Emsal Mahkeme Kararı Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1059 E. 2023/647 K. 01.06.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/1059 Esas – 2023/647
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2022/1059 Esas
KARAR NO : 2023/647

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
VEKİLİ :

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 10/10/2022
KARAR TARİHİ: 01/06/2023
K. YAZIM TARİHİ: 15/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; 25.04.2021günü davalı …’ın sevk ve idaresindeki … plakalı araç ile davacı …’nin sevk ve idaresindeki … plakalı motosikletin çarpışması sonucu müvekkilinin yaralandığını, savcılık aşamasında alınan kusur raporunda da davalı …’ın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı hakkındaki ceza yargılamasının Ankara … Asliye Ceza Mahkemesinin … Esas Sayılı dosyasında devam ettiğini, davalı …’ın sevk ve idaresindeki … plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının … poliçe numarası ile davalı … A.Ş.tarafından yapıldığını, müvekkilin kaza sebebiyle oluşan maluliyetinin tazmini istemi ile yapılan başvuru üzerine … nolu hasar dosyası açıldığını ve davalı sigorta şirketi tarafından 16.05.2022 tarihinde 25.570,80 TL.ödeme yapıldığını, işbu kaza sonrası müvekkilinin yaralanmış olup … Şehir Hastanesinde yatarak tedavi edildiğini, kaza neticesinde müvekkilinin genç yaşında beden bütünlüğünü yitirdiğini, bu nedenlerle fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile, maddi tazminata dair belirsiz alacak istemli davada alacağın tam ve kesin olarak belirlenebilir olduğu anda artırılmak üzere; müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatı karşılığı şimdilik 500,00 TL.nin davalı … yönünden kaza tarihinden, davalı … A.Ş.yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, müvekkili davacının sürekli iş göremezlik tazminatı karşılığı şimdilik 500,00 TL.nin davalı … yönünden kaza tarihinden, davalı … A.Ş.yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, müvekkilinin davacının kaza sebebi beden bütünlüğünü yitirmiş olması sebebi ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile yargılama giderleri kapsamında vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı … AŞ vekili cevap dilekçesi ile özetle; … adına kayıtlı … plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde … poliçe no ile 06.06.2020 – 06.06.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, davayı kabul anlamına gelmemek üzere poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun bedeni zararlarda 430.000,00-TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi teminatı dışında olduğunu, zorunlu trafik sigortası bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortası olduğunu, her durumda müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirket sigortalısı … plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti ve maluliyetin varlığı halinde dava konusu kaza ile irtibatı belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin poliçe kapsamında geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderlerine ilişkin sorumluluğu bulunmadığından bu talepler yönünden her halde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun öncelikli olarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararların giderilmesine ilişkin olduğunu, davacı tarafından, müvekkili sigorta şirketine başvuru konusu kaza nedeniyle yapılan başvuru üzerine müvekkili şirket nezdinde … numaralı hasar dosyası açıldığını, işbu hasar dosyası kapsamında yapılan aktüer hesabı neticesinde 16.05.2022 tarihinde 25.570,80-TL davacıya ödendiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından 16.05.2022 tarihinde başvuru sahibine yapılan ödemenin, ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak yapılacak hesaplamadan, güncellenerek indirilmesi halinde başvuru sahibinin tüm zararının karşılanmış olduğu dolayısıyla başvuru sahibine ödenmesi gereken fark tazminat miktarı kalmadığı anlaşılacağını, herhalde müvekkili sigorta şirketi ödeme yapmış olduğundan herhangi bir hukuki sorumluluğu kalmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, her durumda, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede belirtilen limit ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu tazminat “ancak dava tarihinden itibaren” işleyecek “yasal faiz” ile birlikte talep edilebileceğini, davacının ancak dava tarihinden itibaren işleyecek olan faizi talep edebilmesinin mümkün olduğunu, müvekkili şirketin müdebbir bir tacir olarak genel kanunların ve poliçe genel ve özel şartlarının kendisine yüklediği tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmakla herhangi bir temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle davacının geçici iş göremezlik tazminat talepleri, tedavi/bakım talepleri ve kazanç kaybı talepleri bakımından poliçe kapsamında sorumlulukları bulunmadığından işbu taleplerin reddine, Mahkemece herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda tazminat tutarına uygulanacak faiz tür ve başlangıç tarihinde belirtilen hususların dikkate alınmasına, davaya yönelik tüm beyanları dikkate alınmak suretiyle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesi ile özetle;davacının beyan ve iddialarının hiç birisisi doğru olmayıp, dava konusu edilen trafik kazasının oluşuna ve hakikate aykırı beyan ve iddialar olduğunu, davalı müvekkilinin aracıyla davacının kullandığı motosiklete çarpmadığını, aksine kaza davacının kullandığı motosikletiyle müvekkilin aracının sağ ön kapısına aşırı bir süratle çarparak, bu çarpmanın etkisiyle motosikletin havaya kalkıp dönerek savrulması sonucu motosikletinin arka teker kısmıyla müvekkilinin aracının sağ ön far ve tamponuna çarpması şeklinde meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, olayın oluş şekline aykırı düzenlenmiş olan kaza tespit tutanağına müvekkili tarafından yapılan itiraz üzerine Emniyet Müdürlüğü Trafik Dairesi Şube Müdürlüğü tarafından, önceki tutulan kaza tespit tutanağı üzerinde her ne kadar kaşe ve imza atılmak suretiyle sonradan düzeltme yapılmışsa da savcılık soruşturmasında ve ceza yargılamasında yargılama süreci kaza tespit tutanağının ilk haliyle devam edildiğini, ceza davası halen derdest olup kesinleşmediğini, sigorta şirketi tarafından yapılmış davacıya yapılmış olan 25.570,80 TL ödemenin kazanın oluşunda davalı müvekkiline kusur izafe edecek bir delil olarak değerlendirmesini de kabul etmediklerini, davacının, kaza sebebiyle acı ve ızdırap duyduğundan bahisle fahiş miktarda manevi tazminat talep ettiğini, tüm bu nedenlerle haksız açılmış bulunan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, araç trafik tescil kayıtları, Ankara … Asliye Ceza Mahkemesinin … E. Sayılı dosyası, sosyal ve ekonomik durum araştırmaları, tedavi evrakları, SGK kayıtları, sulh protokolü, bilirkişi raporu, maluliyete ilişkin … Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 07/03/2023 tarihli raporu ile özetle; … plakalı Otomobil sürücüsü davalı …’ın olay yeri kavşağa dikkatsiz, tedbirsiz ve gereğinden de süratli girerek, sağından kontrolsüz kavşağa giren … plakalı Motosiklete ilk geçiş hakkı da vermediği olayda, 2918 sayılı KTK’nun 52/a ve 57/c-2 maddelerindeki kurallara da riayet etmeyerek %75 oranında kusurlu olduğu, … plakalı Motosiklet sürücüsü davacı …’nin, olay yeri kontrolsüz kavşağa yaklaşırken solundan gelen … plakalı Otomobili açık olarak görme imkanına sahipken, etkili fren yapmayarak ve de olay yerine yaklaşırken hızını da yeterince azalmamakla aynı kanunun 52/a maddesindeki kurala da riayet etmeyerek meydana gelen kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
… Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 10/04/2023 tarih ve 641.03.01/821 sayılı raporunda özetle; davacı …nin 25.04.2022 tarihli yaralanması neticesinde; Erişkinler için Engeltilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2 (iki) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklı geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili 14/03/2023 tarihli duruşmada davalı sigorta şirketi ile maddi tazminat yönünden anlaştıklarını, taleplerinin sigorta şirketi yönünden bulunmadığını, vekalet ücreti taleplerinin de bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı … Aş vekili 03/03/2023 tarihli dilekçesi ile davacı vekili ile 02/03/2023 tarihli “Sulh Protokolü, İbraname, Feragatname ve Makbuz” başlıklı protokol kapsamında sulh olunduğunu, bu protokol ile müvekkilini ibra ettiklerini, sulh protokolü kapsamında davadan feragat edilmesi halinde mahkemece hükmedilecek arabuluculuk ücretinin davalı … Aş üzerine bırakılmasını talep ettiklerini, taraflarınca hiçbir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunulmayacağının, sulh sebebi ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Maddi tazminat talebi yönünden Tüm dosya kapsamı ve davacılar ile davalı ve davalı sigorta şirketi arasında imzalanan İbraname ve Sulh Anlaşması ve ödeme beyanı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusuna ilişkin ödemenin davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığı, dava konusu taleplerin tümünün karşılandığı anlaşıldığından, tüm davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Davacının manevi tazminat talebi yönünden değerlendirme yapmak gerekirse; Kişilik haklarının zedelenmesine dayalı manevi tazminat istemlerine ilişkin düzenleme 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 56. Maddesinde Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.’ şeklinde ifade edilmiştir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre uygun tazminatın belirlenmesinde saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği, kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumu ve kusuru bulunup bulunmadığı ve varsa kusur derecesi, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumu, tarafların sıfatı, işgal ettikleri makam ve diğer sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, olayın ağırlığı gibi hususların değerlendirilmesi gerekmektedir. İş bu dosya bakımından değerlendirme yapıldığında davacının yaralanması nedeniyle üzüntü ve acı çektiği düşünülerek manevi tazminat talebine hak kazandığı tarafların kusur oranları, dosya kapsamında yapılan ekonomik sosyal durum araştırmaları, paranın günümüz şartlarında alım gücü nazara alınarak davacı için 6.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 25/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat talebi yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Manevi tazminat talebinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 6.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 25/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya dair istemin reddine,
3-Maddi tazminat davası yönünden;
a)Alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 176,48TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
b)Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT’nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.295,59TL’nin davalı … Aş vekilinin talebi dikkate alınarak davalı … Aş’den tahsili ile hazineye irat kaydına,
c)Reddedilen maddi tazminat talebi bakımından; Davalı …’ın kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 uyarınca belirlenen 1.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …a verilmesine,
d)Davalı … Aş vekilinin talebi dikkate alınarak lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Manevi tazminat davası yönünden;
a-Alınması gereken 409,86 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 341,55TL harcın mahsubu ile bakiye 68,31 TL karar ve ilam harcının, davalı …’dan alınarak hazineye gelir kaydına,
b-Davacı tarafından yatırılan 341,55 TL peşin harç, 80,70TL başvuru harcı, 11,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 433,75 TL harcın davalı …’dan tahsili ile davacıya ödenmesine,
c-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10. maddesi gereğince kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 6.000,00 TL vekalet ücretinin davalı …’dan tahsili ile davacıya ödenmesine,
d-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden; davalı …’ın kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/2 maddesi gereğince reddedilen miktara göre hesap edilen 6.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 245,00 TL tebligat ve posta gideri ile 1.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.245,00TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen 73,96 TL’nin davalı …’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı … vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.01/06/2023

Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı