Danıştay Kararı Vergi Dava Daireleri Kurulu 2021/608 E. 2022/1147 K. 05.10.2022 T.

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/608 E.  ,  2022/1147 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/608
Karar No : 2022/1147

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından,… Makina Soğutma Medikal Otomotiv ve Unlu Mamülleri İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen 2006 yılının muhtelif dönemlerine ait vergi, ceza, gecikme faizi ve gecikme zammının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen … tarih ve …, …,…, …, … ilâ … ve … ilâ … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Asıl borçlu şirketin bir dönem kanuni temsilcisi olan davacı, 12/05/2004 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilen 04/05/2004 tarihli ortaklar kurulu kararına göre noterlikçe düzenlenen 29/04/2004 tarihli hisse devir sözleşmesi ile hisselerinin tamamını devrederek şirket ortaklığından ayrılmıştır.
Davalı idare, söz konusu ortaklar kurulu kararının hisse devrine ilişkin olduğunu, müdürlükten istifaya ilişkin bir veri içermediğini bu nedenle davacının kanuni temsilci olarak şirket borçlarından sorumluluğunun devam ettiğini iddia etmektedir.
Davacı 29/04/2004 tarihli hisse devir sözleşmesi ile hisselerini tüm hukuki ve mali sorumlulukları ile devretmiştir.
Davacının ortaklıktan ayrıldığı tarihten itibaren verilen tüm beyanname ve resmi belgeler yeni ortak tarafından müdürlük yetki ve sıfatı kullanılarak imzalanmış olup bu beyanname ve belgeler davalı idarece de kabul görmüştür.
Davacı, asıl borçlu şirketin vergi borçları için 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunmuş, davalı idarece hisse devrinden önceki döneme ait borçlar yapılandırılmıştır.
Dolayısıyla davacının kanuni temsilcilik görevinden istifa ettiği ve yeni müdür atandığı ilan edilmediğinden bahisle kanuni temsilcilik sıfatının ve şirket borçlarından sorumluluğunun devam ettiğini iddia etmek, 213 sayıl Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinde yer verilen iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymamaktadır.
Bu nedenle, 04/05/2004 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirket ortaklığından ve kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığı anlaşılan davacı adına ortak ve kanuni temsilci olmadığı döneme ait amme alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Kaldı ki, davalı idarece amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsili imkanı kalmadığına ilişkin hiçbir bilgi ve belge sunulmadığından, bu yönden de dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle ödeme emirlerini iptal etmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 20/02/2019 tarih ve E:2015/2122, K:2019/1323 sayılı kararı:
Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte olan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca şirketin temsiline ilişkin hususun ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerektiği, Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilmeyen bir hususun üçüncü kişi durumundaki vergi dairesini bağlamayacağı açıktır.
15/04/2003 tarihinde tescil edilerek 18/04/2003 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan şirket kuruluş sözleşmesinin 9. maddesi ile on yıl süreyle şirketi temsili yetkili kılınan davacının şirketteki hissesini 29/04/2004 tarihinde noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesi ile devrettiği ve devir işlemi 07/05/2004 tarihinde ticaret siciline tescil edilip 12/05/2004 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiği halde, şirketi temsil yetkisinin sona erdiğine ilişkin herhangi bir tescil veya ilan bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının uyuşmazlık konusu dönemde şirketi temsil yetkisinin devam ettiği ve şirket borçlarından kanuni temsilci olarak sorumlu tutulabileceği sonucuna ulaşıldığından, şirket hakkındaki takibin usulüne uygun bir şekilde kesinleştirilip kesinleştirilmediğine ve kamu alacağının şirketin mal varlığından tahsil edilemediğine veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığına ilişkin bilgi ve belgeler davalı idareden istenilmek ve sunulacak belgeler incelendikten sonra karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.
Daire, bu gerekçeyle kararı bozmuş; davacının karar düzeltme istemini reddetmiştir.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
Mahkeme, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Israra konu kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

X – KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.