Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/1141 Esas – 2023/666
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2022/1141 Esas
KARAR NO : 2023/666
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanani
DAVA TARİHİ : 31/10/2022
KARAR TARİHİ: 06/06/2023
K. YAZIM TARİHİ: 16/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanani davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Müvekkili şirketin 26.05.2021 tarihli fatura karşılığı alacağını tahsil edememesi üzerine müvekkili şirket tarafından alacağının tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün … E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçlu davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafından yapılan 22.12.2021 tarihli itiraz sonucunda ise takibin durdurulduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında ticarete dayalı alım-satım ilişkisi olduğunu, davalının müvekkil şirketten muhtelif zamanlarda malzeme aldığını ve işbu malzemelerin davalıya teslim edildiğini, anlaşma gereğince müvekkilinin üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, davalı tarafın, borca kısmi olarak itiraz etmiş olmakla taraflar arasında mevcut bulunan ticari alım-satıma dayalı bir borç ilişkisinin varlığını kabul etmiş olduğunu, bu sebeple davalının, aralarında borç doğuran bir hukuki ilişkinin varlığını ikrar ettiğini, davalının hakkında açılan icra takibine konu 2.431,03-TL bedeli ödediği gerekçesiyle borca kısmi itiraz etmişse de borcu ödediğine dair herhangi bir belge sunamadığını, davalının ayrıca imzaya da itiraz ettiğini, ancak, davacının satış faturasından da anlaşılacağı üzere e-arşiv faturasını davalıya elektronik ortamda tebliğ ettiğini, davalı tarafın, söz konusu faturaya 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz etmediğini dolayısıyla faturanın kesinleştiğini, bu nedenlerle haklı davanın kabulü ile; Ankara Batı İcra Dairesi … E. sayılı dosyası nezdinde açtıkları icra takibinde, davalı borçlu tarafından yapılan borca itirazın iptaline, icra takibinin devamına, borçlu tarafından, haksız ve kötü niyet ile yapılan itiraz sebebiyle; asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Ödeme dekontlarından görüleceği üzere davacı şirkete müvekkilinin yapacağı bir ödeme bulunmadığını, davacı yanın haksız açmış olduğu icra takibine, müvekkilin hiçbir borcu bulunmadığından itiraz edilmiş ve durdurulmuş olduğunu, müvekkilinin toplam 300.000,00TL’yi(küsüratlıi davacıya gönderdiğini, fakat davacının bu dekontları da mahkemeye sunmadığını ve bu ödenen paraların görmezden gelinerek haksız ve kötüniyetli bir şekilde icra takibi açtığını, açıklanan bu nedenlerle işbu haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Dairesi … Esas Sayılı Dosyası, tarafların BA-BS formları, ticaret sicil kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 11/05/2023 tarihli raporu ile özetle; davacı … Ltd. Şti’nin ticari defterlerine göre, takibe konu 26.05.2021 tarihli,… numaralı ve 2.431,03 TL tutarlı faturanın, 31.05.2021 tarihli 7.006,36 TL’lik tahsilat ile ödendiği ve davacının ilgili faturadan kaynaklı alacaklı olmadığı, 06.12.2021 takip tarihi itibariyle davacı … Şti.’nin davalı …’den cari hesaptan kaynaklı olarak 2.500,51 TL alacaklı olduğu, 06.12.2021 takip tarihi sonrasındaki tahsilat neticesinde, 31.03.2022 tarihi itibariyle davacı … Şti.’nin davalı …’den cari hesaptan kaynaklı olarak 748,51 TL alacaklı olduğu, davalı …’in ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle incelenmediği, Gelir İdaresi Başkanlığı’nca sunulan davalı 2021 yılı Ba formu ile davacının 2021 yılı Bs formlarının birbirini teyit eder nitelikte olduğu, Mahkemenin takibin dayanağı olarak faturayı dikkate alarak karar kurması durumunda, faturanın ödenmiş olması nedeniyle davacının davalıdan herhangi bir alacağının olmadığı ve takibe yapılan itirazın yerinde olduğu, Mahkemenin takibin dayanağı olarak cari hesap bakiyesini dikkate alarak karar kurması durumunda, Davacı … Şti.’nin 06.12.2021 takip tarihi itibariyle davalı…’den cari hesaptan kaynaklı olarak 2.500,51 TL, 31.03.2022 tarihi itibariyle 748,51 TL alacaklı olduğu, bu çerçevede takibin 748,51 TL üzerinden devamının gerektiği bildirilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla 26/05/2021 tarihli 2.431,03 TL tutarında faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 22/12/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 28/12/2021 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Yargıtay içtihatları gereğince fatura alıcısının bu fatura nedeniyle BA formu düzenleyerek vergi dairesine bildirmesi faturaya konu mal ve hizmeti aldığına karine teşkil eder ( Yargıtay 19. HD, 31.10.2018, 2627/5349; 18.06.2020, 709/1122). Davalının ise ödeme olgusunu ispatla yükümlü olduğu kanaatine varılarak ba-bs formları ile mal alış satış yapıldığı ispatlandığı, bu kapsamda davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından vergi dairesine beyan edilmiş olması nedeniyle kayıtlarına işlendiğinin anlaşıldığı ,kayıtlarına işlediği fatura iadesine ilişkin delil de sunulmadığı gözetilerek ispat yükü davalıda olduğu kanaatine varılmıştır. Takibin dayanağı 26/05/2021 tarihli 2.431,03 TL tutarında faturanın ödenip ödenmediğine yönelik Bilirkişi tarafından davacı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme hükme esas alınmıştır. Bu kapsamda takibe dayanak faturaya yönelik ödeme kaydı bulunması, takibin cari hesap alacağına yönelik olmadığı itirazın iptali davasında takibe sıkı sıkı bağlılık kuralı nedeniyle davacının davalıdan takibe dayanak faturadan kaynaklı alacağının olmadığı ve takibe borçlu tarafından yapılan itirazın yerinde olduğu kanaatiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 179,90TL karar ve ilam harcının peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT’nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.353,22TL’nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca 2.431,03 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verildi. 06/06/2023
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı