Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/550
KARAR NO : 2018/369
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 13/06/2017
KARAR TARİHİ : 17/05/2018
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/06/2018
Mahkememizde görülmekte olan genel kurul kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde; üyesi bulunduğu ve uzun yıllar yöneticiliğini yaptığı … Konut Yapı Kooperatifi’nin 14/05/2017 tarihli genel kurulunun 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, ana sözleşme ve iyi niyet esaslarına aykırı olarak yapıldığını, toplantı başlamadan önce hakaret ve tehdite maruz kaldığını, kooperatif avukatı …’in toplantıda sevk ve idareyi ele alarak sürekli kendisini ortaklara hedef gösterdiğini, tarafına iftiralar atıldığını, muhalif olduğu ve şerh yazdırmak istediği konuların divan heyeti tarafından anlaşılmadığından birçok konudaki şerhinin tutanaklara yazılmamış olduğunu, bir kısım şerhlerinin ise yarım yanlış yazıldığını, bu hususta tanık dinletmek istediğini, yönetim kurulunun hazırladığı gündem maddelerinin hiçbiri hakkında genel kurula bilgi vermediğini, 4.gündem maddesinde yazılı konular hakkında hiçbir faaliyet raporu okunmadığını, zaten genel kurul evrakları arasında yönetim kurulu faaliyet raporu olmadığını, yönetim kurulunun konutsuz ortaklardan hiçbirine konut tahsisi yapmadığını, yönetim kurulunun hazırladığı çalışma raporunun yanıltıcı olduğunu, istifa eden ortakların istifasının hangi şartlarda kabul edildiğinin açıklanmadığını, 14/05/2017 tarihli toplantı sırasında Divan Heyeti tarafından iyi niyetle tutulan tutanağa şerhlerinin kalemle yazıldığını, ancak bu tutanağın divan heyetinden alınarak toplantı salonu bölmesi olan yönetim kurulu çalışma odasında kooperatifin avukatı … tarafından tüm itirazlarına rağmen yeniden yazıldığını dolayısıyla genel kurul iradesi yerine kooperatif avukatının iradesinin konulduğunu, Bakanlık temsilcisinin sık sık başka bir toplantıya yetişmesi gerektiğini söylemesi üzerine toplantı tutanağının tarafından okunmadan imzalandığını, yönetim kurulu raporu ve denetleme kurulu faaliyet raporunun genel kurul evrakı içinde bulunmadığını ve okunmadığını, Bakırköy … Asliye Ticaret Mahkemesinin … Esas sayılı dosyasında kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyeleriyle birlikte kooperatifin avukatı … aleyhine de dava açtığını, kooperatifin önceki avukatı ile kooperatif başkanı … arasındaki olaydan dolayı iddianame düzenlendiğini, denetim kurulu ve yönetim kurulunun yanıltıcı bilgi verdiklerini, her iki organın layıkıyla görevlerini yapmadıklarını, kooperatif organlarının dürüst davranmadıklarını, kooperatifin avukatının da çıkarları uğruna olayları çarpıtıp yönetim kurulunun ibra edilmesini sağlamak için her türlü hileye başvurduğunu, kooperatifi zarara uğrattıklarını, gecikme zamlarına ilişkin red oyu kullandığının doğru olduğunu, ancak bu konuda söz hakkı almadığını, avukat tarafından genel kurulda kendisinin ortaklara hedef gösterildiğini, 14/05/2017 tarihinde yapılan genel kurulda tanzim edilen toplantı tutanağının kooperatif bilgisayarında kooperatif avukatı tarafından taraflı olarak yazılmasının yasalara aykırı bir tutum olduğunu, bu hususun kooperatif bürosunda bulunan güvenlik kamerasından tespit edilebileceğini, genel kurulda alınan tüm kararların kooperatifi zarara uğrattığını, bir kısım ortaklardan para tahsil edilmemesinin eşitsizlik yarattığını, kooperatif giderlerinin doğru yapılmadığını, yapılan toplantılarda ortakların fiili ve sözlü saldırılarına maruz kaldığını, Bakırköy … Asliye Ticaret Mahkemesine açmış olduğu 15/03/2015 tarihli genel kurul iptali davasında mahkemece davanın reddine karar verildiğini, dosyanın Yargıtay’da olduğunu, yönetim kurulu başkanının maaşının her genel kurulda artırılmasının diğer yönetim kurulu üyeleri ve denetim kurulu üyelerinin maaşlarının artırılmamasının adaletle bağdaşmadığını, kooperatifte üye sayısının cetvellere göre 182, yapılan tahakkuklara göre 160 olduğunu, bu nedenlerle 14/05/2017 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemece hangi kararların hangi gerekçeyle iptalini istediği ve dayandığı delillerin hangi vakıaların ispatı için gösterildiğini açıklaması için verilen kesin süreye rağmen davacının ara karar gereği taleplerini somutlaştırmadığı gibi iyice karıştırdığını, 2016 yılı hesap dönemine ilişkin 14/05/2017 tarihinde Bakanlık temsilcisi gözetiminde yapılan genel kurul toplantısının tüm süreçlerinin tamamen yasalara uygun olarak gerçekleştirildiğini, nitekim toplantıya ilişkin tüm belgelerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğünden dosyaya gönderilmiş olduğunu, genel geçer ve muğlak ifadelerle genel kurul toplantısında alınan kararların iptalinin istenilemeyeceğini, soyut iddialardan ibaret olan talebin reddinin gerektiğini, toplantıda alınan kararların mevzuata ve genel kurulun istemine uygun bulunduğunu, aksini iddia eden davacının iddiasını ispat etmek durumunda olduğunu, ancak dava dilekçesinin HMK 119 maddesinde belirtilen içeriğe uygun olmaması nedeniyle ve verilen süreye rağmen eksiklikler giderilerek davanın somutlaştırılmaması nedeniyle reddi gerektiğini, diğer taraftan davacının 2000 yılından 2014 yılına kadar on dört yıl aralıksız olarak kooperatif yönetim kurulu başkanlığı yaptıktan sonra yolsuzluk iddialarının ayyuka çıkması üzerine 2014 yılı hesaplarının görüşülmesi için toplanan olağan genel kurul toplantısı esnasında genel kurul tarafından kooperatif yöneticiliğinden azledildiğini, takiben tüzel kişilik tarafından yapılan şikayet sonucu başlatılan soruşturmanın halen Küçükçekmece C.Başsavcılığı nezdinde … soruşturma numarasıyla derdest bulunduğunu, söz konusu soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacının 1163 sayılı Kanuna aykırı icraatları ve usulsüz harcamalarının tek tek sayıldığını, davacının başkanlıktan azlinden sonra gerçekleştirilen 2014 yılı genel kurul toplantısından başlamak üzere her yıl yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararlar hakkında iptal davası açtığını, bunun husumetten kaynaklandığını, dava dilekçesi ve ek beyan dilekçesinden görüldüğü üzere açıklamalarının yeri olmayan gereksiz isnat, iftira, yer yer hakaret sayılabilecek beyanlardan ibaret olduğunu, 2014 yılı olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptali amacıyla açılan davanın reddedildiğini, dosyanın Yargıtay’da temyiz incelemesinde bulunduğunu, 2015 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline ilişkin açılan davanın ise Bakırköy … Asliye Ticaret Mahkemesinin … Esasına kayden derdest bulunduğunu ileri sürerek davanın reddine, davacı tarafından dava hakkının kötüye kullanılması nedeniyle 1163 sayılı Kanunun 53/3 maddesi kapsamında teminat göstermesine karar verilmesini istemiştir.
Dava; davalı kooperatifin 14/05/2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptali istemine ilişkindir.
Davalı kooperatifin sicil kaydı ile davaya konu 14/05/2017 tarihli genel kurul toplantı tutanağı, hazirun cetveli,muhalefet şerhleri, bakanlık temsilci raporu ve tüm ekleri celpedilmiş, Küçükçekmece C.Başsavcılığı’nın … sayılı soruşturma dosyasının Uyap üzerinden örneği getirtilmiştir.
Davalı kooperatif defter ve kayıtları ile dosya kapsamı üzerinde kooperatif uzmanı ve mali müşavir bilirkişilerden oluşturulan heyete inceleme yaptırılarak davalı kooperatifin 14/05/2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptali talep edildiğinden davacı iddiaları yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle davaya konu genel kurul toplantısında alınan kararların yasaya , ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığı, kararların iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor alınmasına karar verilmiştir.
Mali Müşavir … ile Kooperatif Uzmanı … tarafından düzenlenen 28/03/2018 tarihli raporda özetle; 14/05/2017 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali davasının bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, toplantıya toplam 182 üyeden 44 üyenin asaleten, 13 üyenin ise temsil edilmek suretiyle 57 üyenin katıldığı, toplantı ve karar nisaplarının yasaya uygun olarak sağlanmış olduğu, davacının genel kurul toplantısında bizzat hazır bulunarak 4,6,8,14,15.gündem maddeleriyle ilgili olarak söz aldığı, bütün kararların iki ret oyuna karşılık çoğunlukla verildiği, ret oyu verenlerden birisinin davacı olduğu, davacının muhalif oy kullandığını tutanağa yazdırdığı ve tutanağı bu sıfatla imzaladığı, davacı tarafından divan heyetine verilen 14/05/2017 tarihli dilekçelerin de tutanak ekleri arasında olduğu, alınan kararların esası yönünden bir aykırılık tespit edilemediği, yasa ve ana sözleşme hükümlerine uygun bulunan kararların iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddiası yönünden iddianın somut delillerle ortaya konulması gerektiği, davacının genel kurul kararlarının iptali hususunda ileri sürdüğü tüm iddiaların kooperatifin eski yönetimiyle halen mevcut olan yönetim arasında sürtüşme ve şikayet konusu yapılan hususlara ilişkin olduğu, mevcut delil durumu itibariyle genel kurul toplantısında alınan kararların somut olarak dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı mütalaa olunmuştur.
Bakırköy … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı kooperatif, yönetim ve denetim kurulu üyeleriyle, sekreter hakkında 03/04/2016 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali isteğiyle açılan davada yapılan yargılama sonunda 22/11/2017 tarihli karar ile davanın davalı kooperatif yönünden esastan reddine, diğer davalılar yönünden husumet nedeniyle usulden reddine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür.
Bakırköy … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı kooperatif hakkında 15/03/2015 ve 10/05/2015 tarihli genel kurul kararlarının iptali talebi ile açılan dava sonunda mahkemece 10/03/2016 tarihinde davanın reddine karar verildiği, dosyanın halen Yargıtay incelemesinde olduğundan kararın kesinleşmediği görülmüştür.
Her ne kadar davacı genel kurul toplantısı başlamadan önce kendisine yapıldığını iddia ettiği saldırı yönünden tanık dinletme talebinde bulunmuş ise de; davacının genel kurul toplantısına katıldığı ve davanın genel kurul kararlarının iptali istemini içerdiği gözetilerek HMK’nun 189 maddesi kapsamında tanık dinletme talebi usule uygun bulunmamıştır. Keza davacı toplantı tutanağının altını ve hazirun cetvelini imzalamış olduğundan tutanağın kooperatif avukatı tarafından genel kurul iradesini tam olarak yansıtmadığına ilişkin iddiası yönünden tanık dinletme talebinin de reddi gerekmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, genel kurul toplantı tutanağı ve ekleri, bilirkişi raporu, incelenen mahkeme dosyaları ile savcılık soruşturma dosyası içeriği birlikte değerlendirildiğinde; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53.maddesinde kooperatif genel kurul kararlarının iptali davasını kimlerin açabileceği ve açma koşulları düzenlenmiştir. Dosyaya ibraz edilen hazirun cetveli ve genel kurul toplantı tutanağı üzerinde yapılan incelemede davacının, davalı kooperatifin ortağı olduğu, toplantıya katıldığı, davanın yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır. Genel kurul toplantısı bakanlık temsilcisi gözetiminde yapılmıştır. Gündemi içeren davet mektupları 182 ortaktan 70 ortağa 12/04/2017 tarihinde Avcılar PTT Şubesi’nden taahhütlü olarak gönderilmiş, 112 ortağa ise 12/04/2017 tarihinde imza karşılığı tebliğ edilmiştir. Toplantıya 182 ortaktan 44 ortak asaleten, 13 ortak ise temsilci vasıtasıyla olmak üzere toplam 57 ortak katılmıştır. Böylelikle ana sözleşmenin 33.maddesinde belirtilen 1/4 toplantı nisabının sağlandığı anlaşılmıştır. 14/05/2017 tarihli 2016 hesap yılı olağan genel kurul toplantısında 2,5,7,9,10,11,13,14,15,16 ve 17.maddelerindeki kararların toplantıya katılanların 2 ret oyuna karşılık oy çokluğuyla alındığı, ret oyu veren ortaklardan birinin davacı … olduğu, toplantı tutanağının altını muhalefet şerhi bildiren olarak imzaladığı, ayrıca tutanağa ekli yazılı muhalefet şerhinin de bulunduğu görülmüştür.
Tutanaktan anlaşıldığı üzere 1.madde açılış ve saygı duruşunun yapılmasına ilişkin olup herhangi bir karar alınmadığından iptal davasına konu edilmesi mümkün değildir. 2.nolu karar ile divan başkanlığı oluşturulmuş, divan heyeti seçilmiş, divan heyetine tutanağı imzalama yetkisi verilmiştir. Davacı bu karara muhalif kalmıştır. Muhalefet sebebi tamamen eski ve yeni yönetim arasındaki husumetlere ilişkindir. Karar nisabına aykırı bir durum olmadığı gibi ana sözleşme, yasa ve iyiniyet kurallarına aykırı bir durum bulunmamaktadır. 3.maddede toplantı gündemine madde ilavesine ilişkin teklif olmadığı yazılmıştır. Bu maddede alınan bir karar olmadığından iptalinin istenilmesi de mümkün değildir. 4.maddede yönetim kurulu faaliyet raporu, 2016 yılı bilançosu, gelir gider farklarının yönetim kurulu başkanı tarafından okunduğu yazılmış, davacı eski yönetim kurulu başkanı …’in söz alarak kendisine iftira niteliğinde beyanlarda bulunulduğunu belirttiği ve tahakkukların 160 ortağa pay edildiğini söylediği tutanağa geçirilmiştir. Bu maddede faaliyet raporu, bilanço, gelir-gider farkları okunduğundan burada da yapılan bir oylama ve alınan bir karar bulunmamaktadır.
5 nolu karar ile yönetim kurulu 2 ret oyuna karşı oy çokluğuyla ibra edilmiş, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadıkları belirtilmiştir. Toplantıya 57 ortak katıldığından 2 ret oyu kullanan ve 3 yönetim kurulu üyesi düşüldükten sonra kalan 55 ortağın olumlu oyu ile yönetim kurulu ibra edilmiştir. Karar nisabının sağlandığı görülmüştür.Kararın iptal sebebi olarak yine eski ve yeni yönetim arasındaki ihtilaflar gösterilmiştir. Yönetim kurulu üyelerinin ibrası yönünden kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı bir husus tespit edilmemiştir.
6.maddede, denetleme kurulu faaliyet raporu okunmuştur. Görüşülen maddede icra edilebilir bir karar alınmadığından iptal davasına konu olamayacağı anlaşılmıştır.
7 nolu karar denetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkindir. Denetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanmamışlardır. Bu karar da iki ret oyuna karşılık oy çokluğuyla alınmıştır. Kararın iptali sebebi olarak eski ve yeni yönetim arasındaki uyuşmazlıklar gösterilmiştir. 7 nolu karar yönünden de kanun, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı bir durum görülmemiştir.
8.maddede davalı kooperatif avukatı tarafından genel kurula davalar, icra dosyaları ve soruşturmalar hakkında bilgi verilerek ortaklara evrak dağıtılmış, söz alan eski yönetim kurulu başkanı davacı, mahkeme ve genel giderler konusunda kendisinin hedef gösterildiğini belirtmiştir. Burada da icra edilebilir bir karar alınmadığı nedeniyle iptalinin istenilemeyeceği açıktır.
9 nolu karar ile kooperatifin davacı olduğu Bakırköy … ATM’nin … esas sayılı davasında kooperatife zarar verdikleri anlaşılan davalı tüm eski yönetici ve denetçiler aleyhine açılmış davanın takibi için denetleme kurulu üyelerine yetki verilmesine iki ret oyuna karşılık oy çokluğuyla karar verilmiştir. Genel kurul en üst ve yetkili organ olup açılan sorumluluk davasının takibi için denetleme kurulu üyelerine yetki verilmesinde kanun, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı bir durum söz konusu değildir.
10 nolu karar ile kooperatifin davalı olduğu dava dosyalarından başlatılan icra takiplerine konu borçların ödenebilmesi için her ortaktan 1.500,00 TL para toplanmasına, bu meblağın üç eşit taksitte 15/07/2017-15/08/2017-15/09/2017 tarihlerinde 500,00 TL olarak toplanmasına, iki ret oyuna karşılık oy çokluğuyla karar verilmiştir. Alınan bu kararın da içeriği itibariyle kanun, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olmadığı, gereksiz yere faiz ve masraf ödenmemesi için alındığı kanaatine varılmıştır.
11 nolu kararda 2017 yılı tahmini bütçesi okunarak iki ret oyuna karşılık oy çokluğuyla bütçenin kabulüne karar verilmiştir. Tahmini bütçenin genel kurulca onaylanması kararı yönünden eski ve yeni yönetim arasındaki sürtüşme ve şikayet konusu yapılan hususlar iptal sebebi olarak ileri sürülmüş ise de; bu sebep iptal sebeplerinden sayılmamıştır.
12.maddede 2017 yılı üye aidatlarının daha önceki yıllarda olduğu gibi 100,00 TL üzerinden devamına karar verilmiştir. Davacı bu karara olumsuz oy kullanmadığından kararın iptalini isteyemeyecektir.
13 nolu karar ile belirlenen üye aidatları dışında kalan belediye ödentileri, vergi, diğer resmi harç ve borçların her üyenin payına düşen oranda sırası geldikçe toplanması ve bu alacakların takibi konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesine, yine iki ret oyuna karşılık oy çokluğuyla karar verilmiştir. Genel kurulun diğer giderler ve ödentilerin üyelerden toplanması ve alacakların takibi konusunda kooperatif icra organı olan yönetim kuruluna yetki vermesinin kanun, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olmadığı son derece açıktır.
14 nolu karar ile üyelerin borçlarını zamanında ödememeleri halinde aylık %1,5, yıllık %18 oranında temerrüt faizi uygulanmasına iki ret oyuna karşılık oy çokluğuyla karar verilmiştir. Davacı, faiz oranının düşük olduğunu belirterek karara muhalif kalmıştır. Oysa alınan karar TBK’nun 88 ve 120.maddelerindeki temerrüt faizinin yasal faizin iki katını geçemeyeceğine ilişkin emredici hükümlerine uygun olarak alındığından kanuna aykırı değil bilakis uygun olduğu anlaşılmıştır.
15.maddede kesinleşen mahkeme kararı uyarınca 10.blokun yıkılması halinde bu blokta oturan üyelerin evsiz kalacağı ve mağdur olacakları gözetilerek şimdilik yıkım kararının uygulanmamasına iki ret oyuna karşılık oy çokluğuyla karar verilmiştir. Davacı eski yönetim kurulu başkanı …, kesinleşmiş mahkeme kararının uygulanmamasının yasaya aykırı olduğunu belirterek bu beyanını tutanağa yazdırmıştır. Her ne kadar kesinleşmiş mahkeme kararının uygulanmaması yasaya aykırı ise de, kooperatif genel kurulu tüm üyelerinin menfaatlerini korumak zorunda olduğundan ve yıkım kararı alınması halinde davacı etkilenmeyeceği için iptalini istemekte davacının yeni yönetimle olan husumetinin etkili olduğu, iptal isteminin bu sebeple dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.
16 nolu karar ile üye aidatları, belediye ödentileri, vergi, resim, harç ve borçlarını, gecikme faizlerini ödememekte direnen kooperatif üyeleri aleyhine yasal işlemlerin başlatılması ve üyelikten ihraç edilmeleri için yönetim kuruluna yetki verilmesine iki ret oyuna karşılık oy çokluğuyla karar verilmiştir.Yönetim kurulu, kooperatifin icra organıdır. Genel kurulca parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyelerle ilgili yasal işlem yapma ve üyelikten ihraç işlemleri yapma yetkisinin yönetim kuruluna verilmesinde kanuna aykırı bir durum bulunmamaktadır.
17 nolu karar ile yönetim kurulu başkanının maaşının 1.400,00 TL olmasına karar verilmiştir. Karar, iki ret oyuna karşılık oy çokluğuyla alınmıştır. Davacı, yönetim kurulu başkanı maaşının her genel kurulda artırılmasının diğer yönetim kurulu üyeleri ve denetim kurulu üyelerinin maaşlarının ise arttırılmamasının adaletle bağdaşmadığını ileri sürmüştür. Ancak mevcut diğer yönetim kurulu üyeleri ile denetim kurulu üyelerinin alınan bu karara herhangi bir itirazda bulunmadıkları, takdir olunan ücretin de günümüz ekonomik koşulları ve paranın alım gücü dikkate alındığında yüksek bir ücret olmadığı kanaatine varılmıştır.
18 ve 19.maddelerde infaz edilebilecek herhangi bir karar alınmadığından iptalinin istenemeyeceği anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklama ve tespitler karşısında;davacının genel kurul toplantı tutanağını ve hazirun cetvelini imzaladığı nedeniyle toplantı tutanağının genel kurul iradesini yansıtmadığı, kooperatif avukatı tarafından yazıldığına ilişkin iddiasının yerinde görülmediği, bu husustaki tanık dinletme talebinin de HMK’nun 189.maddesi uyarınca caiz olmadığı, kaldı ki toplantı tutanağı ekinde ayrıntılı şekilde muhalefet şerhini içeren dilekçesinin de bulunduğu, alınan kararlardan davacının olumsuz oy kullanarak muhalif kaldığı kararların kanun, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olmadığı, toplantı ve karar nisaplarının sağlandığı, iptal sebebi olarak ileri sürülen hususların eski yönetim ve yeni yönetim arasındaki husumet ve çekişmeden kaynaklı olaylara dayandırıldığı, bunların iptal sebebi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmış olmakla davacı davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Reddine,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 35,90-TL maktu karar ve ilam harcından peşin yatırılan 31,40-TL harcın mahsubuna, bakiye 4,50-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına tayin ve takdir olunan 2.180,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı tarafından sarf edilen 35,80-TL tebligat gideri, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.035,80-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Avanslardan artan olur ise karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
5235 Sayılı Kanunun geçici 2.maddesine göre Bölge Adliye Mahkemelerinin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 ve 29525 sayılı Resmi Gazetede ilan edildiği anlaşılmakla; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360’ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/05/2018
Başkan …
Üye …
Üye …
Kâtip …