DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/795 E. , 2022/1154 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/795
Karar No : 2022/1154
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı – …
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
2- (DAVACI) … Petrol Ürünleri Otomotiv İnşaat
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : Davacının defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca 2009 yılının Mart, Nisan ve Temmuz ila Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile Mart ve Nisan dönemleri için verginin bir katı tutarında kesilen diğer dönemler için ise tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılan vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davada, Danıştay Yedinci Dairesince bozulan hüküm fıkrası yönünden verilen kararın, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, numune alma imkanı bulunmadığından, re’sen araştırma ilkesi uyarınca, üretimde kullanılan baz yağı ve katkı maddelerinin miktarları ile üretilen ürünün kimyasal özelliklerinin tespiti amacıyla, bu konuda uzman ve tarafsız olan üç kişiden oluşturulacak bilirkişi heyeti marifetiyle konunun incelenmesi sonucunda düzenlenecek rapordaki tespitlerin tarife yorum kuralları kapsamında izahname ve açıklama notları çerçevesinde mahkemece değerlendirilmesi suretiyle ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor değerlendirilerek davayı sonuçlandıran … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi …’in açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un “İdare ve Vergi Mahkemelerinin oluşumu” başlıklı 4. maddesinde, mahkeme kurullarının başkan ile iki üyeden oluşacağı kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Tutanaklar” başlıklı 23. maddesinde her dava dosyası için görüşmelere katılan başkan ve üyelerin, Danıştayda düşünce veren savcının, tetkik hakiminin ve tarafların ad ve soyadlarını, incelenen dosya numarasını, kısaca dava konusunu ve verilen kararın neticesini, çoğunlukta ve azınlıkta bulunanları gösteren bir tutanak düzenleneceği, bu tutanakların görüşmelere katılanlar tarafından aynı toplantıda imzalanacağı ve dosyalarında saklanacağı kurala bağlanmıştır. Aynı Kanun’un 24. maddesinin birinci fıkrasının (h) işaretli bendinde de kararlarda, kararı veren mahkeme başkan ve üyelerinin veya hakiminin ad ve soyadları ve imzaları ve varsa karşı oylarının belirtileceği hüküm altına alınmıştır.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’nun “Güvenli elektronik imzanın hukukî sonucu ve uygulama alanı” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında da güvenli elektronik imzanın, elle atılan imza ile aynı hukukî sonucu doğuracağı belirtilmiştir.
Yukarıda değinilen düzenlemeler uyarınca, mahkemece verilen kararın hukuken geçerlilik kazanabilmesi için kanunen zorunlu unsurları taşıması; kararın usulüne uygun oluştuğundan söz edilebilmesi için de yapılan görüşme sonucunda verilen kararın tutanağa bağlanmasından sonra görüşmeye katılan başkan ve iki üye tarafından, güvenli elektronik imza ya da ıslak imza ile imzalanması gerekmektedir.
Dosyanın ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, üyelerden birisinin ıslak veya güvenli elektronik imzası bulunmayan kararın, aynı üyenin ıslak veya güvenli elektronik imzası bulunmaksızın düzenlenen görüşme tutanağına dayanılarak verildiği anlaşıldığından yukarıda sözü edilen kanun hükümlerinde öngörülen usule uygun olarak oluşmadığı açıktır.
Bu itibarla usulüne uygun olarak oluşmayan Mahkeme kararının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Tarafların temyiz isteminin KABULÜNE,
2- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.