Emsal Mahkeme Kararı Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/245 E. 2021/250 K. 24.06.2021 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. ANKARA …FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Karar
T.C.
ANKARA
…FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2020/245
KARAR NO : 2021/250

DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 25/10/2017
KARAR TARİHİ : 24/06/2021
YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2021

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka tescili davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı yanın 15.01.2014 başvuru tarihli “…” markasını dayanak göstererek müvekkili adına tescili talep edilen “… YAPI + şekil” markasının tüketiciler nezdinde kendi markaları ile iltibasa neden olacağını ve 556 s. KHK m. 8/1-b hükmü doğrultusunda tescil isteminin reddedilmesi gerektiğini ileri sürdüğünü, ancak müvekkili markasının davalının başvurusunu gerçekleştirdiği “…” markası ile karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalının yanına itiraz dilekçesindeki beyanlarının aksine müvekkili markasının yalnızca “…” ibaresinden oluştuğunu, siyah bir zemin üzerinde ve kendine özgü altın renkli karakterlerle konumlandırıldığını, markaların görsel, işitsel ve kavramsal yönleri ile birbirlerinden farklı olduğunu, bir bütün olarak değerlendirildiğinde müvekkili markasının itiraza dayanak marka ile karıştırılmayacağını, müvekili adına başvurusu yapılan “… YAPI + şekil” markasında yer alan “…” ibaresinin ingilizcede “aslan” anlamına geldiğini, bu ibarenin Türk toplumu tarafından da anlaşılabilecek nitelikte olduğunu, “…” kelimesinin ise toplumun geneli tarafından zihinlerde çağrışıma neden olabilecek herhangi bir anlamının bulunmadığını, markaların tescil sınıfları dikkate alındığında müvekkili markasının günlük tüketim malzemeleri yönünden tescil edilmediğini ve hitap ettiği tüketicilerin “ortalama tüketici” olmadığını, dikkate alınması gereken seviyenin “bilgilenmiş tüketici algısı” seviyesi olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, inşaat faaliyetlerinin hitap ettiği tüketici kitlesinin farklı olduğunu, müvekkili markasının 37 ve 42. Sınıflarda tescilinin istendiğini, davalı markasının ise 36 ve 37. Sınıflarda tescilli olduğunu, dolayısıyla marka tescil sınıflarının örtüşmediğini ve itirazın bu yönü ile de haksız olduğunu iddia ederek TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 11.08.2017 tarih ve … sayılı kararının müvekkili tarafından başvurusu yapılan … numaralı “… YAPI + şekil” markasına karşı davalı …Ş. tarafından yapılan yayına itirazın kısmen kabulüne dair hükmü yönünden iptaline ve … numaralı markanın başvuru kapsamında yer alan tüm hizmetler bakımından müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı Türk Patent vekili cevap dilekçesiyle; açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu söyleyerek davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.

YARGILAMA:
Mahkememizce, 18/12/2018 tarih ve …. sayılı kararı ile; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının redde mesnet alınan 2014/03494 sayılı “…” markası ile davacı başvurusu arasında, başvuru kapsamında reddedilen 37 ve 41. sınıflardaki tüm hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK’nin 8/1-b bendi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Ankara BAM … K. sayılı ilamıyla; ”1- Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, tescil istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Hukuk Genel Kurulu’nun … karar sayılı ilamlarında da benimsendiği üzere, mahkemece gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere, kararın ekinde yer verilebilir ise de, hükmün gerekçe kısmında, HMK.’nın “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesi ve Anayasa’nın 141. maddesi hükümlerine uygun düşmeyecek biçimde şekillere yer verilmesi, davadan davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, infazda tereddüde neden olunmasına yol açabilecektir. Renk, boyut ve diğer özelliklerinden yoksun bir şekilde markaların ve tasarımların gerekçeli karara eksik yansıtılmaları yanıltıcı sonuçlara neden olabilecektir. Somut uyuşmazlıkta da mahkeme kararının gerekçe kısmında dava konusu markalara ilişkin görünümlere yer verilmiş olması 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesine uygun bulunmadığından, Dairemizce hükmün kaldırılması gerekmiştir. Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda, ortada hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle HMK.’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca, davanın yeniden görülüp yeni bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesine ait kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. İstinaf kararının neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.” gerekçesiyle, ”Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile, Ankara …Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen … K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,”şeklinde karar verilerek dosya davanın yeniden görülmesi için mahkememize iade edilmiştir.
Dava mahkememizin 2020/245 E. sırasına kaydedilmiştir.
GEREKÇE:
Uyuşmazlığın; davacı başvurusunun davalı tarafından yapılan itiraz sonucunda başvurunun reddiyle ilgili verilen YİDK kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
“Marka tescilinde red için nispi nedenler” başlığı altında düzenlenen 556 sayılı KHK’nın 8. maddesi;
“Madde 8 – Tescil edilmiş veya tescil için başvuru yapılmış bir markanın sahibi tarafından itiraz yapılması durumunda aşağıdaki hallerde marka tescil edilemez:
a) Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı ise ve aynı mal veya hizmetleri kapsıyorsa,
b) Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa.
Marka sahibinin ticari vekili veya temsilcisi tarafından markanın kendi adına tescili için, marka sahibinin izni olmadan ve geçerli bir gerekçe gösterilmeden yapılan başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine red edilir.
Tescilsiz bir markanın veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaretin sahibinin itiraz etmesi üzerine, tescili istenilen marka, aşağıdaki hallerde tescil edilmez.
a) Markanın tescili için yapılan başvuru tarihinden önce veya markanın tescili için yapılan başvuruda belirtilen rüçhan tarihinden önce bu işaret için hak elde edilmiş ise,
b)Belirtilen işaret, sahibine daha sonraki bir markanın kullanımını yasaklama hakkını veriyorsa,
Marka, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir markanın aynı veya benzeri olmakla birlikte, farklı mallar veya hizmetlerde kullanılabilir. Ancak, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu red edilir.
Tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismi, fotoğrafı, telif hakkı veya herhangi bir sınai mülkiyet hakkını kapsaması halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir.
Ortak ve garanti markalarının sona ermesinden itibaren üç yıl içinde ortak marka veya garanti markası ile aynı veya benzeri olan marka tescil başvurusu itiraz üzerine reddedilir.
Bir markanın yenilenmeme nedeniyle koruma süresinin dolmasından sonra iki yıl içerisinde aynı veya benzer markanın, aynı veya benzer mal ve hizmetler için yapılan tescil başvurusu itiraz üzerine reddedilir.” şeklindedir.
Yukarıda ayrıntısı yazılı 8/1-b maddesinde geçen düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 556 sayılı KHK’nın 8. maddesinin (4) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca 556 sayılı KHK’nın 8. maddesinin …fıkrasının (b) bendinde geçen “halk tarafından karıştırılma ihtimali” konusunda genel ölçü olarak; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, tüketici kitlesinin bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Bir başka anlatımla, “iltibas tehlikesi” görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir.
Türk Patent’den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacı … tarafından ”… YAPI” markasının 37 ve 42. Sınıflardaki hizmetleri kapsayacak şekilde tescili için 01.04.2014 tarihinde başvuruda bulunulduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından başvurunun 2013/06641 sayılı “…”, 2003/23216 sayılı “… + şekil” ve 2013/54627 sayılı “…” markaları gerekçe gösterilerek 556 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi kapsamında kısmen reddedildiği ve başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden markanın 12.12.2014 tarih ve 232 sayılı Resmi Marka Bülteninde ilanına karar verildiği, başvuru sahibi davacı tarafından bu karara itiraz edilerek başvuru markası ile redde mesnet alınan markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığının ileri sürüldüğü, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 17.09.2015 tarihli ve … sayılı kararı ile “… başvuru numaralı ‘… yapı’ ibareli başvuru ile 556 s. KHK’nın 7/1-(b) bendi uyarınca kısmen reddine gerekçe olarak gösterilen … sayılı/başvuru numaralı ‘… şekil’, ‘…’, ‘…’ ibareli markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı kanaatine varıldığından işbu itirazın kabulü gerekmiştir.” gerekçesiyle itirazın kabulüne ve başvurunun “çıkartılan hizmetler” için 12.10.2015 tarih ve 242 sayılı Resmi Marka Bülteninde ilan edilmesine karar verildiği, Davalı …Ş. tarafından başvurunun 12.10.2015 tarih ve 242 sayılı Resmi Marka Bülteninde ilanına itiraz edilerek başvuru markası ile … ibareli markanın benzer olduğunun ve iltibas oluşacağının ileri sürüldüğü, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından işbu itirazın reddedildiği, Davalı şirket tarafından bu karara itiraz edilerek yeniden inceleme istendiği, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 11.08.2017 tarihli ve … sayılı karar ile “… başvuru numaralı ‘… yapı’ ibareli başvurunun 556 s. KHK’nın 8 inci maddesi uyarınca 2014 03494 sayılı ve ‘…’ ibareli markaya dayanılarak reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. 556 s. KHK’nın Marka Tescilinde Nispi Ret Nedenlerini düzenleyen 8/1 (b) maddesi ‘Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalni de kapsıyorsa’ bu tür markaların tescil edilemeyeceğini hükme bağlamaktadır. Hükümden de anlaşılacağı üzere, karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle iki koşulun birlikte var olması gerekmektedir. Bu iki koşuldan birincisi, tescili talep edilen markanın daha önceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi marka(lar) ile aynı ya da benzer olması, diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsamasıdır. Öğretide karıştırma ihtimali, ‘bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın, daha önceden tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple aynı ya da benzer olduğu için, önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesi’ ya da ‘bir mal veya hizmetin alıcısının, yani genel anlamda halkın almayı tasarladığı, bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını veya hizmetini alma ihtimali (tehlikesi)’ biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırma ihtimali ve benzerliklerin tayini markaları aynı anda görebilen ve farklarını seçebilmek için yeterli zamana sahip olabilen müşteriler bakımından değil markaları aynı anda gözönünde bulundurmayan fakat aradığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan alıcılar bakımından yapılmalıdır. Başka bir deyişle, ortalama tüketicilerin farklı markalar arasında doğrudan bir karşılaştırma yapma şansına nadiren sahip olduğu, bunun yerine markaların zihninde kalan tam olmayan imajını (hatırasını) esas aldığı faktörü dikkate alınmalıdır. Bu itibarla, satın alma işlemi sırasında markalar arasında detaylı bir karşılaştırma yapma imkanı her zaman mümkün olmadığından, tüketiciler markaları tam ve eksiksiz bir şekilde hatırlamayabilirler, ancak hafızalarında kaldığı kadarıyla markaları hatırlarlar. Yapılan değerlendirme sonucunda, başvuru konusu markanın asli unsuru konumundaki ‘…’ ibaresi ile itiraza gerekçe olarak gösterilen ‘…’ ibareli markanın görsel ve işitsel açıdan benzer olduğu, başvuru konusu markanın yazı tipi itibariyle en azından bir kısım tüketiciler açısından ‘…’ olarak algılanma ihtimalinin bulunduğu, ayrıca … sayılı YİDK kararı neticesinde 12.10.2015 tarih ve 242 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde ilan edilen 37. sınıfa dahil hizmetlerin tamamı ve 42. sınıfa dahil ‘Binaların yenilenmesi, restorasyonu ve yıkılması hizmetleri, binaların iç ve dış cephelerinin düzenlenmesi, tasarımı ve boyanması hizmetleri, duvar kağıdı kaplama hizmetleri, rölöve alınması (bir mekanı ölçümleme ve fotoğraflama işlemleri ile mevcut halinin projesinin çıkarılması), projelendime (rölövesi alınan mekanın 2 veya 3 boyutlu olarak projelendirilmesi, imalat ve uygulama çizimlerinin yapılması vb.) hizmetleri, projelerin yapılara uygulanması, projelerin uygulanması amacıyla malzemelerin tedariki hizmetleri, hafriyat, tüm zemin döşeme, duvar ve tavan boyama ve giydirme, alçı levha ve panel yapımı hizmetleri.’ ile 12.12.2014 tarih ve 232 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde ilan edilen 37. sınıfa dahil hizmetlerin, muterize ait markanın tescil kapsamında yer alan 37. sınıfa dahil hizmetler ile aynı/aynı tür veya yüksek düzeyde benzer ve ilişkili hizmetler olduğu, sayılan hususlar dikkate alındığında markalar arasında aynı/aynı tür veya yüksek düzeyde benzer ve ilişkili hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte, farklılaşan hizmetler açısından karıştırılma veya ilişkilendirilme ihtimallerinin bulunmadığı düşünüldüğünden tümden ret talebi haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle iş bu itirazın kısmen kabulü gerekmiştir.” gerekçesiyle itirazın KISMEN KABULÜNE ve “37. SINIF: 37/01 İnşaat hizmetleri, inşaat araç gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri, binaların yenilenmesi, hizmetleri, binaların iç ve dış cephelerinin düzenlenmesi, tasarımı restorasyonu ve boyanması ve hizmetleri, yıkılması duvar kağıdı kaplama hizmetleri, rölöve alınması (bir mekanı ölçümleme ve fotoğraflama işlemleri ile mevcut halinin projesinin çıkarılması), projelendime (rölövesi alınan mekanın 2 veya 3 boyutlu olarak projelendirilmesi, imalat ve uygulama çizimlerinin yapılması vb.) hizmetleri, projelerin yapılara uygulanması, projelerin uygulanması amacıyla malzemelerin tedariki hizmetleri, hafriyat, tüm zemin döşeme, duvar ve tavan boyama ve giydirme, alçı levha ve panel yapımı hizmetleri. 37/02 Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. 37/06 Mobilyalara ilişkin tasarım, imalat döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri. 37/07 lsıtma, havalandırma, iklimlendirme, elektrik, görüntü, ses, güvenlik ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. 37/09 Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. 37/10 Asansör tamiri ve bakımı hizmetleri. 42 SINIF: 42/01 Binaların yenilenmesi, restorasyonu ve yıkılması hizmetleri, binaların iç ve dış cephelerinin düzenlenmesi, tasarımı ve boyanması hizmetleri, duvar kağıdı kaplama hizmetleri, rölöve alınması (bir mekanı ölçümleme ve fotoğraflama işlemleri ile mevcut halinin projesinin çıkarılması), projelendime (rölövesi alınan mekanın 2 veya 3 boyutlu olarak projelendirilmesi, imalat ve uygulama çizimlerinin yapılması vb.) hizmetleri, projelerin yapılara uygulanması, projelerin uygulanması amacıyla malzemelerin tedariki hizmetleri, hafriyat, tüm zemin döşeme, duvar ve tavan boyama ve giydirme, alçı levha ve panel yapımı hizmetleri.”nin başvuru kapsamından çıkarılmasına karar verildiği, YİDK kararının davacı şirkete 25/08/2017 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde 25/10/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre;
Dava konusu … kod numaralı ”… YAPI+ şekil” ibareli marka başvuru kapsamındaki çekişme konusu malların; 37. sınıf: 37/01 İnşaat hizmetleri, inşaat araç gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri, binaların yenilenmesi, hizmetleri, binaların iç ve dış cephelerinin düzenlenmesi, tasarımı restorasyonu ve boyanması ve hizmetleri, yıkılması duvar kağıdı kaplama hizmetleri, rölöve alınması (bir mekanı ölçümleme ve fotoğraflama işlemleri ile mevcut halinin projesinin çıkarılması), projelendime (rölövesi alınan mekanın 2 veya 3 boyutlu olarak projelendirilmesi, imalat ve uygulama çizimlerinin yapılması vb.) hizmetleri, projelerin yapılara uygulanması, projelerin uygulanması amacıyla malzemelerin tedariki hizmetleri, hafriyat, tüm zemin döşeme, duvar ve tavan boyama ve giydirme, alçı levha ve panel yapımı hizmetleri. 37/02 Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. 37/06 Mobilyalara ilişkin tasarım, imalat döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri. 37/07 lsıtma, havalandırma, iklimlendirme, elektrik, görüntü, ses, güvenlik ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. 37/09 Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. 37/10 Asansör tamiri ve bakımı hizmetleri. 42 sınıf: 42/01 Binaların yenilenmesi, restorasyonu ve yıkılması hizmetleri, binaların iç ve dış cephelerinin düzenlenmesi, tasarımı ve boyanması hizmetleri, duvar kağıdı kaplama hizmetleri, rölöve alınması (bir mekanı ölçümleme ve fotoğraflama işlemleri ile mevcut halinin projesinin çıkarılması), projelendime (rölövesi alınan mekanın 2 veya 3 boyutlu olarak projelendirilmesi, imalat ve uygulama çizimlerinin yapılması vb.) hizmetleri, projelerin yapılara uygulanması, projelerin uygulanması amacıyla malzemelerin tedariki hizmetleri, hafriyat, tüm zemin döşeme, duvar ve tavan boyama ve giydirme, alçı levha ve panel yapımı hizmetleri.” olduğu anlaşılmaktadır.
İtiraza mesnet davalı markasının, redde mesnet alınan … kod numaralı … ibareli marka tescil kapsamının: 36.sınıf: 36/01 Sigorta hizmetleri. 36/02 Finansal ve parasal hizmetler. 36/03 Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. 36/04 Gümrük müşavirliği hizmetleri. 37. Sınıf: 37/01 İnşaat hizmetleri, inşaat araç – gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri. 37/02 Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. 37/03 Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). 37/04 Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. 37/05 Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. 37/06 Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri. 37/07 Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. 37/08 Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri. 37/09 Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. 37/10 Asansör tamiri ve bakımı hizmetleri. 37/11 Saat tamiri hizmetleri. 37/12 Madencilik, maden çıkarma hizmetleri. 37/13 Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri olduğu anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklamalar ışığında dava konusu markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında benzerlik ve iltibas bulunup bulunmadığı değerlendirildiğinde;
Davacı marka başvurusu … YAPI şeklindedir. Marka bütünündeki vurgulu ve ayırt edici ibare … kelimesidir. Bu kelime İngilizce’de “Aslan” anlamına gelmektedir. Bu kelimenin altındaki YAPI ibaresi ise çok küçük puntolarla yazılmış olup, çekişme konusu inşaat hizmetleri bakımından tanımlayıcı nitelikte olduğundan tali unsur konumundadır.
Redde mesnet alınan davalı markası ise … şeklindedir. Markanın münhasıran esaslı unsuru olan … kelimesi İngilizce’de “çayırlık, otlak” anlamını haizdir.
Görüldüğü üzere taraf markalarında ilk hece olan LE ibaresi aynı olup, sadece ikinci hecedeki sesli harfler (O ve A) farklıdır. Ne … ne de … kelimelerinin çekişme konusu hizmetler bakımından herhangi bir tanımlayıcılığı ya da çağrışımı vardır. Bu kapsamda … ve … ibareleri ayırt ediciliği yüksek marka işaretleridir.
İşitsel yönden; LE-O şeklinde okunan davacı markası ile LE-A şeklinde okunan davalı markaları arasında işitsel bir yakınlık bulunduğu değerlendirilmektedir. Zira sadece sondaki O ve A harflerinin okunuşu farklıdır.
Görsel yönden; davacının … YAPI ibareli dava konusu markası ile davalının … ibareli markası arasında, her iki ibarenin de ilk anda … şeklinde okunup algılanması sebebiyle algısal bir benzerlik bulunmaktadır.
Kavramsal/anlamsal yönden ise; … (aslan) ve … (otlak) kelimelerinin anlamları itibariyle markaların anlamsal açıdan benzer olmadıkları kabul edilmiştir.
Markalar arasındaki işitsel benzerlik ile kısmi görsel algı benzerliği markaların bütünsel açıdan ilişkilendirilmesi ihtimalini gündeme getirmektedir. LE hecesi ile başlayan … ve … markaları arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik ve seri marka imajı bulunduğu, başvuru konusu … YAPI ibareli işaretin gerek sözcük gerekse düzenleme tarzı itibariyle davalının … ibareli markasından görsel ve sescil olarak önemli ölçüde farklılaşmadığı yazım şekli itibariyle davalı markasının okunuşu gibi bir görsel algıya sahip olduğu, yazım şekli nedeniyle hitap ettiği ortalama tüketici tarafından … olarak okunup, algılanmasının yüksek düzeyde mümkün olduğu, davacı markasının görsel olarak yazım şekli, yazının grafik unsurları nedeniyle davalı markasının yazılış ve okunuşu gibi okunup algılandığı, davalının markasından haberdar olan ortalama bir tüketicinin, dava konusu … markasının davalıya ait olduğunu, onun izni ile kullanıldığını yahut davalı markasının yeni bir versiyonu olduğunu düşünmesi kuvvetle muhtemeldir. Markaların esaslı unsurlarındaki örtüşme, tüketici algısında taraf markaları arasında bağlantı kurulmasına sebebiyet verecek düzeyde baskındır. Bu bağlamda, ortalama bir tüketicinin, davacı ve davalı işletmeleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu zannına kapılma ihtimali oldukça yüksektir.
Bu kapsamda; davacının “… YAPI şekil” ibareli marka başvurusu ile davalının … ibareli markası arasında benzerlik bulunduğu ve aynı/aynı tür ve benzer mal/hizmetler yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olacağı sonucuna varılmıştır. Bu aşamada belirlenmesi gereken, markalarının kapsadıkları emtiaların çekişme konu 37 ve 42. Sınıflar itibariyle aynı/aynı tür veya benzer olup olmadığıdır.
“Aynı tür” mal veya hizmetten kasıt aynı sınıfın alt grubunda sayılan mal veya hizmetlerin birbirine göre durumudur. Farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığı; bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle, bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı, ikame imkânlarının bulunup bulunmadığı, birbirini tamamlayıcı niteliği bulunup bulunmadığı benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı dikkate alınarak belirlenir.
Taraf markalarının emtia listeleri 37. Sınıftaki çekişme konusu tüm hizmetler açısından aynı/aynı tür hizmetlerden oluşmaktadır.
Çekişme konusu “inşaat, temizlik, mobilyalara ilişkin imalat döşeme, ısıtma, havalandırma, iklimlendirme, elektrik, görüntü, ses, güvenlik ve su tesisatının kurulması, sınai makinelerin ve cihazların tesisi, bakımı ve tamiri, asansör tamiri ve bakımı ile binaların yenilenmesi” hizmetleri görece pahalı olan ve tüketicilerin özen göstererek seçtikleri hizmetler olmakla birlikte, somut olayda taraf markaları arasındaki benzerlik düzeyi söz konusu tüketiciler düzeyinde dahi iltibasa yol açabilecek mahiyettedir. Zira davacı markasının sonundaki O harfi yazım ve tasarımı itibariyle A şeklinde okunmaya elverişlidir ve davalı markasının türevi görünümündedir. Bu bağlamda söz konusu hizmetlerin ortalama tüketicilerinin taraf markalarını karıştırabilecek durumdadırlar.
Mal ve hizmet kapsamları da göz önünde bulundurulduğunda markanın hitap ettiği tüketici kitlesi yönün bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı markası ile başvuru konusu işaretin bütün olarak bıraktığı izlenimin benzer olduğu, tescilli marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil, anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvurunun davalı markalarında yer alan ibare ile ve diğer sözcük ile ilişkilendirilebilecek bir görsellik içerdiği, bu markalarla karşılaşan ve bu markaları okuyan ortalama bir tüketicinin taraf markalarının bir birinden farklı markalar olduğunu kolaylıkla anlamayacağı, farklılığın ilgili tüketici kesimi tarafından derhal algılanabilecek durumda olmadığı, her iki markanın ilk bakışta farklı işletmelere ait 2 farklı marka olduğunun ilgili tüketici kitlesi tarafından algılanmayacağı, iki işaret arasındaki ayırt edilebilinen farklılıklar bulunmadığı, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında benzerlik bulunduğu ve farklılıkların marka ve işareti benzer olmaktan kurtarmadığı, aynı, benzer, seri marka olarak algılanmasının bütünsellik ilkesi kapsamında mümkün olduğu, her iki markadaki kelimelerin bütünün gerek okunuş, gerekse anlam ve görsel yönden yeteri derecede farklılık yaratmadığı, davacı markası ile davalı markasının işitsel görsel kavramsal olarak ve genel izlenim olarak karıtıştırılma riski bulunacak düzeyde benzer olduğu, bu nedenle işin uzmanları yahut çok dikkatli kişilerden oluşmayan, yargılama konusu ürünler hakkında normal olarak bilgi sahibi olabilecek, yeteri kadar dikkatli ve tedbirli, marka ve işareti aynı anda göz önünde bulunduramayan, bunları seyrek olarak karşılaştırma imkânına sahip bulunan ve aradığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan, bu şekilde daha önce gördüğü, yararlandığı, satın aldığı ve denediği bir malın yahut hizmetin markasının, göz ve kulağında kalan izine dayanarak hatırlayabildiği kadarıyla hafızasında kalan özelliklerine dayanarak, sonraki aynı veya benzer mal ve hizmetlere ilişkin alışverişlerinde de aynı veya benzer markayı taşıyan ürünü satın almak yahut hizmetten yararlanmak isteyen, bu bağlamda genel olarak ürünün/hizmetin önemine göre çok fazla düşünmeden hareket ederken, tanıdığı, beğendiği ve bilinirliği ile güvenilirliği kanıtlanmış bir markayı seçerek, fazla zaman ayıramamaktan doğan bir takım olumsuzluklardan da kurtulmuş olduğunu ve markanın sağladığı garanti fonksiyonunun kolaylığından yararlandığını düşünen malların/hizmetin alıcısı/yararlanıcısı konumundaki ortalama tüketici kitlesinden büyük bir kısmının, malların/hizmetin ekonomik önemine göre ayırabileceği alım/yararlanım süresi içerisinde, davalı markalarını taşıyan emtiaları satın almak yahut hizmetten yararlanmak isterken, davacının işaretini taşıyan emtiaları satın alma yahut hizmetten yararlanma olasılığı doğabileceği, alıcının davacı tarafından sunulan malı/hizmeti, almayı /yararlanmayı düşündüğü ürün/hizmet zannedebileceği, hatta daha da yüksek bir ihtimaldir ki, bu nedenle, malların alıcısı yahut hizmetlerin yararlanıcısı durumundaki kişilerden iki farklı marka karşısında bulunduklarını anlayabileceklerin, bu iki markanın aynı kişiye ait bulunduğunu sanmaları yahut da bu malları ve hizmetleri üreten işletmeler arasında idari- ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğunu düşüncesine kapılmaları ihtimalinin dahi yüksek seviyede bulunduğu kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; … sayılı … YAPI ibareli davacı marka başvurusu ile davalının redde mesnet alınan … ibareli markası arasında, davacı başvurusu kapsamında reddedilen 37 ve 41. Sınıflardaki tüm hizmetler bakımından benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmaktadır.
Neticeten, davalının redde mesnet alınan … ibareli markası ile … sayılı … YAPI ibareli davacı başvurusu kapsamında reddedilen 37 ve 41. Sınıflardaki tüm hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nin 8/1-b bendi anlamında benzerlik ve “karıştırılma ihtimali” bulunduğu anlaşılmış, açıklanan nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Yasasına göre hesaplanan 59,30-TL karar harcından peşin alınan 35,90-TL’nin mahsubu ile bakiye 23,40-TL’nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 5.900,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalı TÜRKPATENT’e verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re’sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/06/2021

Katip … Hakim …
¸ ¸