 tarihi itibarıyla kapatılmasının istenilmesinin ardından mevcut durum 07/11/2013 tarihli yoklama fişi ile tespit edilmiştir. Daha sonra davacı, 28/01/2013 tarihli dilekçe ile adına tahakkuk ettirilen vergi ve kesilen cezaların kaldırılması ile mükellefiyetin iptal edilmesi talebiyle Gelir İdaresi Başkanlığına başvurmuştur. Başvurunun zımnen reddi üzerine görülmekte olan bu dava açılmıştır.
Olayda, davacının inşaat faaliyeti nedeniyle bizzat 01/05/2011 tarihi itibarıyla adına mükellefiyet tesisi için idareye başvurması ve 2001 yılına ilişkin özel usulsüzlük cezalarında uzlaşılması karşısında davacının bu dönem için ticari faaliyette bulunduğu tartışmasız olup mükellefiyet tesisi işleminde ve yapılan tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Kaldı ki, şikayet başvurusunda yer alan iddialar 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 117 ve 118. maddelerinde tanımlanan hesap ve vergilendirme hataları kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi davacının faaliyette bulunduğu dönem için söz konusu vergi borçlarından sorumlu olacağı da açıktır.
Mahkeme bu gerekçeyle davayı reddetmiştir.
Bina yapımı işinin ekonomik nedenlerle durdurulduğu belirtilerek 20/09/2012 tarihi itibarıyla mükellefiyet kaydının kapatılması talebiyle 26/09/2012 tarihinde vergi dairesine yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işleme karşı dava açıldığını kabul eden ve davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 13/12/2018 tarih ve E:2016/4278, K:2018/9764 sayılı kararı:
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, bina yapımı işinin ekonomik nedenlerle durdurulduğu belirtilerek 20/09/2012 tarihi itibarıyla mükellefiyet kaydının kapatılması talebiyle 26/09/2012 tarihinde vergi dairesine yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine görülmekte olan dava açıldığı halde, mahkemece, olay düzeltme-şikayet kapsamında değerlendirilerek ve ara karar ile hasım düzeltme kararı verilerek husumetin Gelir İdaresi Başkanlığına yöneltildiği görülmüştür.
Devrek Vergi Dairesi Müdürlüğünün bila tarihli (… paraf tarihli) … sayılı yazısıyla, 17/08/2011 tarihinde yapılan yoklamayla özel bina inşaatı yaptığının tespit edildiği 01/05/2011 tarihinden itibaren ticari kazanç nedeniyle adına mükellefiyet tesis edildiği davacıya tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından 16/09/2011 tarihli işe başlama bildirimi ile 01/05/2011 tarihinden itibaren adına mükellefiyet tesis edilmesi talebinde bulunulmuştur. Davacı, vergi dairesi müdürlüğüne yaptığı 26/09/2012 tarihli başvurusuyla da ekonomik nedenlerle bina yapımı işini durdurduğunu belirterek 20/09/2012 tarihi itibarıyla mükellefiyet kaydının terkini talebinde bulunmuştur. Bu talebin zımnen reddi üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
Olayda, davacının mükellefiyet kaydının iptali talebi vergi dairesi müdürlüğünce reddedilmiştir. Davacının asıl niyetinin mükellefiyeti sonlandırmak olduğu anlaşıldığından, dava, Vergi Usul Kanunu’nun “Vergi hatası” başlıklı 116. maddesi ve devamı hükümleri kapsamında değerlendirilemez. Dava konusu mükellefiyet işleminin, davacı nezdinde sürekli bir ihlal oluşturan süregelen bir işlem etkisi bulunduğundan ve söz konusu işlem için herhangi bir süreye bağlı olmaksızın dava açılabileceğinden, mahkemece Gelir İdaresi Başkanlığı hasım mevkiine alınarak görülen davada, Vergi Dairesi Müdürlüğü husumeti ile işin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuş; davalının karar düzeltme istemini ise reddetmiştir.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
Mahkeme, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi dairesine yapılan başvuruya rağmen mükellefiyet kaydının terkin edilmemesi nedeniyle Devrek Vergi Dairesi Müdürlüğüne karşı dava açıldığı, talebinin mükellefiyet kaydının terkin edilmesinden ibaret olduğu, aile bireylerinin ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yapılan bina yapım işinin ticari faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceği, adına re’sen mükellefiyet tesis edildiği belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacının ileri sürdüğü iddiaların vergi hatası kapsamında bulunmadığı, bina yapımı işinin şahsi ihtiyaç sınırlarını aştığı, inşaatın yapımının henüz tamamlanmadığı, ticari faaliyetin sona ermemesi nedeniyle mükellefiyet kaydının terkin edilmediği, işe başlama dilekçesinin verilmesi üzerine davacı hakkında mükellefiyet tesis edildiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Dava dilekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, mükellefiyet kaydının kapatılması ve bu mükellefiyet nedeniyle adına tarh edilen vergi ve kesilen cezaların kaldırılması talebiyle Gelir İdaresi Başkanlığına yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işleme karşı dava açıldığı sonucuna varıldığından temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden reddi ile diğer yönlerden temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Danıştay Dördüncü Dairesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından aile bireylerinin ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yapıldığı ileri sürülen bina yapım işi, Devrek Vergi Dairesi Müdürlüğünce ticari faaliyet kapsamında değerlendirilmiş ve davacı hakkında 01/05/2011 tarihi itibarıyla re’sen mükellefiyet tesis ettirilmiştir.
Davacı, çocukları ile birlikte kendi ihtiyaçları için başladıkları ticari amaç taşımayan bina yapımı işini ekonomik nedenlerle durdurduklarını belirterek 20/09/2012 tarihi itibarıyla mükellefiyet kaydının kapatılması talebiyle 26/09/2012 tarihinde Devrek Vergi Dairesi Müdürlüğüne başvurmuştur. Bu başvurunun zımnen reddi üzerine davacı, bina yapımı işinin ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek mükellefiyet kaydının kapatılması ve bu mükellefiyet nedeniyle adına tarh edilen vergi ve kesilen cezaların kaldırılması talebiyle 28/01/2013 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığına şikayet başvurusunda bulunmuştur.
Şikayet başvurusunun zımnen reddedilmesinin ardından mükellefiyet tesisi işleminin 01/05/2011 tarihi itibarıyla iptali ile bu mükellefiyet nedeniyle adına tarh edilen vergi ve kesilen cezaların kaldırılması istemiyle Devrek Vergi Dairesi Müdürlüğü hasım gösterilmek suretiyle 12/04/2013 tarihinde görülmekte olan dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkemece, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun düzeltme ve şikayet hükümlerine istinaden Gelir İdaresi Başkanlığına yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işleme karşı dava açıldığı kabul edilmiş ve hasım düzeltme kararı verilerek Gelir İdaresi Başkanlığı hasım mevkine alınmak suretiyle yargılama yapılmıştır.
Davacı, ısrar kararına yönelttiği temyiz istemine ilişkin dilekçesinde, vergi dairesine yapılan başvuruya rağmen mükellefiyet kaydının terkin edilmemesi nedeniyle Gelir İdaresi Başkanlığına değil Devrek Vergi Dairesi Müdürlüğüne karşı dava açtığını, talebinin mükellefiyet kaydının terkin edilmesinden ibaret olduğunu belirtmiştir. Bu hususla birlikte dava dilekçesinde Devrek Vergi Dairesi Müdürlüğünün hasım gösterilmiş olması dikkate alındığında davacı tarafından 20/09/2012 tarihi itibarıyla mükellefiyet kaydının kapatılması talebiyle 26/09/2012 tarihinde vergi dairesine yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açıldığının kabulü gerekmektedir.
Mükellefiyet tesisi işlemi idarece kaldırılmadığı veya geri alınmadığı veyahut yargı yerince iptal edilmediği sürece hakkında mükellefiyet tesis edilen ilgili beyanname verme, bildirimde bulunma gibi bazı vergisel yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır. Bu durum ise mükellefiyet tesisi işleminin süregelen bir etkisinin bulunduğunu göstermektedir. Mükellefiyet tesisi işleminin geleceğe yönelik bu etkisi nedeniyle işlemin tebliğinden itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda öngörülen süre içinde doğrudan mükellefiyet tesisi işlemine karşı dava açılabileceği gibi mükellefiyet devam ettiği sürece mükellefiyetin terkini talebiyle vergi dairesine yapılacak başvuru üzerine tesis edilen ret işlemine karşı tebliğinden itibaren 2577 sayılı Kanun’da öngörülen süre içinde dava açılabilmesi mümkündür.
Bu durumda uyuşmazlık konusu olayda, davanın, 20/09/2012 tarihi itibarıyla mükellefiyet kaydının kapatılması talebiyle 26/09/2012 tarihinde vergi dairesine yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açıldığı dikkate alınıp Devrek Vergi Dairesi Müdürlüğü husumetiyle yapılacak yargılamada öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu değerlendirilerek ulaşılacak sonucuna göre yeniden karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.