Danıştay Kararı Vergi Dava Daireleri Kurulu 2022/1437 E. 2022/1513 K. 07.12.2022 T.

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1437 E.  ,  2022/1513 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1437
Karar No : 2022/1513

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
… Başkanlığı

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı ile işvereni arasında yapılan ikale sözleşmesi uyarınca davacıya yapılan ek ödemeden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun zımnen reddi üzerine yapılan şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ile tahsil edilen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Davacı ile işveren arasında imzalanan ikale sözleşmesi uyarınca işveren tarafından, davacıya ek ödeme adı altında 268.820,00 TL ödeme yapılması kararlaştırılmıştır.
İş akdinin feshedilmesi nedeniyle işsiz kalan davacıya ikale sözleşmesi kapsamında yasal zorunluluk olmadan ve işsizlik sebebiyle yardım amaçlı olarak yapılan ödemenin fiili hizmet karşılığı olarak ödenen ücret niteliği taşımadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle gelir vergisine tabi olmayan söz konusu ödeme üzerinden yapılan gelir (stopaj) vergisi kesintisinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu durumda, çalışma ilişkisini sona erdiren işveren tarafından davacıya yasal bir zorunluluk olmaksızın yapılan ödemenin ücret niteliğinde olmaması ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’un 25. maddesi uyarınca gelir vergisinden müstesna tutulması karşısında, söz konusu ek ödemeden gelir vergisi tevkifatı yapılması açık bir vergilendirme hatası olduğundan tevkif edilen verginin iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Öte yandan, davacıdan fazladan tahsil edilen verginin, vergi dairesine ödendiği tarihten itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’a göre hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi gerekmektedir.
Mahkeme, bu gerekçeyle dava konusu işlemin iptali ile ek ödeme üzerinden kesilen gelir(stopaj) vergisinin faiziyle birlikte davacıya iadesine karar vermiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 08/02/2022 tarih ve E:2019/9863, K:2022/642 sayılı kararı:
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesi uyarınca işverenler tarafından çalışanlara ücret, ödenek, tazminat veya başka adlar altında yapılan ödemelerin ücret niteliğinde olduğu açıktır.
İşverenler tarafından çalışanlara yapılan ödemenin olay tarihi itibariyle ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nda tanımlanan tazminatlardan biri veya mahkeme kararına dayalı işe iade edilmeme tazminatı olması halinde gelir vergisinden müstesna tutulması mümkün olup bu haliyle davacıya “ek ödeme” adı altında yapılan ödemenin ücret niteliği taşıdığı ve uyuşmazlığa konu durumun hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Dolayısıyla davacı tarafından ileri sürülen iddialar ancak ilgili vergi kesintisine karşı süresi içerisinde açılacak bir davada dikkate alınabilecektir.
Bu durumda, hukuki ihtilaf niteliğindeki dava konusu uyuşmazlığın vergi hatası kapsamında değerlendirilmesi ve düzeltme-şikayet başvurusuna konu edilebilmesi mümkün olmadığından, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle verilen Mahkeme kararına yöneltilen istinaf istemini reddeden Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuki ihtilaf niteliğindeki dava konusu uyuşmazlığın vergi hatası kapsamında değerlendirilmesi ve düzeltme-şikayet başvurusuna konu edilebilmesi mümkün olmadığından, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Parasal tutar içeren ve konusu 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) işaretli bendinde belirlenen miktarı aşmayan işbu dava hakkında Vergi Dava Dairesince verilen ilk karara karşı temyiz yoluna başvurulması mümkün olmadığından ve anılan karar verildiği tarih itibariyle kesin olduğundan, Danıştay Dava Dairesinin bozma kararı üzerine verilen ısrar kararına yöneltilen temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı ile işvereni arasında yapılan ikale sözleşmesi uyarınca davacıya yapılan ek ödemeden kesinti yapılmak suretiyle 94.437,22 TL tutarında gelir (stopaj) vergisi tahsil edilmiştir.
Anılan tutarın iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun zımnen reddi üzerine yapılan şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ile tahsil edilen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (6545 sayılı Kanun’la değişik) 45. maddesinin (6) numaralı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştayda temyiz edilebileceği belirtilmiş; aynı fıkranın (b) işaretli bendinde ise, konusu yüz bin Türk Lirasını (Anılan Kanun’un Ek 1. maddesinin atıfta bulunduğu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 298. maddesi uyarınca Hazine ve Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranı ile artırılmak suretiyle 2017 yılı için 103.000,00 TL, 2018 yılı için 117.000,00 TL, 2019 yılı için 144.000,00 TL) aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan davalar hakkında bölge idare mahkemelerinin istinaf yoluyla yapılan başvuru üzerine verdikleri kararlar temyiz edilebilecek kararlar arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) işaretli bendinde belirlenen miktarı aşmayan davalar ile konusu belli bir miktar parayı içermeyen işlemlere karşı açılan davalar hakkında vergi mahkemelerince verilen kararlara yöneltilen istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu, bu kararların temyiz istemine konu edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu edilen uyuşmazlığın Vergi Dava Dairesinin ilk karar tarihi itibariyle geçerli olan 144.000,00 TL’lik temyiz sınırının altında olduğu dikkate alındığında, Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararı üzerine verilen ısrar kararına yöneltilen temyiz isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
07/12/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.