Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/195 Esas
KARAR NO : 2019/1175
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 19/03/2019
KARAR TARİHİ : 04/11/2019
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; öncelikle davalı tarafın icra takibine itiraz dilekçesindeki yetki itirazının yersiz olduğunu ve reddinin gerektiğini, müvekkili şirket’in davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu dava dilekçesine konu 3 adet fatura bedellerinin ödenmediğini, bunun üzerine Bakırköy ….. icra müdürlüğü’nün …… esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın kendisine gönderilen ödeme emrinde belirtilen yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ederek borcu olmadığındanı bahisle icra takibini durdurduğunu, icra takibinden sonra arabuluculuk görüşmeleri esnasında 1.500,00 TL’lik bedel yatırıldığını, ancak bu ödemenin icra takibi açılış tarihi olan 25/01/2019 tarihinden sonra yapıldığı için yatırılan bu bedelin tahsil aşamasında dikkate alınması gerektiğini, geri kalan ödemelerin yapılmadığını beyan ederek, takibe konu 1.500,00 TL tutarındaki asıl alacakla ilgil yetkiye, borca,faiz ve ferilerine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, takip sonrası asıl alacağa avans faizi uygulanması ile alacağın tahsiline, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle icra dosyasının yetkisiz yerde açıldığını, yetkili mahkemenin borçlu şirketin faaliyet adresi olan Antalya olduğunu, davacının dilekçesinde takibe konu alacağın ödendiğini kabul ettiğini, söz konusu ödemenin icra dosyasına mahsuben değil borca karşılık ödenmiş olduğunu, ödeme anında karşı yanın itiraz edilerek durmuş olması nedeniyle geçerli bir icra dosyası bulunmadığını, icra dosyası ve bu davaya konu alacağın ödenmiş olması nedeniyle iş bu davanın konusuz kaldığını, davacının asıl alacağın ödenmiş olmasın rağmen tüm icra dosyası için itirazın iptalini istediğini ve bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ….. İcra Müdürlüğü’nün ….. Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya Mahkememize fiziki olarak gönderilmiş olup; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 1.500,00 TL asıl alacak, 88,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.588,36 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılığı, davalı takip borçlusu vekili tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu anlaşıldı.
TÜm dosya kapsamında yapılan incelemede, davacının dava dilekçesinde beyan ettiği gibi ara buluculuk görüşmeleri esnasında asıl alacak yönünden takipteki tutarın yatırıldığı, Asıl alacağa ilişkin dava tarihinden önce tam ödeme yapıldığı, feriler yönünden davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2007/4505 E ve 2007/10169 K. Numaralı kararında; “… Ancak, henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı devrede borçlu itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödeyebilir ve bunu engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Borçlu itirazın iptali davası açılmamış iken itirazına konu borcu kısmen veya tamamen öderse ödeme tutarında alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacağı ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı olamayacağı açık olduğu gibi, icra inkar tazminatı niteliği gereği itirazın iptali davası sonucunda davanın kısmen veya tamamen kabulüne karar verilmesi koşuluna bağlı olarak hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat olup, takibe konu borcun dava tarihinden önce ödenmesi halinde alacaklının ödenen kısım yönünden dava açmakta hukuki yararı olmayacağından ödenen tutar gözönüne alınmadan, borca itirazın tümüyle iptali istemiyle açılan dava, ödenen kısım yönünden reddedileceğinden, bu kısım için de alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilemeyecektir. Somut olayda takipten sonra, davadan önce yapılan ödemeler tutarında alacaklının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, bu suretle de icra inkar tazminatına davanın kabul edilen tutarı üzerinden hükmedilebileceği dikkate alınmadan yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru değildir..” denilmiştir. Borçlunun itirazının icra takibini durdurduğu ve bu yüzden alacaklının alacağını geç almasına neden olduğu düşünüldüğünde;borcun tamamının ödenmesine kadarki zaman için, alacaklının doğmuş olan zararının kısmen de olsa karşılanması gerektiği düşüncesi akla gelse de bunun hesabındaki zorluk ve hatta imkansızlık nedeniyle inkar tazminatına bu zarar sebebiyle hükmedilmeyecektir. Davacının açıklanan gerekçeler dikkate alınarak, davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığı anlaşılmakla hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın reddine, takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin ise temerrüt durumu söz konusu olmadığı için yerinde olmadığı, asıl alacağa ilişkin tam ödeme yapılmış olup davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Açılan davanın asıl alacağa ilişkin dava tarihinden önce tam ödeme yapıldığı, davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığı anlaşılmakla hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın REDDİNE, ayrıca takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin temerrüt durumunun yerinde olmadığı anlaşılmakla talebin REDDİNE,
2- İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer OLMADIĞINA,
4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 1.500,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 35 sayılı Kanunun geçici 2’inci maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri’nin kurulmasına ve 20/07/2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve …sayılı Resmi Gazete’de ilan edildiği anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360’ıncı madde hükümleri uyarınca, karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veye istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2019
Katip …
¸
Hakim …
¸