Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/184
KARAR NO : 2019/924
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 15/03/2019
KARAR TARİHİ : 18/09/2019
KARARIN YAZILDIĞI
TARİH : 19/09/2019
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesi ile….ve Tic Ltd Şti’nin 14/01/2016 tarihinde Bakırköy …..İş Mahkemesinin ….. esas sayılı dosyasının ve Bakırköy ……İcra Müdürlüğü’nün …….esas sayılı dosyasının hukuka aykırı şekilde taraf ehliyeti olmaksızın kesinleştirildiğini belirterek davanın kabulü ile …… ve Tic Ltd Şti’nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ; Davalı … Müdürlüğü vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.
CEVAP ; Davalı … vekili cevap dilekçesi ile davanın öncelikle zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, esası bakımından da dayanaksız davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davalılar … ve …’a karşı açılan dava bu dosyadan tefrik edilerek mahkememizin …… E sayılı dosyasına kaydedildiği, anılan davalılar hakkında açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bakırköy…..İş Mahkemesi’nin …… Esas, ……. karar sayılı dosyasının tetkikinden, davacılar … ve ….şirketi tarafından davalılar … aleyhine açılan davada verilen kararın Yargıtay …..Hukuk Dairesinin 03/12/2018 tarih, …. Esas, …… karar sayılı ilamı ile kesinleştiği görülmüştür.
Bakırköy …..İcra Hukuk Mahkemesi’nin …… Esas, …… karar sayılı dosyasının tetkikinden, … ve ….şirketi tarafından davalılar … aleyhine Bakırköy ……İcra Müdürlüğü’nün……. esas sayılı icra takibinin dosya borçlusu ….şirketinin tasfiye ile tüzel kişiliğinin sona erdiği ve tüzel kişiliği olmayan şirkete karşı takibin devamının mümkün olmadığından bahisle takibin iptali istemiyle dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, davalı … tarafından istinaf harcı yatırılmadığından istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK’nun Geçici 7. maddesi uyarınca, sicilden terkin edilen şirketin aynı maddenin 15. bendine göre ihyası mümkündür; bu bentte, “… Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir…” düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nun 547. maddesinde “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebiler” düzenlemesine yer verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 114/1-h.maddesi gereğince davacının dava açmakta hukuki yararı bulunması gerektiği belirtilmiştir.
Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.
Davacı tarafça sicilden terkin edilen şirketin ihyası istemiyle işbu dava açılmış ise de,Bakırköy ……İcra Hukuk Mahkemesi’nin ……. Esas, …… karar sayılı dosyasının tetkikinden, … ve ….şirketi tarafından davalılar … aleyhine Bakırköy ……İcra Müdürlüğü’nün…….esas sayılı icra takibinin dosya borçlusu ….şirketinin tasfiye ile tüzel kişiliğinin sona erdiği ve tüzel kişiliği olmayan şirkete karşı takibin devamının mümkün olmadığından bahisle takibin iptali istemiyle dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, davalı … tarafından istinaf harcı yatırılmadığından istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, davacı şirket tarafından ihyası istenen sicilden terkin edilen şirket aleyhine derdest olan herhangi bir dava bulunmadığı, her dava gibi ihya isteminde de davacı şirketin davayı açmakta hukuki yararı bulunmasının gerektiği, ihya isteminde hukuki yarar bulunmadığı gibi, şirketin ihyasını davacının ihya kararından sonraki iradesine tabi tutmak da TTK’daki ihyanın amacına aykırıdır. Bu hale göre davacının ihyasını istediği sicilden terkin edilen şirket aleyhine derdest herhangi bir dava bulunmadığından açılan davada hukuki yarar bulunmaması (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi,…..Hukuk Dairesi’nin, 29/01/2015 tarih,…. Esas, … karar sayılı ilamı) nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. ¸ ¸ ¸ ¸
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Açılan davanın hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT’ne göre takdir olunan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı …’ün yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı 18/09/2019
Başkan …
E-imzalı
Üye …
E-imzalı
Üye …
E-imzalı
Katip …
E-imzalı