Emsal Mahkeme Kararı Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/494 E. 2018/654 K. 17.10.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/494
KARAR NO : 2018/654

DAVA : MENFİ TESPİT (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 17/05/2018
KARAR TARİHİ : 17/10/2018
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/10/2018

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili firmanın dava konusu …. nolu aboneliğin kurulu olduğu …. Mah. … Cad. No:…. Avcılar/İstanbul adresinde kuyudan su çekerek fabrikalara su dağıtımı işi yaptığını, davalı şirket elemanlarının 23/07/2017 tarihinde iş yerine gelen ekiplerin ölçü devresindeki …. marka … nolu sayacı kaldırarak yerine …. marka …. nolu sayacın takıldığını, laboratuvar incelemesi sonucu toplamda 76.691,00-TL kaçak elektrik ek tahakkuku yapıldığını, tahakkuk edilen enerjinin sarf edilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu tahakkukun tamamen varsayıma dayalı olarak yapıldığını, laboratuvar incelemesinin taraflar dışında bağımsız bir kurum tarafından yapılması gerektiğini ileri sürerek, davalı kurumun özel şirket statüsünde olduğu önceki müvekkili firmanın ticari faaliyetine devam edebilmesi için ve bugüne kadar dava konusu borç ile ilgili 41.187,62-TL ödeme yapılmış olması nedeniyle öncelikle teminatsız olarak veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında dava konusu faturalara dayalı olarak yapılacak elektriğin kesme işleminin dava sonucuna kadar durdurulmasına ve müvekkilinin abone olma talebinin karşılanması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, mahkemece yapılacak tahkikat sonucunda gerçek tüketim bedelinin kesin olarak tespiti halinde taleplerini artırmak koşulu ile 9.991,95-TL dışında kalan 66.699,95-TL oranında borçlu olmadığının tespiti ile bugüne kadar enerji kesilme tehdidi altında 20.000,00-TL ödeme yapmış olduğunu iddia etmesi nedeniyle fazla yapılan ödeme nedeniyle 10.008,05-TL’nin davalı şirketten dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte istirdatına, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin …. Mah. … Cad. No:…. su kuyusu adresinde tesisat adresinde bulunan …. abone numaralı borçlu davacı hakkında kaçak elektrik tüketimi sebebiyle oluşturulan kaçak tutanağı gereği İstanbul …İcra Müdürlüğünün …. Esas sayılı icra takibini başlattığını, icra takibinin kesinleştiğini, davacının kötü niyetli olarak tedbir talepli menfi tespit davası açtığını, takibin yapıldığı yerin İstanbul …İcra Müdürlüğü olduğunu, bu nedenle davaya bakmada İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle mahkememizin yetkisine itiraz ettiğini ileri sürerek, yetki itirazlarının değerlendirilerek İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesine, davacının iddialarının dayanaksız olduğunu, bu nedenle davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
…. A.Ş’ye, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan yazılara cevap geldiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik tahakkukundan kaynaklı borçlu olmadığının tespiti için açılan menfi tespit davasıdır.
TTK’nun 4.maddesinde ticari davalar tanımlanmakla; bu açıdan anılan maddenin 1.fıkrasında “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu kanunda sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür.
6102 sayılı TTK 16/1.maddesinde; “Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar.” düzenlemesi mevcuttur.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda bakıldığında ise; görev yönünden yapılan re’sen inceleme ile, davanın taraflar arasındaki kafe olan iş yerinde elektrik kullanımına yönelik ticari gruba dahil abonelik sözleşmesinden kaynaklandığı, tarafların tacir olup ihtilafın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olduğu anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda, taraflar arasında görevlen davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır.
Yetki hususu mahkemelerce ön inceleme aşamasında değerlendirilir. Davalı vekilince cevap dilekçesinde usulüne uygun yetki itirazında bulunmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 17.maddesine göre “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır” hükmüne göre sözleşmedeki yetki şartına atfen süresinde yapılan yetki itirazı sonucu, aksi de kararlaştırılmadığından artık sözleşmedeki yetkili yer mahkemesinin yetkisi kesin yetki haline dönüşür.
Taralar arasındaki abonelik sözleşmesinin 13.maddesine göre uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkemeleri yetkili olduğu belirlenmiş olup HMK 17.madde gereği tarafların tacir olduğu da gözetilerek davanın belirlenen yer mahkemesinde açılması gerekir. Davalı vekili faaliyet gösterdiği iş yeri adresinin Kağıthane/İstanbul olduğunu bu nedenle İstanbul Çağlayan Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüş olup süresinde yetkisizlik itirazında bulunulmuştur.
Dolayısıyla taraflar arasındaki perakende satış sözleşmesinin 13.maddesindeki yetki şartı HMK 17.madde ile birlikte değerlendirildiğinde davalının yetkili mahkemeyi seçim hakkı çerçevesinde bu davada yetkili mahkeme İstanbul mahkemeleridir. Bu nedenlerle mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNİNE,
HMK 20. Madde gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren taraflardan birinin mahkememize müracaatı ve talebi halinde dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
Aksi takdirde dosyanın yeniden ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
Tebir talebine ilişkin değerlendirmenin yetkili mahkemece yapılmasına,
2-Yargılama gideri vekalet ücreti harç ve avansların nihai kararla birlikte ele alınmasına dair
5235 sayılı Kanunun geçici 2’nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri’nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete’de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360’ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 17/10/2018

KATİP …
¸e-imza

HAKİM … ¸e-imza