Emsal Mahkeme Kararı Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/980 E. 2023/142 K. 02.02.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/980 Esas – 2023/142
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2022/980 Esas
KARAR NO : 2023/142

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/09/2022
KARAR TARİHİ: 02/02/2023
K. YAZIM TARİHİ: 27/02/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; davacı ile davalının, davalının ticari işletmesinde bulunan iki adet asansörün bakımı ve onarımı hakkında 01.04.2022 Tarihli Asansör Bakım Ve Onarım Sözleşmesi akdettiklerini, sözleşmeye göre müvekkilinin, davalının ticari işletmesinde bulunan iki adet asansörün bakımını yapacağını, asansörlerde arıza tespit edilmesi durumunda müvekkilince asansörün onarımının yapılacağını, davalıya ait ticari işletmede bulunan ve o güne kadar hiç arıza vermemiş olan asansörlerden bir tanesinin kart arızası vermesi üzerine müvekkilince kartın mümkünse tamiri değilse değişiminin önerildiğini, kart teslim alındıktan sonra fakat servisine verilmeden önce davalı yanca kartın iadesinin istenilmiş ve kartın davalıya iade edildiğini, davalı yanca kartın onarımının yetkili servis dışında merdiven altı tabir edilen şekilde tamir ettirileceği, böylece daha düşük maliyetle onarımın yapılacağının müvekkiline bildirildiğini, müvekkilinin bunun fenni usul ve esaslara, Asansör İşletme Ve Bakım Yönetmeliği’ ne ve sözleşmeye uygun olmadığını bildirdiğini, bunun üzerine davalı yanın sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin süresinin 2 yıl olduğunu, sözleşmenin H.2. Maddesi uyarınca sözleşmenin herhangi bir nedenle feshi durumunda davalının fesih tarihinden sözleşme bitiş tarihine kadarki bakım bedellerinin %50′ sini cezai şart olarak ödemesi gerektiğini, sözleşmenin yalnızca üç ay yürürlükte kaldığını, sözleşme bedelinin aylık 866,10 TL + KDV 1.021,99 TL olduğunu, 21 aylık bakiye bakım bedelinın yarısı kadar miktarda icra takibi yapılmış ise de davalı haksız olarak takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını, takibe itirazın haksız olup alacağın %20’sinden aşağı olmayacak şekilde inkar tazminatı talepleri bulunduğunu, tüm bu nedenlerle fazlasına dair hakları saklı kalmak üzere, Ankara Batı İcra Müdürlüğü’ nün … Numaralı dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin devamına, %20’den aşağı olmayacak kadar inkar tazminatına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkil şirketin, faaliyet gösterdikleri iş merkezinin kurulumundan beri … Asansör adındaki firma ile anlaşarak iş yeri bünyesinde bulunan 2 adet asansörü ve sistemlerini bu firmaya kurdurttuğunu, 2005 yılından 2022 nisan ayına kadar mevcut asansörlerin bakımını da … Asansör ile yapmış oldukları sözleşme kapsamında bu firmaya yaptırdıklarını, 2022 Mart ayında … Asansör’ün, tüm haklarını davacı …’e devrettiğini, bu sebeple müvekkili şirketin, 1 Nisan 2022 tarihinde asansör bakım sözleşmelerini … ile akdettiklerini, davacı şirket çalışanlarının 25 Mayıs 2022 tarihinde asansörlerin rutin bakımı için geldiğini, bundan kısa bir süre sonra 27 Mayıs 2022 tarihinde asansörden birisinin arızalandığını, … ve servise gelen müvekkili şirket müşterilerinin arızalar sebebiyle devamlı olarak asansörün içerisinde kaldıklarını, bunun üzerine aynı gün … müşteri hizmetleri aranarak durumun bildirildiğini, davacının mesai saatilerinin dolmak üzere olduğundan bahisle bir sonraki gün gelebileceklerini müvekkili şirkete bildirdiklerini, 28 Mayıs 2022 tarihinde arıza için gelen … çalışanlarının, asansörde herhangi bir problem olmadığını söyleyip servis formu bırakmadan gittiklerini, bir sonraki gün de ilgili sorunun devam etmesi üzerine müvekkili şirket yetkililerinin, 30 Mayıs 2022 tarihinde davacı şirketi tekrar arayıp sorunun devam ettiğini bildirdiklerini, aynı gün davacı şirket tarafından gönderilen personellerin yine asansörlerde herhangi bir arıza olmadığını söyleyip gittiklerini, mevcut sorunun devam etmesi üzerine 31 Mayıs 2022 tarihinde müvekkili şirket yetkililerinin, …’ü tekrar arayıp sorunun hala devam ettiğini bildirerek servisin gelip arızayı gidermelerini talep ettiğini, gelen şirket personelinin asansörde herhangi bir arıza kaydı tespit etmediklerine dair tekrar bir servis formu bırakıp gittiklerini, asansördeki mevcut sorunun, izleyen günde de devam ettiğini üstelik diğer asansörün de arızalandığını, bunun üzerine 01 Haziran 2022 tarihinde müvekkili şirket yetkililerince …’un tekrar aranıp asansörlerden birindeki mevcut sorunun hala devam ettiğini, üstelik diğer asansörün de arızalandığı bildirdiklerini, bunun üzerine …’den gelen personellerin arızanın tespiti için bu kez makine odasına çıktıklarını ve müvekkili şirket personelleri ve yetkililerinin bilgisi dışında, parçaya zarar verecek şekilde, kodlama dahi yapmadan, kabloları kesmek suretiyle panoyu (inventör) söktüklerini, bu sökme işleminin tamamen hatalı olduğunun, asansörün beyninin yanmasına bile sebebiyet verebilecek bir uygulama olduğu müvekkili şirkteçe daha sonra öğrenildiğini, davalı şirketin, …den arızanın tamirine ilişkin teklif vermesini istediğini, … tarafından sunulan teklifte davacı şirketin, iki asansörün de panolarının değişmesi gerektiğini bildirdiklerini, 79.650,00 TL tutarında bir masrafın olacağına yönelik teklif sunduklarını, söz konusu asansör ve parçalarının ithal, takılmak istenen parçanın ise yerli olduğunu, müvekkili şirketin sunulan teklifte belirtilen tutarı ödemekle kalmayıp ileride başka masrafların da çıkacağı, bu işin çok maliyetli olacağı bilgisine ulaştığını, bunun üzerine …’ün firma yetkilileri ile 02 Haziran 2022 tarihinde yeni bir görüşme gerçekleştirildiğini, görüşme esnasında, davacı şirketçe verilen ilk bilgilere tezat olacak şekilde, cihazın …’ya gönderilmeyeceği, …de bir firmaya tamir için gönderileceği söylendiğini, çelişkilerle dolu bu farklı ve tezat konuşmalar sonrası müvekkili şirkette, davacı şirkete karşı bir güvensizlik oluştuğunu, … yetkililerine, … asansörün eski ustalarının uzun yıllar bu asansörlerin bakımını yaptıklarını ve bu asansörlerin sistemini iyi bildiklerini söyleyerek … asansörün eski ustalarının, asansörleri incelemeleri için çağıracaklarını bildirdiklerini ve … yetkilisi … beyin de bu konuda rızasını alındığını, 03 Haziran 2022 tarihinde, …’ün yetkililerinin bilgisi dahilinde … asansörün eski ustalarına ulaşılarak müvekkili şirketçe durumun izah edildiğini ve asansörlere bir de kendilerinin bakmasının istendiğini, asansörler üzerinde yaptıkları incelemeler neticesinde, davacı yan tarafından müvekkili şirket çalışanlarının ve yetkililerinin rızası alınmadan sökülmüş olan panoyu geri monte etmişler ve parçanın sökülmesi işlemi esnasında panonun çok fazla dağıtılmış olduğunu, hatalı bir şekilde kodlama yapılmadan rastgele sökme işlemi yapıldığını, kabloların bilinçsizce kesildiğinin bildirildiğini, asansörlerin tamirine ilişkin raporda da asansör frekans kartına giren soketlerin yanlış yere takıldığının tespit edildiğinin belirtildiğini, asansörlerdeki mevcut arızanın ne olduğuna ilişkin incelemelerde bulunup değişmesi gereken parçaları ve mevcut durumu değerlendirdikten sonra 07 Haziran 2022 tarihinde müvekkili şirkete teklif sunduklarını, incelemeyi yapan personelin, sorunu yerinde tespit edip konu ile alakalı müvekkili şirketi detaylı bir şekilde bilgilendiğini, teklifin sunulmasının ardından müvekkili şirketin, biran önce sorunu gidermek maksadıyla asansörlerinin tamiratını yaptırdığını, asansörlerin tamir edilip tekrar faal hale geldikten sonra, … yetkilisi … bey 21 Haziran 2022 tarihinde aranarak durumun kendisine izah edildiğini, 15 gün boyunca mağdur olduklarını, bu asansörün sistemine ilişkin yeterli düzeyde bilgilerinin olmadığını, işlerinin devamlılığını sağlamak zorunda olduklarını, müşterilerin sürekli olarak asansörlerin içinde kaldığını kendilerinin arıza tespitinde bile bulunamadığını, bu tutumlarının kendilerini çok zor bir duruma soktuğunu ve ticari faaliyetlerinin aksamasına neden olduğunu ayrıca kendilerinin 79.650,00 TL tutarında teklif sunmuşken, ilgili şirket 13.000,00 TL’ye arızayı giderdiğini beyan ederek sözleşmeyi feshetmek istediklerini ve bu durum karşısında onlarla artık çalışmak istemediklerini ilettiklerini, … yetkililerinin 30.06.2022 tarihinde bu konu ile ilgili görüşmek maksadıyla müvekkile şirkete geldiklerini, davacı şirkete telefon görüşmesindeki hususların tekrar aktarıldığını ve iyi niyet çerçevesinde karşılıklı olarak sözleşmeyi feshetmek istediklerini ilettiklerini, haksız olarak cezai şart talep edildiğini, 24.08.2022 tarihinde davacının, haksız bir şekilde sözleşmenin feshedildiğinden bahisle sözleşmede ceza-i şart olarak öngörülen bedelin tahsili maksadıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğü aracılığıyla … Esas sayılı dosya üzerinden ilamsız icra takibine başlatıldığını, tüm bu süreçten anlaşılacağı üzere asıl mağdur konumda bulunanın müvekkili şirket olduğunu, sözleşmenin feshedilmesinin haklı nedene dayanmakta olup haklı sebeple fesih durumunda sözleşmede kararlaştırılan ceza-i şartın ödenmesinin de söz konusu olmadığını, ayrıca sözleşme hükümlerine aykırı davranan tarafın davacı şirket olduğunu, bu sebeple 29.08.2022 tarihinde bu haksız takibe taraflarınca itiraz edildiğini, davacının uzunca bir süre asansörlerdeki mevcut arızaları tespit edememiş ve sözleşme hükmüne de aykırı davrandığını, davacı şirketin kendi kusurundan dolayı bu sürecin yaşandığını, kimsenin kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceğinin de genel bir hukuk ilkesi olduğunu, bu şartlar altında davacı şirketin, ceza-i şarta hak kazanmadığını, müvekkili aleyhine başlatılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun icra takibine yapmış olduğu itirazın haklı olduğunu, bu nedenle, icra ve inkar tazminatı talebinin de davacının diğer talepleri gibi yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle haksız, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Dairesinin … esas sayılı dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, SGK kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tek taraflı irade beyanı ile dönme (fesih) mümkün olmakla birlikte, sözleşmeyi haksız ya da kusuruyla fesheden taraf, fesih bildiriminin sonuçlarına da katlanmak durumundadır. Fesih sonucu zarara uğrayan kimse koşulları mevcutsa haksız fesih sebebiyle uğradığı zararlarının tazminini isteyebilir.
Asıl uyuşmazlık davalının asansör bakım sözleşmesini fesihte haklı olup olmadığı, buna bağlı olarak davacının sözleşmeden kaynaklı cezai şart talebinin yerinde olup olmadığının tespitine yöneliktir.
Davacı tarafından düzenlenen servis formları incelendiğinde uzunca bir süre asansörlerdeki mevcut arızaları tespit edilemediği, Davacı şirket çalışanlarınca asansör arıza kaydından kaynaklı 01/06/2022 tarihli servis formunda; ” sağ asansörün inventer takımı tamire götürülmek üzere sökülmüştür. Yeni kumanda panosu teklifi verileceği için çıkan inventer mahalde bırakılmıştır.” şeklinde kayıt tutulduğu Taraflar arasında düzenlenen asansör bakım ve onarım sözleşmesinin G.2.1. Maddesinde ;” Bakım ve/ veya onarım esnasında parça değişimi gerekli olur yahut işçilik dışında herhangi bir masraf gerektiren iş veya işlem yapılacak olur ise müşterinin yazılı (ıslak imza, mail, fax) onayı alınarak değişim yapılacaktır. Ancak acil durumlarda, daha sonra ıslak imzalı olanı verilmek kaydıyla … üzerinden onay verilebilir. Onay alınamayacak durumlarda 250.00 TL’yi geçmeyecek bedeller için onay alınması gerekmez. Müşteri nezdinde bu onayı verebilecek personeller şunlardır: … ve …” şeklinde belirtilmiştir. Davacı şirket çalışanlarınca sözleşme şartlarına aykırı olarak parça değişiminin gerekli kılan işlemi onay vermeye yetkili kişilerin izni olmaksızın sökme işlemi yaptıklarından davacı tarafın sözleşmeden kaynaklı yükümlülüğünü yerine getirmediğinden davacının sözleşmeye uygun olmayan talepleri nedeniyle davalı açısından haklı fesih sebeplerinin oluştuğunun kabulü gerektiğinden davacının cezai şart talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 129,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 50,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT’nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.295,58 TL’nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verildi. 02/02/2023

Katip Hakim
E-imzalıdır. E-imzalıdır.